OMÜ Türk Diline ve Kimliğine Sahip Çıkıyor
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
OMÜ Türk Diline ve Kimliğine Sahip Çıkıyor
01.12.2017 09:54:48

 

OMÜ Türk Diline ve Kimliğine Sahip Çıkıyor

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilen, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Dil Kurumu ile Uluslararası Kültür Dil ve Edebiyat Derneği iş birliğinde düzenlenen “Dilimiz Kimliğimizdir” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı.

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mahir Kalfa’nın konuşmacı olarak katıldığı konferans, OMÜ Uzaktan Eğitim Merkezi (UZEM) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilirken Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Ali Cengiz, Samsun İl Turizm ve Kültür Müdür Vekili Ömer Pamuk, Türk Dil Kurumu uzmanları, UKDE temsilcileri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci konferansın katılımcıları arasında yer aldı.

RENKLİ SÖZCÜKLERLE ETİMOLOJİK TAHLİLLER

Açılış konuşmalarının ardından konuşmasına başlayan Doç. Dr. Mahir Kalfa genel olarak seçmiş olduğu sözcükler üzerinden etimolojik analizler yapıp kelimelerin anlam ve kökenlerini dinleyicilerin dikkatine sunarken Türk dili sahasında çalışanların etimoloji alanında söz sahibi olabilmeleri için farklı dillere hâkim olmaları gerektiğini vurguladı. Bu alanın riskli alanlardan biri olduğunu belirten Doç. Dr. Kalfa “Eğer bu dillere vâkıf değilseniz her an sizi yakalayabilirler. Bundan ötürü etimoloji bizim sahanın riskli alanlarından biridir yani bu alanda fikir beyan ederken ihtiyatlı olmak gerekiyor.” dedi.

Türkçeye etimolojik anlamda katkıda bulunup hizmet etmiş yerli ve yabancı Türkologların eserlerinden örnekler veren Doç. Dr. Mahir Kalfa zaman zaman vahşi etimolojierle karşılaşıldığına işaret ederek devamında “Nedir vahşi etimoloji? Örneğin Amazon Irmağı’nın ‘amma uzun’dan geldiği iddia etmek gibi. Biz buna vahşi etimoloji diyoruz. Dolayısıyla bu konuda araştırma yapmak çok ciddi çaba ve emek istiyor. Eğer bu disiplini ve çabayı gösteremezseniz aramızdaki radarlar her an sizi yakalayabilir.” sözlerine yer verdi.

FİİLLERİ SAĞLAM OLDUĞU SÜRECE TÜRKÇEYE HİÇBİR ŞEY OLMAZ

Türkçede dönem dönem geçici ve moda olmuş kelime ve ibarelerin farklı mecralarda kullanıldığını hatırlatan Doç. Dr. Kalfa, Türkçenin çok güçlü bir dil olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “İşte televizyonlardaki dizilerin etkisiyle bazı sözler ve söz kalıpları dilimize giriyor. Avrupa Yakası diye bir dizi vardı. Orada bir hanım kız ‘oha filan oldum yani’ derdi sürekli. Ama bugün aynı ifadeyi kullansanız size gülerler. Onun için bunlar dilde, gelip geçicidir, modadır. Türkçeye bir şey olmaz, dünyadaki en güçlü dillerden biridir Türkçe. Bir kere fiilleri sağlamdır Türkçenin. Diğer sözcükleri zaman zaman gidiyor gibi gözükse de bir dilin fiilleri, eylemleri sağlam kaldığı sürece hiçbir şey olmaz, bundan korkunuz olmasın.”

ANNE-BABALAR ÇOCUKLARINA İSİM VERİRKEN ÇOK DİKKAT ETMELİLER

Anne-babaların çocuklarına isim verirken dikkatli olması gerektiğine de işaret eden Doç. Dr. Kalfa, bazı özel adlar üzerinden bu durumu şu sözlerle anlattı: “Mesela ‘Gülden’ çiçeklik, vazo anlamına geliyor. Anne-baba çocuğuna bu adı veriyor. Yine ‘Zeyn’ süs anlamına geliyor. Zeynel Abidin; Abidin’in süsü demek. Bu ismi yarıdan kesmişiz, Zeynel kısmını bırakmışız. Yani bu isim ‘Alinin’ gibi bir anlama tekabül ediyor. Adın ne? Alinin, Mehmedin. Böyle yarım bir isim olamaz. Dolayısıyla çocuklarımıza ad verirken çok dikkat etmek gerekiyor. Aynı şekilde geleceğini ipotek altına alan isimler de koymamak lazım. Belki o düşüncede olmayacak o çocuk. Ne yapacaksınız? Geleceğin anne-babalarına buradan seslenmek isterim. ‘Aleyna’ diye bir isim konur mu çocuğa, ‘onun üzerine’ gibi bir anlamı olan. Kısacası bilmeden isimler koymamak gerekiyor.”

 

Türkçe Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert