Türkiye sevgisi kara propaganda dinlemiyor
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Türkiye sevgisi kara propaganda dinlemiyor
30.10.2018 09:43:32

 

Türkiye sevgisi kara propaganda dinlemiyor

Dünyanın dört bir yanından Türkiye’ye gelerek üniversite öğrenimi gören uluslararası öğrencilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Üstelik sayıları binlerle ifade edilen bu artış, uluslararası kamuoyunda Türkiye aleyhine yapılan sistematik kara propagandaya rağmen gerçekleşiyor.

Mevcut tabloya bakıldığında dünyanın 186 ülkesinden yaklaşık 140 binden fazla misafir öğrencinin çeşitli branşlarda öğrenim görmek için Türkiye’yi tercih ettiği görülüyor. Bu rakam 2004’te sadece 10 bin iken uluslararası öğrenci sahasında kendine hedef belirleyen Türkiye bu rakamı katbekat artırdı. Zira 2016’ya gelindiğinde her biri kendi ülkesinin ve yaşadığı coğrafyanın kültürel zenginliğiyle Türkiye’ye gelen misafir öğrenci sayısı 115 bine çıktı.

Bütün dünyada mazlumlara kol kanat gererek onların haklarını savunan milli bir duruş sergilemesine rağmen birileri de boş durmayarak Türkiye aleyhine kara propaganda yaptı. Her şeye rağmen Türkiye’ye olan ilgi büyük oranda artış gösterdi ve sadece son birkaç yılda 30 binden fazla öğrenci Türkiye’yi seçti.

Bu alanda kurulan 63 öğrenci derneğini tek çatı altında toplayan Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) bu süreçte Türkiye’ye okumaya gelen ve birer gönüllü elçiye dönüşen bu öğrencilerle birebir ilgilenerek onlara kol kanat gerdi.

Hâlihazırda Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlemiş olduğu 350 bin uluslararası öğrenci hedefine kararlılıkla yürüyen Türkiye’nin bu alanda attığı adımları Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) Genel Başkanı Mehmet Ali Bolat ile konuştuk.

Türkiye aleyhindeki kara propagandaya rağmen Türkiye’deki uluslararası öğrenci sayısının artışını neye bağlıyorsunuz?

Türkiye’nin yurtdışı imajı çok çok iyi durumda… Her ne kadar FETÖ ve buna benzer bazı yapılar Türkiye’yi karalamaya çalışsalar da, Türkiye yurtdışında geçmişten beri hem misafirperverliği takdir görüyor hem refah seviyesi yüksek bir ülke olarak değerlendiriliyor. Eğitim anlamında da bir cazibe merkezi konumunda. Yüzyıllar uzanan mevcut bir geçmişimiz var. Müslüman bir ülke oluşumuz, İslam coğrafyasının tamamında büyük bir etkiye sahip. Son 15 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif dış politikası sonucu, İslam dünyasına veya dünyanın başka yerlerindeki mazlum bir coğrafyalara uzanan hem siyasi irade hem yardım kuruluşları ilişkileri zirveye çıkardı. Türkiye’nin sivil ve resmi her kurumunun oralarda aktif olması Türkiye’nin dışarıdan görünen cazibesini artırıyor.

FETÖ TÜRKİYE ALEYHİNE PROPAGANDA YAPIYOR

Bir taraftan FETÖ ve benzeri şer odakları Türkiye’yi kötülerken, diğer taraftan o ülkede çalışan TİKA, İHH, büyükelçilikler, sivil veya devlet kuruluşları faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürüyor. 1983’ten itibaren Türkiye’nin devletlerarası anlaşmalarla beraber bir öğrenci gelişi var. Ülkemize 1991’den beri yoğun bir geliş söz konusu. Türkiye’nin yaklaşık 160 ayrı ülkede bugün 143 bin mezun öğrencisi var. Bu insanlar Türkiye’yi tanıtıyorlar. Örneğin Moğolistan, Nijerya -hangi ülkeyi ele alırsanız alın- Türkiye aleyhinde FETÖ propaganda yaparken ortaya atılan iftiralar Türkiye mezunlarına sorulduğunda hepsinin doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Bütün iftiralar karşısında öğrenciler Türkiye’nin çok güzel bir ülke olduğunu ve Türkiye’ye gelip eğitim alacaklarını söylüyorlar. Çünkü gördüğü ve içinde yaşadığı bunlardan oluşuyor. Bütün bunlar toplandığında Türkiye’ye öğrenci akışı artıyor.

BAŞVURU YOLLARI KOLAYLAŞTI

Tabii son 7-8 yılda artışın en önemli sebebi online başvuru sistemine geçilmesi oldu. Gerek vize gerek üniversiteye kabul işlemlerinde kayıt şartlarında gerekse de Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) kurulması cazibe haline getirdi. YTB’nin son 8 yılda Türkiye’yi tanıtan, eğitim için gelebileceklerini öğrencilere hatırlatan kampanyaları mevcut. Türkiye bursları başvuruları var. Bunların sonucunda Türkiye’ye öğrenci gelişi artarak devam ediyor. Geçen yıl 120 binlerde iken bu sene 143 bin kişiye ulaştı.

TÜRKİYE’NİN İMAJI ÇOK GÜÇLÜ

Türkiye’nin 350 bin uluslararası öğrenci sayısına ulaşma hedefi neden engellenmek isteniyor?

Antipropaganda anlamında bir engelleme mevcut. FETÖ’nün ülkelerdeki mevcut okulları, grupları, çalışmaları, bitmiş değil. Bunların sebep olduğunu engellemeler hala mevcut. “Türkiye’ye gitmeyin okumayın sıkıntı yaşarsanız” gibi telkinler yapılıyor. 15 Temmuz’dan hemen sonraki dönem bu durum daha etkiliydi. Çünkü ülkelerde insanlar neyin ne olduğunu anlamış değildi. Hâlâ bazı ülkelerde bu durum netlik kazanmadı. Ancak diğer yandan FETÖ’ye dair kafası netleşmemiş ülkeler de çok. Böyle olunca etkisi azalmakla beraber maalesef sıfırlanmış değil. Bazı ülkelerde öğrencilere yapılan bu tür antipropagandayla karşılaşıyoruz. Bir FETÖ değil, 3-5 FETÖ de olsa Türkiye’nin imajı ve yaptıklarından meydana gelen yankısı o kadar güçlü ki hiçbir şekilde engellenemez.

Dahası Türkiye’nin yurtdışında izlenen dizileri (Diriliş Ertuğrul gibi) de ilgiyi artırıyor. İnsanlar sadece siyasi irade, sadece ülkelerde bulunan STK’lar üzerinden tanıyarak Türkiye’ye gelmiyorlar. Aynı zamanda Türk dizilerini izleyerek Türkiye’ye geliyorlar. Kim bu dizileri veya bu dizilerin o ülkelerdeki yansımalarını engelleyebilir. Türk dizilerin etkileri, siyasi iradenin bu kadar güçlü oluşu, dış politikada aktiflik, dünyanın her yanındaki aktif STK’ların çalışmaları, yardım kuruluşlarının çalışmaları…

TÜRKİYE EĞİTİM AÇISINDAN KALİTESİ YÜKSEK

Dahası Türkiye eğitim açısından ortalamanın üstünde bir eğitim kalitesine sahip. Çok üst düzey bir eğitim veremese de ortalamanın üstünde bir eğitim kalitesine sahip. ABD, Kanada, İngiltere gibi iyi eğitim seviyesine sahip tercih edilen ülkelere göre daha ucuz eğitimi olan bir ülke. Burkina Fasolu bir öğrenci Fransa’da okursam şu maliyete şöyle bir eğitim alırım. Türkiye’de okursam daha düşük maliyete ona yakın ve kendi ülkemden daha iyi bir eğitim alırım. Bu, hiçbir propagandayla engellenemeyecek bir gerçek. Türkiye’nin Müslüman bir ülke oluşu ayrı bir tercih sebebi… Tesettürlü ise bu şekilde eğitim görebileceğini bilmesi, “İnançlarımı rahat ve özgürce yapabilirim. Ezanı duyup, rahatça ibadetimi yapabilirim. Helal yiyecek bulabilirim” düşüncesi onlara cazip geliyor elbette.

TÜRKİYE’Yİ İZOLE EDEMEZLER

Türk coğrafyasından gelenler için Türkçe konuşulması, Osmanlı coğrafyasından geliyorsa ortak bir tarihin olması gibi etkenler bütün bu saydıklarımızın arkasına eklenerek Türkiye’ye öğrenci gelişini pozitif yönde etkiliyor. Herhangi olumsuz propaganda olsun bizi ancak biraz olsa yavaşlatır ama önümüzü asala kesemez. Türkiye köklü ve büyük bir ülke, dünyanın her tarafında bilinen bir ülke... Bir iki grubun kara propagandası veya bir devletin yaptırımlarıyla Türkiye dünyadan izole edilebilecek bir ülke değil.

Geçmişe bakıldığında İngiltere ve benzeri Batılı ülkelerin uluslararası öğrenci kavramını sömürdüğünü görüyoruz. Türkiye’nin bu noktada ortaya koyduğu duruş, dünyada nasıl yankılanıyor?

Türkiye’nin yaptıkları diğer ülkelerin dikkatinden tabii ki kaçmıyor. Bunun en somut örneği de uluslararası öğrenci sayısının her geçen yıl artması. Sorunuza küçük bir örnek vererek cevap vereyim. Türk Havayolları her yere uçmaya çalışıyor. Niçin? Bir, Türkiye’yi o ülkelere açmak istiyor. İki, o ülkeler arası iletişim ve ulaşımı sağlamak istiyor. Fakat diğer ülke firmaları bu yönde bir gayrete sahip değiller. Daha çok o bölgenin mallarını dışarı çıkarmak için demiryolu veya başka yatırımlara yöneliyorlar. Bu işte asıl zihniyeti gösteriyor. Bizim meseleye bakışımız farklı. Biz öğrencilerimizin her birini kültürel bir zenginlik olarak görüyor ve onları olduğu gibi kabul ediyoruz.

Dünden bugüne misafir öğrenciler

“Coğrafyamız bize çok büyük sorumluluk yüklüyor. Anadolu coğrafyası geçmişten beri hem göç alan hem de ekonomik ve eğitim anlamda merkez olan bir yer. Tarihi sürecimizde de bu var. Osmanlı’nın son döneminde de ecnebi talebeler var. Onları hep kendi kültürel zenginlikleriyle kucaklamışız. Fakat İngiltere ve benzeri Batılı zihniyet bu genç beyinleri hep kendi sömürü politikalarına alet etmişti.”

Diriliş Postası

UDE Türkiye uluslararası öğrenci FETÖ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER
Advert
Advert