İngilizler, Hindistan’ı sömürgeleştirdikten sonra iç çatışmalar başlamış ve bugüne kadar da sürekli olarak var olmuştur. Önce Hindular ve Müslümanlar arasında nifak tohumları ektiler ve birbirlerine düşürdüler. Örneğin, Kurban Bayramı’nda Hindu mahallesinde inek kurban ettiler Müslümanların üzerine attılar sonra Müslümanlara düşman oluşturdular. Sonra da bu düşmanlıkları Hindistan’ın ikiye bölünmesine kadar götürdüler.
Hindistan’ı böldüler, Pakistan doğdu. Bununla kalmadılar ve Müslümanlar arasında nifak tohumları ektiler Pakistan’ın doğusu ile batısını ayırdılar. Doğu Pakistan’ın adı Bangladeş oldu ve 1971 yılında çok kanlı bir iç çatışma ile özgürlüklerini ilan ettiler.
Bangladeş ayrıldıktan sonra öylece bırakılamazdı. Daha kolay kontrol altında tutabilmek için kendi içinde bu ülkeyi de siyasi kaosa sürükleyecekler ve darbeler sonunda idareyi sekülerist-laik Avami ligine teslim ettiler. Aslında Avami partisi lideri olan Şeyh Hasina üzerinden İngiliz ve Hindu kafası ülkeyi yönetmeye halen devam ediyor.
Bangladeş 1972 yılında Pakistan askerlerinin(İngilizler güdümünde olan) binlerce Bangladeşli sivil halkı katletmesine rağmen Pakistan ile bir anlaşma imzalayarak Pakistan’ı affetmişti. Buna rağmen Cemaat-i İslami Hareketi liderlerini 1971 yılındaki bağımsızlık mücadelesinde Pakistan yanında devletine karşı olmakla suçlamıştı. Bu suçlamaları ve cezalandırmaları da kritik siyasi gündemler öncesinde ihtiyacı oldukça kullanmaya devam etti. Hiçbir suç unsuruna ve delile bağlı olmaksızın Abdulkadir Molla’yı idam etti. Sonra Rahman Nizami’yi idam etti. Şimdi de o günlerde 17 yaşında olan Mir Kasım Ali’yi idam etti.
Bu insanların suçsuz olduğunu kimse dile getiremiyor zira Bangladeş’in “Baas”ı insanları ciddi tehdit altında tutuyor. Bu liderler lehine şahitliğe gidenler polis merkezlerinden sonra kayboluyor bir daha izlerine rastlanmıyor. Bu rejimin hukuksuz uygulamalarını dile getiren her türlü basın yayın organı kapatıldı ve ülkede Müslümanların sözlerini dile getirebilecekleri hiçbir ortam ve araç kalmadı. Yerli, milli ve ümmet söylemi ve ideali olan herkes laik ve müstemleke kafalarca hayat hakkı tanınmaksızın kontrol altında tutulmaya çalışılıyor.
Küresel emperyalizm İslamla olan savaşını Mısır’da Müslüman kardeşler üzerinden nasıl yürütüyor ve onları hangi entrikalarla cezalandırıyorsa Bangladeş’te de Cemaat-i İslami ve liderleri üzerinden sürdürüyor ve cezalandırıyor. Küfür tek millettir şiarını her gün ezber edip dünya üzerinde yek vücut olabilmek için gayretimizin birini bin etmenin vakti çoktan geçmiştir. Allah zalimleri kahreylesin. Bir kez daha yüksek sesle; “Zalimler için yaşasın cehennem!” niyazımızı tekrarlıyoruz.
Başyazı / Diriliş Postası