Padişahın Rüyası
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Padişahın Rüyası
27.07.2018 08:38:38

 

Padişahın Rüyası

Bir padişahın yiğit bir oğlu vardı. İçi dışı güzelliklerle bezenmişti. Pek güçlü ve cesurdu. Bu çocuk, aynı zamanda çok da iyi huyluydu.

Padişah, bir gece rüyasında çocuğunun ansızın öldüğünü gördü. O gece öyle dertlendi, öyle dertlendi ki âh etmeye bile hâli kalmadı. Bu sıkıntıyla uykusundan uyandı.

Bütün bunların bir rüya olduğunu anlayınca da öyle sevindi ki ömrünce o kadar sevinç görmemişti.

Ne var ki padişah, günlerce bu rüyanın etkisinde kaldı. Ne yaptıysa rüyanın etkisinden kurtulamadı. Bunun üzerine “Oğlum bir an önce evlensin de soyu sopu çoğalsın.” diye düşünerek, oğluna bir kız almak istedi. Böylece oğluna bir şey olsa bile manası ve güzelliği, çocuklarında baki kalsın diye düşünüyordu. Etrafındakilere;

- Kendi soyumun devamı için oğluma huyu suyu güzel bir kız alacağım. Alacağım kız, kötü bir padişahın soyundan değil temiz bir kişinin soyundan gelecek, dedi.

Padişahın bu sözünden herkes haberdar oldu. Karısı;

- Evlenmede iki taraf eşit olmalı. Sense oğlumuzu bir fakirle akraba yapmaya kalkışıyorsun, dedi.

Bunun üzerine padişah;

- Temiz bir kişiye fakir demek hatadır. Çünkü onun kalbi zengindir. Bu da Allah vergisidir, dedi.

Karısı;

- Nerede onda çeyiz olarak verecek kaleler, şehirler; ortalığa saçacak inciler, paralar ki? dedi.

Padişah, bu soruya karşılık şöyle dedi:

- Yürü yahu! Şunu unutma ki, kim iyiliğin, temizliğin peşine düşerse Allah öbür dertleri ondan alır.

Nihayet padişahın dediği oldu. Oğluna yaradılışı güzel, kalbi temiz bir kız aldı. Kızın güzellikte eşi benzeri yoktu. Sabah güneşinden daha parlak bir yüzü vardı. Kızın yüzü gibi, huyu da güzeldi.

Padişahın oğluna bir ihtiyar büyücü de âşık olmuştu. Çok güçlü büyüler yapabiliyordu. Padişahın oğluna öyle bir büyü yaptı ki o yakışıklı şehzade, çirkin büyücüye âşık oluverdi. Yaşlı büyücü, şehzadede ne akıl bıraktı ne fikir.

Şehzade, tam bir yıl o büyücüye esir oldu. Bunun üzerine dünya padişaha zindan oldu. Padişah, çaresizdi. Oğlu, gittikçe büyücüye daha fazla âşık oluyordu. Padişah, kurbanlar kestirdi, sadakalar dağıttı; ama hiçbiri işe yaramadı.

Padişah, baktı ki yapacak bir şey yok. Başladı Allah’a yalvarıp yakarmaya:

-Ya Rabbî! Senden başka kimsenin dediği olmaz. Ne olur oğlumu bu durumdan kurtar!

Allah, padişahın bu samimi duasını kabul etti. Padişahın böyle yalvarıp yakardığı anda yanına yaşlı bir adam çıkageldi. Bu adam, çocuğun başına gelenleri duymuştu. Padişah, bu yeni gelen adama olanları bir bir anlattı ve;

- Çocuğum elden gitti, dedi.

Yaşlı adam ise, padişaha şunları söyledi:

- Derman olarak geldim ya! Büyücülerden kimse, o kocakarıyla baş edemez. Lâkin benim bilgim ve tecrübem çoktur. Onunla başa çıkabilirim. Allah’ın izniyle onun büyüsünü kökünden yıkar, mahvederim. Çünkü bu bilgi, bana Allah tarafından verildi. Bu bilgiyi, kötü büyücülere öğrencilik yaparak öğrenmedim. Buraya onun büyüsünü bozup şehzadeyi kurtarmak için geldim.

Büyücü, seher vakti mezarlığa gitti. Duvarın kenarındaki beyaz kireçle boyanmış mezarı kazdı. Mezarda sıkı sıkı düğümlenmiş ipteki düğümleri tek tek açtı. Böylece büyü bozuldu. Büyü bozulunca şehzadenin aklı başına geldi. Koşa koşa babasının tahtına geldi.

Padişah, buna çok sevindi. Bu sevinçle şenlikler yaptırdı. Şehir halkı da çok sevinmişti. Böylece her şeyden ümidini kesmiş olan güzeller güzeli gelin de muradına erdi.

Padişah, öyle muhteşem bir düğün yaptırdı ki bir eşi daha görülmemişti. Bu arada kötü büyücü kocakarı ise kahrından öldü.

İşte ey kardeş! Bil ki o şehzade sensin. O yaşlı kocakarı da işte bu dünyadır. Bunu aklından hiç çıkarma.

Padişah rüya
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert