Yardımcı doçentlik ve akademideki haksızlıklar!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Samsun Haber – Akasyam Haber  Samsun'dan son dakika haberler – dünyanın haberi bu sitede
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Yardımcı doçentlik ve akademideki haksızlıklar!
29.07.2017 14:36:37

 

Yardımcı doçentlik ve akademideki haksızlıklar!

İslam Dünyası Yükseköğretim Alanının Oluşturulması Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, akademisyenlere ve YÖK’e çağrıda bulundu. Erdoğan, “Rektörlerimizden rica ediyorum. Yardımcı doçentliği gözden geçirin. Hocalara ihtiyacımız var. Yardımcı doçentlik ile ön kesiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz gün “İslam Dünyası Yükseköğretim Alanının Oluşturulması” toplantısında yaptığı konuşmada on binlerce akademisyeni ilgilendiren sözleri dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, YÖK’e, yardımcı doçentlik çağrısında bulundu ve “Gözden geçirin, Dünyanın kaç yerinde var?” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının ardından “yardımcı doçentlik” tartışmaları gündeme geldi. Doktora öğrencisi İkram Bağcı ve Yardımcı Doçent Dr. Selman Duran, Diriliş Postası Gazetesi’ne ‘yardımcı doçentlik’ hakkında açıklamalarda bulundu.

HAKSIZLIĞA UĞRAYAN YARDIMCI DOÇENT HOCALARIMIZ VAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yardımcı doçentlik konusunda ki görüşleri ile aynı kanaatte olduğunu ifade eden doktora öğrencisi İkram Bağcı, “Sayın Erdoğan, yardımcı doçentlik konusunda yaptığı açıklamada doçentlik mülakatlarındaki duruma dikkat çekmek istedi. Yardımcı doçentlik uygulaması AB’den tutun da ABD’ye kadar olan bir sistem. Türkiye’ye Amerika’daki akademik sistem uyarlandı. Cumhurbaşkanımızın buradaki dikkat çekmek istediği temel husus doçentlik mülakatlarındaki Türkiye’de var olan yanlışlıklar. Bir doktora öğrencisi olarak yardımcı doçentliği ara mekanizma olarak görüyorum. Fakat bir engel değildir. Çünkü bir ara unvan olsa da doktorasını tamamlayan akademisyen direk doçent unvanını alamaz. Yardımcı doçent olarak üniversitede çalışır. Cumhurbaşkanı’nın dikkat çekmek istediği yaşatılan aksamalar. Bugün doçent olmayı hak eden birçok akademisyen yardımcı doçent olarak görevine devam etmekte. Haksızlığa uğrayan akademisyenlerin birçoğu mahkemelere dava açmış bulunmakta. Doçentlik üzerinde ideolojik olayların baskın olması neticesinde şu an yardımcı doçent olup doçent olması gereken hocalarımız var.” şeklinde konuştu.

AKADEMİSYENLER SIKINTI YAŞIYOR

Sözlerine devam eden Bağcı, “Bazı akademisyenler yapmış olduğu bilimsel çalışmalara rağmen doçentliği hak etse de, maalesef yardımcı doçent olarak emekli oluyorlar. Cumhurbaşkanı’nın yardımcı doçentlik kaldırılması çıkışı tabii ki de doktoranın tamamlanmasından hemen sonra doçent olması demek değildir. Bugün ki doçentlik mülakatlarının ölçüsü, ideolojik sebepler devam ettiği takdirde yardımcı doçentliğin kaldırılması bir çözüm olmayacaktır. Bugün Türkiye’de herkes doktora bitirebilir. Doktorasını bitiren akademisyen yardımcı doçent olabilir. Fakat Doçent olmakta her akademisyen sıkıntı yaşamaktadır. Yayın kurulları, bilimsel çalışmalar, dil zorunlulukları yerine getirildiği takdirde doçent olamıyorlar.” dedi.

OBJEKTİF MÜKALATLAR GEREKLİ

Uluslararası akademide yer alan akademisyenliğin Türkiye’de farklı uygulandığını, Cumhurbaşkanı’nın tespitinin doğru olduğunu düşündüğünü aktaran Medipol Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doçent Doktor Selman Duran, “Böyle bir statü var. Yurt dışında belli bir zaman içerisinde hızlı bir şekilde terfi ettirildiği bir sistem mevcut. Bizde ise sürekli zorlaştırılan akademide belli bir kesimlerin daha rahat iş yapabileceği bir statüde kaldı. Doğrudan doçent olunması dünyada da yok. Temel şartları yerine getirdikten sonra objektif bir değerlendirmeyle doçentliğe geçilmesi lazım. Birkaç kişinin değerlendirdiği sübjektif değerlendirmelerden çıkartılması lazım.” ifadelerini kullandı.

AKADEMİK SİSTEM SIK SIK DEĞİŞİYOR

Sistemde sık değişikliklerin olması, bir önceki dönem uygulamalarla bir sonraki dönem arasında ciddi değişikliklerin olduğunu dile getiren Yardımcı Doçent Duran, “Sistemde sürekli değişiklikler olması akademisyenin hazırlıklarını da etkiliyor. 3-4 yıl önce geçerli olan dil sertifikası şuanda geçerli değil. Dil sınavını geçtikten sonra tekrardan dil sınavı çıkartıldı. YÖK-DİL adında sertifika çıkartıldı. Bu alanda yapılan değişiklikler standartların olmayışı, elbette biz akademisyenleri daha sağlıklı yayınları yapmamızı engelleyen durum. Doktora sonrası yapılan akademik çalışmaların alana uygun bir şekilde yapılması sonucunda mutlaka objektif değerlendirme kriterleriyle yapılması, akademisyenlerin belli bir süreyi geçtikten sonra terfi edilmesi lazım. Özellikle de yapılan değerlendirmelerin kişilere bağlı olmaktan çıkartılıp kurumsal bir çerçevede net, delilli ve objektif kriterlerle yapılması gerekiyor.” diyerek ifade etti.

YÖK HEMEN HAREKETE GEÇTİ

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İslam Dünyası Yükseköğretim Alanının Oluşturulması’na ilişkin toplantıdaki sözlerinin üzerinden 24 saat geçmeden YÖK, yardımcı doçentlikle ilgili ilk adımı attı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, geçtiğimiz gün İslam Ülkeleri Rektörleri Forumu’nun sonuç bildirgesini açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Saraç, şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu husustaki açıklamasından sonra aynı gün bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verdik ve çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başladık. Çok yakın bir süre içinde konuyu zamana yaymadan somut bir önerinin oluşacağını burada söylemek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımızın da zaten bu husustaki sözleri yeni bir heyecan yeni bir soluk getirilmesi yönünde çok olumlu bir yönlendirmedir. Mevcut yardımcı doçentlerin hiçbir mağduriyet yaşamamaları ve kazanımlarını kaybetmemeleri için azami dikkat edilecek.”

12 EYLÜLÜN ÜRÜNÜ

“Yardımcı doçent”lik, 1980 askeri darbesi sonrasında, doktor olan akademisyenlerin doçent olana kadarki sürede derse girmelerini sağlayan, rektörler tarafından tahsis edilen geçici ve idari kadro olarak ortaya çıkmıştı. Halen 150 bin akademisyenin, 22 bini profesör, 14 bini doçent, yaklaşık 34 bini de yardımcı doçent kadrosunda.

“Allah aşkına nedir şu yardımcı doçentlik?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, İslam Dünyası Yükseköğretim Alanının Oluşturulması Toplantısı’nın açılış oturumunda konuşmuştu. Yardımcı doçentliğin kaldırılmasını YÖK Başkanı Saraç’tan ve rektörlerden rica ettiğini dile getiren Erdoğan, “Ülkemdeki rektörlerimizden de ricam var. YÖK Başkan’ımız ile de bunu konuşuyorum. Allah aşkına şu yardımcı doçentlik olayı nedir? Şunu bir gözden geçirin. Yardımcı doçentlikle ön kesiyoruz. Dünyanın kaç yerinde acaba yardımcı doçentlik var? Ben araştırdığım yerlerde doğrusu böyle bir mekanizma pek görmüyorum. Bunu birileri birilerini oyalamak için yapmışlar. Bu, gerçekten ilmiye sınıfına bir paravan, engel oluşturuyor. Bunu aşmamız lazım ve aşacağımıza inanıyorum. Türkiye’nin Yükseköğretim Sistemi, 184 üniversitesindeki 7,3 milyon öğrencisi, 75 bini doktoralı olmak üzere 150 bin akademisyeni ile güçlü bir yapıya sahip. YÖK’ün ülkemizin bu bilgi ve birikimini İslam ülkelerindeki yükseköğretim sistemleriyle paylaşması gerektiğini de düşünüyorum.” demişti.

Burak Çolo / Diriliş Postası

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan yardımcı doçentlik
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Yazar Geçer     2017-08-21 Doçentlik sınavı kesinlikle kaldırılmalıdır. Objektif yayın kriterlerini yerine getiren herkes doğrudan doçent olmalıdır.
Sukela Mukela     0000-00-00 Docentlige yakin seviyedeki Yrd. Doc. ve Dr. lar Doc. olsun ve Doc. ler Prof. olmak icin kitap yazsinlar. Dil puani Doc. ve Prof. icin 70 olmali.
Abdullah     2017-07-31 Kimi profların kendince yeni kriterler üreterek büyük oranda ideolojik ve kişiasel ilişkiler nedeniyle Yrd. Doçentlerin önüne sürekli engeller çıkarmaları engellenmedikçe bu saçma sistem son bulmayacaktır. Akademisyenleri bu tuhaf ve artniyetli uygulamadan kurtarmak elzemdir.
GALERİLER
Advert