12 Eylül ve 28 Şubat'ın peşinde
Anayasa Değişikliği paketinin oylamasının ardından 12 Eylül 1980 darbesi mağdurlarının haklarını arayan Avukat Mustafa Remzi Toprak, şimdi de 28 Şubatçıların hukuka aykırı yargılamalarının mağdurlarının haklarını arıyor.
Tarih - 03-02-2012 13:04
12 Eylül darbesinin ardından Mamak Cezaevi’ne konulan ve 14 Temmuz 1987 tarihinde cezaevinde sabah namazı kıldığı sırada boynuna vurulan dipçik darbesiyle yaşamını yitiren Hüseyin Kurumahmutoğlu’nun Samsun’un Bafra İlçesi’nde yaşayan ağabeyi Ali Kurumahmutoğlu'nun avukatı Mustafa Remzi Toprak Samsun Adliyesine suç duyurusunda bulundu.
NAMAZDA KATLEDİLDİ
Toprak konu ile ilgli olarak “Hukuk süreci başlamıştır. 12 Eylül darbesi ile onbinlerce genç sağdan ve soldan tutuklandı. İşkenceler ve zulümler gördü. Hüseyin Kurumahmutoğlu da o dönemde arandığını öğrenerek kendiliğinden teslim oldu ve cezaevine konuldu. Aylarca işkence gördü. İnancı gereği namazından alınkonularak dipçik darbesiyle hayatını kaybetti. Türk adaletine güvencimizi ifade etmek adına savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bundan sonraki süreci takip edeceğiz.”
Kenan Evren ve arkadaşlarının 4 Nisan 2012 günü Özel Yetkili Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmalarına başlanılması ile birlikte Karamahmutoğlu ailesi, avukatları Mustafa Remzi Toprak aracılığıyla davaya müdahil olduklarını belirten dilekçeyi Özel Yetkili Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Samsun Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne teslim etti. Dava dilekçesinin posta yoluyla Özel Yetkili Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
28 ŞUBAT'IN KALINTILARI
Samsunkenthaber'in haberine göre, Samsun İl Jandarma Komutanlığı ile Tekkeköy İlçe Jandarma Komutanlığı timlerinin ortaklaşa yaptıkları istihbarat sonucunda izinsiz eğitim kurumu açmak, üniversite çağına gelmiş gençlere yönelik izinsiz eğitim ve öğretim yaptırmak ve dini eğitim vermek iddiasıyla 2009 yılının mart ayında Kutlukent Beldesi Kirazlık mahallesindeki bir adrese baskın yapılmıştı. 4 dairenin birleştirilmesiyle yurt olarak kullanılan söz konusu binada, adreste arama yapan jandarma ekipleri, Kur’an-ı Kerim, dini kitap ve yayınlarla üniversiteye hazırlık kitap ve broşürlere el koymuştu.
İncelemede başka suç unsuruna rastlanmamasına rağmen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün söz konusu adreste izinli açılan bir eğitim öğretim kurumunun bulunmadığını belirtmesi üzerine gözaltına alınan Harun Ataseven, Yunus Göcen, Salih Dülger ve Nurullah Tezel hakkında kanuna aykırı eğitim kurumu açmak suçundan dava açılmıştı. Tekkeköy Sulh Ceza Mahkemesi’nde 3 yıldır süren dava sonuçlandı. Mahkeme, söz konusu suça ilişkin yasal unsurların oluşmadığının tespit edildiğini belirterek sanıkların beraatine karar verdi.
KUR'AN KURSLARI BERAAT ETTİ
Samsun’un Atakum ilçesi Kamalı köyündeki TOKİ konutları sakinlerinin 5 yıl önce çocuklarının Kur’an-ı Kerim öğrenmesi amacıyla bir bloğun bodrum katında Kur-an kursu açtıklarından dolayı Kanuna Aykırı Eğitim Kurumu açma suçundan haklarında dava açılan 7 kişi, yargılandıkları Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde yeterli kesin ve inandırıcı delil yetersizliğinden beraat etmişti.
Küçük yaştaki çocuklara izinsiz kuran öğretildiği ihbarıyla harekete geçen Samsun İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, çocukların Kur’an-ı Kerim öğrendiği sırada yaptığı daireyi arayıp ilgileri ve öğretmenleri gözaltına almıştı. Aralarında bir parti üyesinin de bulunduğu 7 kişi, yargıya teslim edilmişti.
Her iki davada da sanıkların avukatlığını yapan Ceza Hukukçusu Av. Mustafa Remzi Toprak, sanıkların savunmalarını üstlenmesine rağmen ilk başlarda savunma hakkının kısıtlandığını, bu sebeple de sanıkların susma haklarını kullanmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Hem Kur’an eğitimi alan çocukların hem de ailelerinin büyük mağduriyet yaşadığını ifade eden Av. Toprak, “Jandarma baskında 8-10 yaşındaki çocukların ayakkabıları yan yana dizilmiş fotoğrafları çekilmiş, Elif-Ba kitapçıkları fotoğraflanarak suç delili olarak sunulmuştur. Çocukların velileri tek tek İl Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı’na mağdur sıfatıyla götürülerek kendilerine yasal hakları okunup, avukat isteyip istemedikleri sorularak olayla ilgili ifadeleri alınmıştır. Tüm veliler şikayetçi olmadıklarını beyan etmelerine rağmen dava açılmış yıllarca süren yargılama sonucunda 7 müvekkilim beraat etti. Tekkeköy’deki olayda ise tutanakta suç delili olarak görülen dini kitap, namaz kılmak için ayrılmış oda, rahle gibi unsurların mahiyetinin tespiti için çağrılan Samsun İl Müftüsü, yasak ve olumsuz bir yayın olmadığını rapor etmesine rağmen dava açılmış, dava 3 yıl boyunca devam etmiş ve 4 kişi beraat emiştir. Bu beraat kararları artık rahlenin, dini kitabın, mescidin suç olmadığını, bu çocuklara Kuran-ı Kerim okutuluyor diyerek, suç delili olarak biblolar gibi dizilip fotoğrafının çekilemeyeceğini herkesin bilmesi gerekir.” diye konuştu.
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın