Televizyon ve Sinemanın Toplum Üzerindeki Etkileri
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Televizyon ve Sinemanın Toplum Üzerindeki Etkileri
28.08.2017 10:44:53

 

Televizyon ve Sinemanın Toplum Üzerindeki Etkileri

Değerli dostlar bu yazımda televizyon ve sinemanın günlük yaşantımızın sıradan bir parçası olmaktan ziyade küresel dünyamızı nasıl etkilediğini ve politikaların seyrini değiştirmede nasıl etkili olduğuna değineceğim.

Günümüz küresel dünyasında toplumları birbirinden haberdar eden ve bu toplumlar arasında iletişim sağlayan en büyük kitle iletişim araçlarından biri de televizyondur.  1873 yılında bir keşif sonucuyla dünyamıza giren ve şu an her evde nerdeyse bulunması zorunlu hale gelen televizyon; günümüzde birçok fonksiyonla (siyaset dünyası, sinema, spor, haber, magazin vs…) karşımıza çıkmaktadır.

Televizyonun sosyo-kültürel ve siyaset üzerindeki etkisine baktığımızda; çok uzağa gitmeden hepimizin şahit olduğu 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişiminde medyanın (özellikle televizyonun) rolü neydi sorusuna cevap vererek konuya açıklık getirmek kafi olacaktır.

Hatırlayalım; diğer darbelerde olduğu gibi o gece de darbeciler TRT’yi ele geçirerek devlete el koyduğunu duyurdular. Tüm halk ülkede darbenin gerçekleştiğini şaşkınlıkla TV’den öğrenmiş oldu. Ve yine o gece Sayın Cumhurbaşkanımız CNN Türk kanalına bağlanarak halkı sokağa çağırması olası bir darbenin gerçekleşmesini engellemişti. ‘’Darbe TV’de duyuruldu ve yine TV aracılığıyla engellendi.’’ Bu bariz örnek ile TV’nin toplum üstündeki etkisi net bir şekilde görülmektedir.

Televizyon sadece siyaset değil toplumları kültürel olarak şekillenmesinde de büyük bir etkiye sahiptir. Daha önce her ülkenin hatta her bölgenin kendine has bir kültürü, yaşam tarzı, yeme ve giyim gibi farklılığı söz konusuydu. Ancak şu an neredeyse TV aracılığıyla tek tip toplum var olma aşamasındadır. Köylü-şehirli kavramı neredeyse özelliğini yitirmiş durumdadır.

Medya aracılığıyla bugün büyük bir kamuoyu oluşturabilmektedir. TV karşısında kullanılacak bir cümle ile dünya siyasetinde farklı bir gündem oluşturulabilir. Bir cümle ile 3. Dünya Savaşını çıkarmaya zemin hazırlanabildiği gibi dünya barışına da etki edilebilir.

Biraz da sinemaya değinecek olursak; sinema deyince aklıma Şener Şen, Kemal Sunal, Yılmaz Güney, Adile Naşit vb. gibi birçok karakter gelmektedir. Sinema sayesinde o günün bozulmuş toplum yapısı halka arz edildi. Artık kullanım tarihi geçmiş ağalık sistemi, fakirleri sömüren baronlar, modern kölecilik sistemine büyük bir darbe vurulmuş oldu. Sendikalaşma, işçi haklarının iyileştirilmesi vb. birçok sorun dile getirilmiştir. Sinema aracılığıyla bir nebze de olsa toplum aydınlatıldı. Ve hala etkisini sürdürmektedir.

Günümüz modern dünyasında hayatımızın her anına hükmeden ve toplumun sosyolojik dokusunu etkisi altına alan televizyon ve sinemanın maalesef iyi yönleri olduğu kadar kötü yönleri de yok değildir. Hele bu son zamanlarda panzehir gibi her evin içine serpiştirilen ‘’Evlilik programları’’ vb. birçok yarışma programıyla kutsal aile birliği parçalanmış, binlerce yıllık dini ve kültürel manevi değerlerimize büyük bir ket vurulmuş durumda. Bu konuda RTÜK ile birlikte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül Sayan Kaya hanımefendiye ciddi sorumluluklar düşmektedir.

Selam ve dua ile…

Cuma YILDIZ

sinema Televizyon
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert