Samsun Maarif Hareketi Projesi Hakkında Öğretmenler Ne Düşünüyor?
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Samsun Maarif Hareketi Projesi Hakkında Öğretmenler Ne Düşünüyor?
07.03.2019 13:37:02

 

Samsun Maarif Hareketi Projesi Hakkında Öğretmenler Ne Düşünüyor?

​Türk Eğitim Sen Samsun 1 Nolu Şube'de Şube Başkanı Levent Kuruoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen maarif hareketi projesi hakkında öğretmenlerin fikirlerini aldı. İşte Maarif hareketi projesi hakkında öğretmenlerin düşünceleri…

Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen maarif hareketi projesini sendika olarak destekledik. Ama artık sonuçlarını değerlendirmek ve bundan sonraki süreçte ne yapacağımıza karar vermek lazım. Fikirlerinizi yazar mısınız? Maarif hareketi amacının dışına çıkmıştır. Yöneticilerin siyaseti haline gelmiştir. Okullarda angarya iş olarak görülmektedir. Kendini bir yerlere ispatlama derdinde olanlar etkinlik içindedir. Buna alet olmak istemiyoruz. Zaten çoğu ilde uygulanmıyor

- Maarif hareketi artık heyecanını kaybetmiş yerinde sayan ve kendini tekrar eden bir duruma düşmüştür. Ve en önemlisi öğretmenlere eziyet etme halini almıştır. Başarılı çalışmalar yapan öğretmen arkadaşlarımız iş maaşla ödüllendirilmeye gelince unutulmuş yandaşlar ön plana çıkmış hiç alakası olmayanlar ödüllendirilmiştir. Bu da motivasyonu yok etmiştir. Samsun milli eğitim projeler çöplüğü haline gelmiştir. Bırakın öğretmenler öğretmenliğini yapsın.

- Maarif hareketi bir şehrin tarihini, coğrafyasını, dokusunu, insanını keşfe çıkmış birinin şehrin her köşesinde fotoğraf çekerek anı yasayamamasıdır. bırakın öğretmenler öğrencileriyle daha fazla vakit geçirsin. Daha fazla yaşantı oluştursun

- Maarif hareketi vizyonunu, misyonunu tamamlamıştır. Amacının çok dışına çıkmıştır ve artık angaryaya, eziyete dönüşmüştür. Daha önce Adım Adım Başarı portalı vardı. Çok ciddi maliyet rakamlarına mâl olmuştu. Hatta okulları ziyarete gelen şube müdürleri müfettişler gelirse ilk bu portalı sorar mutlaka tüm öğrenci ve öğretmenlerin aktif olarak kullanması gerekiyor diye aba altından sopa gösteriyordu, sürekli öğrencilere ve öğretmenlere kullanma oranları arttırılsın diye yazılar geliyordu. Birden bire kayboldu yerine GİS geldi. Aynı uygulama bugün GİS için yapılıyor. Bugün maarif hareketi kaldırılsa yerine mutlaka başka bir şey bulurlar.

- * 29.Eylül 2016 Maarif hareketi kapsamında" Bir şehir değişir, Türkiye değişir" konulu açılış toplantısında Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ; "eğitimde kaliteyi rekabetle değil, işbirliği ile yakalamayı hedefliyoruz" demişti. Okullarımizda aksine bir yarış başladı, bahsedilen hedeften uzaklaşıldı.
*Okulumuzun vizyonunda yüksek öğretime öğrenci hazırlamak varken öğretmen ve öğrencilere angarya ölçüsünde işler yüklendi
* Okullar ve idareciler; idarecilik değerlendirme tehdidi altındaymış gibi, asıl sorumluluklarını unutup sürekli Maarif Hareketi çalışmalarını takip komisyonu başkanı misyonunu üstlendiler
* Bu hareket okullarda eğitim öğretime bir heyecan katmadı aksine var olan heyecanı yoketti
* Bu hareket gönüllülük duvarını yıkıp okullarda reklam yarışına dönüştü
* İdarecilerin kendini ispatlama, yalamalıkta öne çıkma yarışına dönüştü
* önce TKY sonra OGYE sonra bilmem ne bela
*Ve biz eğitim çalışanları bu yalamalara işbirlikçiler rolünü üstlendik

- Belki çok iyi niyetle başlatılan bir proje idi ancak gittikçe amacından uzaklaştırılıp önemini yitirdi. Ben istenilen hedeflere ulaşıldığına da inanmıyorum.

-  İlk uygulaması güzeldi ama daha sonra amacı dışına çıkıp eğitim öğretim 2.plana atıldı. Zoraki ve baskı ile puan yarışına döndü.

- Etkinlik, fotoğraf, rapor... derken ders yapamaz olduk. Bildiğiniz angarya... Eğitim öğretim II. planda artık. Meslekten soğudum.

- Öğretmenler üzerinde gereksiz baskı yaratan bir olaya döndü. Dersten çok anlamsız projelerle vakit geçiriliyor artık amacının dışına çıkıldı.

-  Iyi niyetle başlamış, oranını bilmesem de gördüğüm kadarıyla başarılı olmuş ve okulları hareketlendirmiştir. Ancak öğretmene evrak anlamında çok yük getirdiği göz ardı edilmemelidir. Tabi ki uzadığında ise amaçtan sapmalarda olabilir. O nedenle artık tamamlanması gerektiğine inanıyorum.

- Yatan, suya sabuna dokunmayan öğretmenleri hareketlendirip öğrenciler için bir şeyler yapmaya özendiren projeydi ilk başta. Fakat şuan da yine çalışanlar maarif hareketine katkıda bulunanlar zaten eskiden de çalışan öğretmenlerdi. Yatan Kişiler tekrar yatıyor. Ayrıca birçok öğretmen bu etkinliklerden dolayı derslerinin aksadıklarını dile getirmekte.

- Dediler heyecanla maarif hareketi ve projeleri yaptık. Lakin hiçbir şekilde motive edici bir karşılık alamadık. Yapılan ve ödül verilen projeleri görünce içimizdeki proje heyecanı da kalmadı. Öğrencilere bile mahcup olduk. Vaadedilen amacının çok dışında sonuç vermiştir. Öğretmeni itibarsızlaştıran ve kutuplaştıran bir sürece girmiştir.

- Maarif, askerlerin anlamsız bank nöbetine dönüştü. Kalorisi olmayan tezek misali öğretmenlerin sürekli malumata zorlanılması, istisnalar dışında eğitimin devir rölantisini düşürdüğü aşikar.

- Maalesef artık amacından saptı ve puan almak için kâğıt üzerinde yapılır oldu. Bu da bize angaryadan başka bir şey değil. Bununla ilgili fazla baskı olması çocuklara ayırmamız gereken zamanlarda sürekli bizden bir şeyler istenmesi öğretimi olumsuz etkiliyor.

- Bence projelerin içi çok boş kaldı. Projenin niteliğine kimse bakmadı. Sayı çok önemli tutuldu. Basit uygulamaları proje diye yutturmaya çalıştılar. Bizim okulda çok proje var yarışı oldu. Sonuç ortada.

- Projeler eğitime katkıdan çok birileri reklamını yapıp bir yerlere zıplama tahtası oldu gibi...

- Okullarda ki gerçekliği ölçmekten çok uzaklaştı, angarya ve gerçekçi olmayan proje çöplüğüne döndürdü olayı sahadaki idareciler. Oysa projenin başlangıcı veri toplamak idi.

- Sayın başkanım, öğretmenleri angarya işlere, bürokratik ve kâğıt islerine, şekilsel görüntülere boğmadan okulun kendi belirlediği ve topyekün 1 yıllık yapacağı hedefleri baştan koyarak önünü görerek yapmak istediklerini kendi potansiyeli ölçüsünde yapabildiği Türkiye'deki sayılı en güzel çalışmalardan biri olduğunu düşünüyorum. Maarif hareketi rekabete dayalı çalışma sistemi yerine işbirliğine dayalı çalışmayı önerdiğinden Özel okullarla devlet okullarını; devlet okulları içerisinde de birlikteliği ve paylaşımı artırıyor.

- Maarif hareketi amacını aşmıştır. Biz ilk başlarda ilimiz için hayırlı olacak düşüncesiyle destek verdik katılımı sağladık. Ama geldiğimiz süreç gösterdi ki maarif hareketi müdürlerin birbirleri ile yarıştığı sadece kâğıt üzerinde evraklardan oluşan anlamsız projeler dizisi haline döndü. Başarılı çalışmalar yapan öğretmen arkadaşlarımız iş ödüllendirmeye gelince unutulmuş yandaşlara ödüller dağıtılmış üyelerimizin yaptığı çalışmalar görmezden gelinmiştir. Kaldı ki bu süreçte verilen desteğimiz görmezden gelinmiş üyelerimize her türlü sıkıntı yaşatılmıştır. Bu nedenle özümüze dönelim işimizi yapalım derslerimize girelim derim. Kimlere belge dağıtılıyorsa kimler başarılıymış gibi gösteriliyorsa maarif çalışmalarını onlar yapsın.

- Fotoğraf çekip paylaşmak işlenen dersin kalitesini ne denli arttırır, sorulması gereken soru bu. Paylaşım yapılması elbet faydalıdır, ancak hazırlanan Maarif raporlarının amacına ulaşmadığı, öğretmenlerde motivasyon arttırıcı bir etki yapmadığı kanaatindeyim. Bizim okulumuzda hazırladığımız ' Enerji Dedektifleri' projemiz ve başka bir okul tarafından hazırlanan ' Askıda Simit ' vb. projeler Atakum Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ilçedeki tüm okullarda bu yıl itibariyle uygulamaya konulmuştur, bunlar faydalı uygulamalardır paylaşılmasında yarar vardır ancak iş bu kadarla kalmamakta, göstermelik yüzlerce fotoğraf sırf artı getirsin diye paylaşılmakta ve böylelikle Maarif Hareketi amacının dışına çıkmaktadır. Mart ayından itibaren uygulamaya koyulacak
' Maarif Stüdyosu ' projesinde ise okullardan 30ar saniyelik videolar çekip digital ortamda Milli Eğitimlere teslimi istenmektedir, bu durum ise şimdiye dek fotoğraflarla başa çıkmaya çalışan eğitim çalışanlarının üzerine bir de video çekip rapor doldurup digital yüklemelerle uğraşması yükünü eklemektedir..

- Proje disiplini olmayan bir hareketti. Her etkinliği gelişi güzel içine almakla etkinliklerin etkinsizleştiği bir çalışma türüydü. Yapılacak etkinliğin harcanacak zamanı gideri emeği karşılayarak öğrencide bir davranışa-yarara dönüşmesi gerekir. Öyle ki çok düşük çalışmalara öğrencinin zamanından, dersin müfredatından büyük giderlere sebep oldu. Ulaşılacak gaye ile harcananlar arasında uçurumlar varsa iş; bizi biri projede görsün hesabıdır.
Ancak şu da gerçek. Çoğunluğun harekete geçmesi eylemsiz öğretmeni-okulu hareketlendirdi. 
Bence proje doğru ama yönünde sıkıntı var.

- Öğrencilerin sosyalleşmesi, özgüvenlerini kazanması, hayallerini gerçekleştirmeleri açısından bence de çok güzel bir çalışma. Ancak gecesini gündüze katarak farklı çalışmalar üretmiş öğretmeni takdir etmek, verilen sözde durmak öğretmenin ileriye dönük inancını ve çalışmasının sürekliliğini sağlayacaksa bu hareket devam etmeli...

- Tadında bırakılmalı diye düşünüyorum.
Evrak kalabalığına neden oldu. Bir yerden sonra angaryaya döndü.
Rekabete neden olmadığı fikrine katılmıyorum. Baya baya rekabete neden oldu. Herkes asıl işini bir kenara bırakıp projecilikle uğraşmak zorunda olduğunu hissetti. Okullar birbirleriyle, müdürler birbirleriyle yarıştı.
Her şeyin projesi mi olur? Akla gelebilecek, olur olmadık her şey proje diye yapılıyor.
Elimizde fotoğraf makinesiyle dolaşıyoruz.
Bu sistemde üç tane fotoğraf koyup iki lakırdı karalayan "proje" yapmış oluyor, "çok çalışmış" oluyor, "örnek eğitimci" oluyor. Ama bunların hemen hemen hepsinin şovmenliğe yönelik olduğunu düşünüyorum. Yani çalıştığımızı göstermek zorunda mıyız? Belki evet, ama bu her şeye "proje" diyerek ve fotoğraf çekerek mi olacak?

- Başkanım Havza da görev yaptığım okul 2 senedir birinci oluyor. Okul idaresi başta olmak üzere herkes çalışıyordu. Sonuç olarak bir çok kazanımımız da oldu. Ama işin bir de diğer tarafı var. Biz bu kadar mücadele ederek bastakilerin egolarını tatmin ve ekmeklerine yağ sürmekten başka bir şey elde edemedik. Geldiğimiz noktada gördük ki sadece bir tane plaket verdiler okula. Müdür beyin odasında duruyor. Bu yıl okulda hiçbir öğretmen arkadaşımız uğraşmak istemiyor. Ya emeğimize karşılık versinler ya da kaldırsın bizi de yükten kurtarsınlar. Çünkü bu maarif projesini büyük bir çoğunluk yük olarak görüyor artık..

- Yapılan bazı işler takdir edilmesi gereken işler. Fakat özellikle müdürlerin proje yarışı içine girmeleri aynı konu etrafında projeler üretilmesine sebep olmaya başladı. Bu durum da biz öğretmenlere olumsuz yansımaya başladı. Başında proje proje diye bekleyen bir amir, senin yapmak zorunda olduğun işler derken projeler aynılaşmaya ve kağıt üstünde kalmaya başlıyor. Okulun problemlerine yönelik projeler geliştirilmesi beklenirken olay okulun problemleriyle ilgilenmeyen ama proje yarışı içine giren idareciler doğurmaya başlıyor. Bir diğer konu da çalışmalar için harcanan emeğin bir karşılığının olmaması. Ödül dağıtımlarında yaşanılanlar zaten herkesin malumudur. Güzel başlayan bir uygulamaydı ama maalesef içi sulandırılmaya başlandı.

- Yapılan işlerin çoğu kırtasiye masrafından öteye gitmiş midir, gitmemiş midir? Eğitim öğretim adına bir gelişme olmuş mudur? Öğrencilerin akademik başarılarına ve kişilik gelişimlerine ne faydası olmuştur? Samsun'un ÖSYM başarısının geçen yıllara göre bu yıl daha iyi bir noktada olmasındaki katkısı nedir? Yoksa bu başarının nedenleri başka yerde mi aranmalıdır?

- Başkanım, yapılan proje ve etkinlikler öğretmenlerimizi asıl gayesinden saptırmadığı surece etkili bir proje olduğunu düşünüyorum. Ancak okullarımız yaptığı proje sayısına ve etkinlik sayısına göre değil, projelerinin etkili oluşuna göre değerlendirilebilir. Projeler gerçekçi anlamda proje olmalı. Bir yaraya merhem veya bir derde çare olmalı. Bu konuda biz idareciler, öğretmenlerimize ne olursa olsun proje yapın değil, etkili ve faydalı, hatta denenmemiş, gerekirse kontrolü elde tutmak kaydıyla uçuk ve sıradışı projeleri işbirliği ile yapabilmelerine imkan sağlamalıyız. Ancak bunlarla ilerleme sağlayabiliriz. Artık tekrarlanan ve içi boş projeler bir kenara bırakılmalı. Bunun tek yolunun da proje sayısına göre puanlamadan vazgeçilmesidir. Her şeye rağmen okullar arasında etkileşimi ve işbirliğini attırdığı da aşikardır. Proje devam etmeli ancak öğretmenlerimizin ilginç fikir ve projelerini hayata geçirmeleri konusunda idarecilerimizin destek olması gerekir. Birde okullarımızın yaptığı etkinlikleri arşivlemeleri ve çalışmaların somut delillendirilmesi sağlanmıştır. Kısaca bahçemize konan ve konmayan kuşların sayısını artık biliyoruz. Geriye içi boş ve taklitçi kuşları sayıdan düşmek kalıyor.

- Maarif hareketi adı altında Ankara’ya şirin gözükmeye çalışanların dışında bir anlamı kalmamıştır. Birçok öğretmende bunu artık angarya görmekte ve tekrar haline gelen tek iş 20 rapor halinde dosyalanıp sadece dostlar iş başında görsünler durumuna dönmüştür. Şimdi de eğitim saatleri sanki yeterliymiş gibi kazanım değerlendirme sınavları çıkarttılar. Öğretmen ders işlemesin de ne yaparsa yapsın oldu. 
Üniversite sınavlarında ki Samsun’un başarısızlığını bu şekilde kapatmaya çalışıyorlar.

- "Bizim için bir proje çöplüğü oluşturmak elbette istenmeyen bir durum. Önemli olan yaptığımız her işin birbirini destekleyici, birbirini bir sonraki projeye hazırlayan, hem uluslararası hem de ulusal düzeyde katkı sağlayan çalışmalar olması."
(Ziya Selçuk)
Öğrenci merkezli,
Reklam kokmayan, 
samimiyet ve emek kokan, 
asli görevlerin ihmaline sebebiyet vermeyen ve 
asli görevi proje gibi göstermeyen tüm projelere EVET...

- Yeniliklere açık bir öğretmen olmama rağmen beni mutsuzlaştıran ve mesleğimi sorgulamama sebep olan bir süreç halini almıştır. Öğretmenlik yapmayı özledim. Evrak hazırlama memuru olduk. Bu konuda en kısa zamanda bir şeyler yapılmalı.

- Proje yapılır, yaptırılmaz.
Başkan Kuruoğlu ayrıca 4 Mart 2019 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; 'Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğünde sorunu olan, hakkını arayan çalışanlara en çok kullanılan cümleler: "Mahkemeye git dönersin... Mahkemeye git iptal ettirirsin... Beğenmiyorsan mahkemeye git..." O zaman siz bırakın o makamları adalet bakanlığı bir kaç hakim atasın il milli eğitim müdürlüğünü onlar yönetsin...' dedi.

NOT: Konuya ilişkin olarak Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğünce sitemize açıklama gönderilmesi durumunda yayınlanacaktır.

Kamubiz.com 

 

Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü Maarif hareketi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER