Pişen tavukları uzun uzun seyretti. 5 dakika geçti. Ama o gitmedi. Günlerden de cuma ve cuma namazına yaklaşık bir saat var idi. Çalışanlarıma seslendim. Bir tavuk sarın ve çocuğa sıcacık verin dedim.
Çocuk aldı tavuğu koşarak gitti. Sonraki cuma günü aynı saatte yine gelmişti. Ben yine verdim, böyle birkaç hafta hiç konuşmadan geçti. Sonra bir hafta o koşarken tavuk ile düştüm bende gizlice peşine.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ