Oturan Boğa'nın hazin hikayesi, Kabilemin hatırlayacağı son esir ben olmak istiyorum!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Oturan Boğa'nın hazin hikayesi, Kabilemin hatırlayacağı son esir ben olmak istiyorum!
20.11.2019 11:33:43

 

Oturan Boğa'nın hazin hikayesi, Kabilemin hatırlayacağı son esir ben olmak istiyorum!

"Beyaz adam, çit yaparak komşusunu kendinden uzaklaştırıyor; toprağı binalarla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyor."

 “...sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama fakirlerin bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiriyorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor...”

KORKUSUZ REİS

Tatanka Iyotake, nam-ı diğer Oturan Boğa, 1831’de Güney Dakota’da doğdu. Lakabı “Ağır” anlamına gelen Hunkesi’ydi çünkü hayatında telaşa yer yoktu; işlerini dikkatle yapardı. Düşman kabileler ve istilacı beyazlarla savaşan Siyu kabilesine mensuptu. 14 yaşında ilk kez savaşa katıldı ve çok geçmeden savaştaki korkusuzluğuyla nam saldı. Cömertliği ve bilgeliği, tüm kabilenin hayranlığını kazandı.

ABD’YLE BARIŞ ANLAŞMASI YAPTI

Oturan Boğa, Siyuların avlandıkları toprakları genişletse de Birleşik Devletler ordusu sürekli olarak topraklarını istila ederek yerlilerin ekonomisine darbe vurdu. 1863-1868 yılları arasında bu savaşlar durmak bilmedi. 1867’de Oturan Boğa, Siyu halkının ilk reisi oldu. Kısa bir süre sonra Oturan Boğa barış konferansına katılmayı ya da anlaşmayı imzalamayı reddetmiş olsa da, ABD hükümetiyle barış yapıldı.

Fort Laramie anlaşması Siyah Tepeler’in sonsuza dek Siyu hakimiyetinde kalacağını garanti ediyordu. Ancak 1870’lerin ortalarında altın keşfedildi ve maden arayıcıları buraya akın etti. 1875’te Siyah Tepeler’de binlerce maden arayıcısı kamp yapıyordu. Kızılderililerin koruma altına alınmış alanlara yerleşmeleri emredildi. Bunun için son tarih 31 Ocak 1876’ydı ve emre uymayanlara düşman gözüyle bakılacaktı. Siyu kabilesi bu emri dikkate almadı ve martta General George Crook, yerlilere saldırmak üzere kamp kurdu.

SAVAŞ YENİ BAŞLAMIŞTI OTURAN BOĞA VE SİYULAR

Oturan Boğa orduyla tek başlarına başa çıkamayacaklarını ve diğer kabilelerle güç birliği yapmaları gerektiğini farkına vardılar. 17 Haziran’daki Rosebud Savaşı’nda ABD birliklerini geri çekilmek zorunda bırakıp Little Bighorn’da kamp kurdular.

Savaştan sonra Oturan Boğa, Güneş Dansı diye adlandırılan önemli bir dini tören gerçekleştirdi. Oturan Boğa trans halindeyken gökten asker yağdığını gördüğünü söyledi. 25 Haziran’da, Tuğgeneral George Armstrong Custer askerleriyle Big Horn Nehri boyunca ilerlerken Oturan Boğa’nın öngörüsü gerçek oldu. Günün sonunda, Custer ve 200’den fazla askeri hayatını kaybetti.

“BÜTÜN BİZONLARI KAÇIRIYORSUNUZ!”

Oturan Boğa bu savaşı kazandığı için Birleşik Devletler hükümetinin onu rahat bırakacağını düşünüyordu ancak savaş daha yeni başlamıştı. Süregelen çatışmalarda takipçilerinin birçoğu teslim oldu ancak Oturan Boğa pes etmedi. Peşindeki askerler bir not buldular. Notta şunlar yazılıydı: “Bütün bizonları kaçırıyorsunuz. Burada avlanmak istiyorum. Buradan geri dönün yoksa sizinle tekrar savaşırım.”

1877’de, Oturan Boğa ve takipçileri Kanada’ya kaçtılar. Ancak dört yıl içinde, kıtlık yüzünden teslim olmak zorunda kaldılar. Oturan Boğa iki yıl hapis yattı, daha sonra Kuzey Dakota’ya gönderildi. 1885’te, Buffalo Bill’in Vahşi Batı Gösterisi’ne katılıp Birleşik Devletler ve Kanada’yı dolaştı. Bazıları, onu bölgeden uzak tutmak için gösteriye katılmasına izin verildiğine inanır. 1889’da bölgesine döndüğünde, yerlilerin birçoğu “Hayalet Dansı”nı benimsemişti.

HAYALET DANSI

Kuralları kuşaklar boyunca gizlilik içinde yayılan ve uygulanan Hayalet Dansı’nın sözleri şöyle:

Kartal mesajı getirdi

Güneşin çocuklarına

Bufalonun dönüşü için,

Ve güzel günler yakında

Sen bedenimi öldürebilirsin

Ruhuma lanet okuyabilirsin

Senin tanrına inanmadığım için

Dualarım karşısında durma şansın yok

Sevgime karşı durma şansın yok

Onlar yasakladılar Hayalet Dansı’nı

Fakat biz tekrar yaşayacağız

Kız kardeşim yukarıda

Kızıla boyanmış o yaralı dizde

Öldürüldü, bir azize o şimdi

Büyük davulun var senin mesafeler ötesinden

Gökyüzünde siyah kuş

Duyduğun bu ses ve müzik bufalonun ağlamasıdır

Çılgın At gizemliydi

Kendinden geçmenin en iyisini bilirdi

Ve Oturan Boğa büyük havariydi

Hayalet Dansı’na gelin Comanchee’ler

Gelin Karaayaklar

Gelin Shoshone’ler

Gelin Cheyenne’ler

Biz tekrar yaşayacağız

Gelin Arapaho’lar

Gelin Cherokee’ler

Gelin Paiute’ler

Gelin Sioux’lar

Tekrar yaşayacağız

Bir ayin, dans gösterisiyle simgelenen; dirilişin habercisi; beyazların zulmünden kurtulup, anayurtlarına kavuşmayı vaadeden ‘Hayalet Dansı’ tüm kabilelere yayılınca, Hükümet silahlı güçlerle eylemi püskürtme kararı aldı; Hayalet Dansı’nı yasakladı.

YERLİ BİR POLİS ÖLDÜRDÜ

Siyu şefi Oturan Boğa da, bu yasağa uymadığı için 15 Aralık 1890’da yerli bir polis tarafından öldürüldü.

Umut dolu bir savaşçıydı Oturan Boğa da, aynen siyahların kahramanı Martin Luther King gibi umut dolu bir adamdı. Yaşamının amacı kabileleri birleştirip topraklarının geri kalanını çocuklarına kutsal bir miras olarak bırakabilmekti.

Oturan Boğa'nın toprakları

Bu isteği, topraklarını istila etmek isteyen “soluk benizlilerin” çıkarlarıyla çakışınca onu susturmaları gerekti.

Fort Yates’teki cenazesinde ne bir şarkı söylendi ne de bir ağıt okundu. Bu onurlu tarihi karaktere yakışmayacak şekilde gömüldü. Mezarının 1953’te Güney Dakota’ya taşındığı söylenir. Ancak bu da tarihin tartışmalı sayfalarından biridir. Kimileri kalıntılarının taşınmadığını, kimileri ise sadece bir kısmının getirildiğini iddia eder. Oturan Boğa halkına esin kaynağı olan bir lider ve korkusuz bir savaşçı olarak değil, şefkatli bir baba, yetenekli bir şarkıcı, derin dini inancı sayesinde kehanetle ilgili öngörüye sahip biri olarak da akıllarda kaldı.

OTURAN BOĞA’NIN TÜRKÜSÜ

Bir zamanlar bir savaşçıydım ben de / Oysa şimdi / Her şey bitti / Zor zamanlar yaşıyorum bugünlerde.

Oturan Boğa kızılderililer Sitting Bull
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert