Obezitenin en büyük sebebi ekmek!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Obezitenin en büyük sebebi ekmek!
29.11.2017 11:19:30

 

Obezitenin en büyük sebebi ekmek!

Diriliş Postası Yazarı Bayçelebi, İrfan Meclisi’nde konuştu

Samsun İrfan Meclisi Sohbetleri İlkadım Gençlik Merkezi’nde devam ediyor.

İrfan Meclisi Sohbetlerinin bu haftaki konuşmacısı Diriliş Postası Yazarı Uzman Doktor Saadettin Bayçelebi, sağlıklı hayat için nelerin ihtiyaç olduğu konusunu gönderme getirdi.

Sağlık bir hayat için, İyi bir sosyal çevreye, Psikolojik sorunlar barındırmayan iyi bir ruh haline, ne tükettiğimizi bilecek bir bilince, Spor ve egzersiz yapmaya, sigara ve kötü alışkanlıklardan uzak durmaya ve bütün bu bilgileri hayata geçirebilecek güçlü bir eylem sürecine ihtiyacımızı olduğunu belirterek sözlerine Başlayan Uzman Doktor Saadettin Bayçelebi, sağlık beslenmek için az yemek yemenin önemine temas ederken, “Mide kendisine gelen gıdaları 4-6 saatte sindirir. 200-250 gramlık bir gıda için geçerlidir. Bunun iki katını yemek hem hazmı hem de süreyi uzatır. Hastalıklara zemin hazırlar” diye belirtti.

Besinlerin iyi çiğnenmesi gerektiğine de dikkat çeken Bayçelebi, “sindirim ağızda tükürük bezlerinin salgıladığı salgılarla başlar. Gıdaları ağızda ne kadar iyi çiğnenirse, beyin aldığı uyarılarla mide ve bağırsakları hazır hale getirir” dedi.

Bayçelebi konuşmasına, “Et, yumurta ve peynir gibi proteinli yiyecekler midede hazmı uzun süren besinlerdir. Tatlılar ve meyveler midede fazla kalmadan bağırsağa geçer.  İçilen su midede vücut ısısına ulaştıktan sonra bağırsağa geçer. Bu yüzden suyu yemeklerden önce meyve veya tatlıyı da önce tüketmeli; sonra salata ve yemek yenmelidir. İki çeşit yemek yeniyorsa hafif ve sulu olanı önce ağır ve kuru olanı sonra yenmelidir. Yemekten sonra yenen meyve ve tatlı hazmını tamamlamadığı için bağırsağa geçemez, midede çürüme durumuyla karşı karşıya kalır” diye devam etti.

ÜÇ BEYAZI BIRAKIN

Sağlık beslenmek için un, şeker ve tuz kullanımına son vermek gerektiğine de dikkat çeken Uzman Doktor Bayçelebi şöyle devam etti;

“Önemli Son zamanlarda yeni bir bilgi olmasa da yeniden piyasada konuşulmaya ve dillendirilmeye çalışılan “siyez buğdayı”, “kamut buğdayı”, “genetiği değiştirilmemiş buğday” kavramları var. Umarım doğrudur. Belki de dedelerimizin, nenelerimizin yastık altında ne olur ne olmaz diye sakladıkları tohumlar artık gün yüzüne çıkmak için ortam bulmuştur. Eğer doğru ise bu tohumların hızla çoğaltılıp, yaygınlaştırılmaları ve ucuzlatılmaları lazım. Yeniden küllerinden doğmaları lazım. Bunun insanlık adına yapılması lazım. En azından üzerinde çalışılmaya değer bir konu. Yarım yüzyılı aşkın bir süredir ülkemizde ve tüm dünyada hortlayan diyabetten tutunda barsak intoleransına kadar varan ve bunların tetiklediği birçok hastalık azalır belki. Bir doktor için güzel bir hayal!”

OBEZİTENİN EN BÜYÜK SEBEBİ EKMEK!

Obezitenin en büyük dostunun ekmek olduğunu söyleyen Diriliş Postası Yazarı Saadettin Bayçelebi, “GDO’lu gıdalar hayatımıza girdi. Artan tüketim ihtiyacını karşılayabilmek adına, üreticiler tarımda ve hayvancılıkta verimliliği arttıracak yollar aradı. Bizim bedenimiz aç kalıp, karnımız doydukça onların cebi doldu, ama gözleri doymadı. Hatta iş o dereceye geldi ki balıketinde insan geni bulundu iddiaları bile çıktı. Allah bizleri korusun. Gözümüzü açsın. Aklı, damağına ve midesine hakim olan insanlardan eylesin. Yoksa biz, çok daha mide belasına doktor doktor gezeriz” diye konuştu.

“Her hâlükârda hiçbir şeyin fazla tüketilmemesi gerekir. “iki kişilik yemeği olan üçüncüyü de davet etsin” diyen bir peygamberin ümmeti olanlar yemeleri gereken yemek miktarını buradan çıkarabilirler aslında. Yeter ki önce yaptığımız yanlışı fark edelim, düzeltmek fark etmekten daha kolay olacaktır.

Dünya sağlık örgütünün vücut kitle indeksimizi 18,5 ile 24,9 arası normal olarak tanımladığını önceki haftalarda ifade ettim. Yine, Sağlık Bakanlığımızın 2012 yılında 15 yaş üzeri bireylerde yapmış olduğu çalışma beden kitle indeksimizin milletçe ortalama 26,8 olduğunu gösteriyor. Bu oran iyi gibi görünse de fazla kilolu ve şişman yüzdeliği 56’dır. Bu yüzde 56’lık nüfusun oluşan beden kitle indeksini normal olan yüzde 44’lük nüfusa dağıttığımızda onları bile fazla kilolu göstermeye yetecek nitelikte. İşin gerçeği, dünyayı yönetebilecek bir varlığın kendini yönetememesini hayal dahi edemiyorum.

BOY KİLO İNDEKSİ

Ülkemizde ortalama boy uzunluğu 166 cm’dir. Ee ne var bunda demeyin. Çok şey var! Sıkı durun, fazlalıklarımızı söylüyorum. Bu boy ortalamasına göre Boy Kilo İndeksimizi hesapladığımızda bunun her bireye yansıyan kısmı tam tamına 5 kg olur. Yani kişi başı düşen 5 kg fazla yağ dokumuz var. Her 1 kg yağ dokusunun oluşumu için gereken kalori miktarı ise korkunç bir rakam! 7000 kalori. Hayır, yanlış okumadınız, tam 7000 kalori. İşte israfın boyutu. Yani kaç kilo fazlamız varsa bunu 7000 ile çarpın ve israfın miktarını görün. Bir de bu kiloları muhafaza etmek için tükettiğimiz kalorileri de eklersek vay halimize Türkiye’m! Oysa hareketli, sağlıklı bir insanın cinsiyete ve kiloya göre değişmekle birlikte yaklaşık günlük 2000-2500 kalori tüketmesi fazla kilo kaybetmeden hayatını devam ettirmesine yeter. Bir ekmeğin yaklaşık 9001000 kalori olduğunu söylersek varın gerisini düşünün. Gün içinde yediğimiz diğer gıdalarla beraber oldukça yüklü bir yekûn tutar. Yani bir ekmek hesabı yapacak olursak her gün en az bir ekmeği fazladan tüketiyoruz. Ülkemizde 15 yaş üstü nüfus yaklaşık 56 milyon ise ve bu nüfusunda yüzde 56’sı kilolu ise, küçük bir hesapla, 31 milyon x 1 TL (en basit ve en ucuz hesapla) ile 31 milyon TL x 365 gün = 11 milyar gibi korkunç büyük bir rakam ortaya çıkar bir yılda. Bu para ile bu ülkeye neler yapılabileceğini sizlerin hayal gücüne bırakıyorum.

 

 

 

 

Samsun İrfan Meclisi Sohbetleri Saadettin Bayçelebi Diriliş Postası Obezite
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert