Alma Mazlumun Ahını...
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Alma Mazlumun Ahını...
15.02.2021 09:59:36

 

Alma Mazlumun Ahını...

Öğle güneşi ortalığı şakır şakır yıkıyordu. Işık oklarını pancur aralıklarından içeriye yolluyor, açık olanlarından ise yılkı atı gibi heyecanla dalıyordu odaya, hasta karyolasının başucuna iri yağmur damlası hızıyla düşüyordu.

Karyolaya bakarak oturmuş dertli gözlerin sahibi iki büklümdü, olacağı düşünerek arada bir iç çekiyor, ezberindeki “Yasin-i Şerif”i hastaya sezdirmeyerek yürekten okuyor, dudakları kımıldıyordu.

Şen şakrak sesleri duyulan çocukların susturulmamasına bir mim koydu başörtüsünü düzeltirken.

“Bari bu gün...” diye hayıflandı.

Hem kendisi hem yataktaki hasta annesi için çok hissin “simgesi” olan yediveren asmada olgunlaşmamış üzümler salınıyordu. Göz ve gönüllere bin bir gönül hamulesi bırakıyordu bu durum.

“Yöremizde koruk denen olgunlaşmamış üzümler mayhoş bir tada sahip.” dedi içinden.

Sekerat anına doğru bir zaman çelenginin “tekerlenmesi” gibi koşarca giden hastayı hiç düşünmeden, bir kaç kadın işçi büyük odanın önünü süsleyen asmadan “üç ayak” merdivenle koruk kesiyordu. Böylesi bir hengâmede “koruk şurubu” yapmayı düşünmek, o işçileri ayarlayan kimselerdeki “insan yüceliğine” verdikleri değer ve yüreklerindeki kıymet hükmünü bedihi olarak açığa vuruyordu.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER