‘28 Şubat dönemi, hesabı verilmeden asla kapatılmamalı’
Türkiye’deki darbelerin içinde en etkilisinin 28 Şubat olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu, Türkiye’nin sosyolojisini değiştirmeye yönelik bir darbeydi
Türkiye - 11-10-2015 09:00
Türkiye’deki darbelerin içinde en etkilisinin 28 Şubat olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu, Türkiye’nin sosyolojisini değiştirmeye yönelik bir darbeydi. Tabii ki siyaseti de değiştirdi, hükümeti indirdi” dedi.
28 Şubat darbesinin sorumluları arasında iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, bürokrasi ve askerin bulunduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu, Türkiye'nin sosyolojisini değiştirmeye yönelik bir darbeydi. Tabii ki siyaseti değiştirdi, hükümeti indirdi” dedi. Darbenin sivil ayağına yönelik soruşturmanın çok önemli olduğunu ifade eden Kurtulmuş, böyle bir dönemin hesabı verilmeden kapatılmaması gerektiğini söyledi.
Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk olan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 28 Şubat davasıyla ilgili sorulan bir soru üzerine Kurtulmuş, Türkiye'deki darbeler içerisinde en etkilisinin 28 Şubat olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: "12 Eylül, 27 Mayıs, 12 Mart bunlar evet darbelerdi. Parlamento’yu kapattılar, başbakan idam edildi, siyasi partiler kapatıldı ama sonuçta birkaç yıl içerisinde 12 Eylül'ün, 12 Mart'ın, 27 Mayıs'ın siyasi sonuçları ortadan kaldırıldı. Bu üç darbe de nihayeti itibariyle siyasi amaçlı bir darbeydi.”
Bazı milletvekilleri ve sivil toplum örgütlerinin 28 Şubat davasının açılmasına önayak olduklarını hatırlatan Kurtulmuş, “O dosya açıldıktan sonra dosyanın önce askeri erkanla ilgili ayağı mahkeme edildi. Savcılık sivil ayağı, medya ayağı ve STK ayağını ihmal etmeden ayrı soruşturma kapsamına koydu ama yargılama faslında sadece asker ayağını ele aldı” dedi.
TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun ortaya koyduğu rapora istinaden mahkemenin bu süreçleri yürüttüğünü belirten Kurtulmuş, komisyonun darbenin Türkiye ekonomisine maliyetinin 225 milyar lira olduğunu ortaya koyduğunu anlattı.
Kurtulmuş, "O dönemde Başbakanlık yapmış olan Sayın Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz'ın bu davaya celpli tanık olarak çağrılması da şimdi mahkemenin talepleri arasında. Bütün bunlar, inşaallah bir devrin karanlık örtüsünü kaldıracaktır. Böyle bir dönemin hesabı verilmeden kapatılmamalıdır" diye konuştu.