Başbakan Davutoğlu: 2017’de Bütçe Fazla Verecek

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Orta vadeli programda öngördüğümüz gibi inşallah 2017'de Türkiye bütçe fazlası veren bir ülke olacak" dedi

Ekonomi - 02-05-2015 22:30

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Orta vadeli programda öngördüğümüz gibi inşallah 2017'de Türkiye bütçe fazlası veren bir ülke olacak" dedi. Başbakan Davutoğlu, TOBB ETÜ'de düzenlenen TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, makro ekonomik göstergelere bakıldığında, Türkiye'nin şu anda, daralan dünya ekonomisi karşısında ve onunla kıyaslandığında, durumunun son derece açık ve net olduğunu belirtti. Türkiye'yi 1990'lı yıllarda, büyük ekonomik krizlere sevk eden, temel saiklerden birisinin mali politikalardaki tutarsızlıklar, yani bütçe açıkları olduğuna işaret eden Davutoğlu, iktidarı ve ülke ekonomisini devraldıklarında bütçe açığının yüzde 10,8 iken, şu anda açığın yüzde 0,7'ye gerilediğini anlattı. Davutoğlu, "Hiçbir seçim ekonomisi tuzağına düşmediğimizin en önemli göstergesi; 2014'te iki seçim geçirdik, yerel mahalli seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimi, şimdi üçüncü seçime gidiyoruz ama Türkiye'de bütçe açığı yüzde 1,4'ten yüzde 0,7'ye geriledi. İşte istikrarlı takip edilen mali politikaların arka planı budur. Şunu da bir müjde olarak zikrediyorum. Orta vadeli programda öngördüğümüz gibi, inşallah 2017'de Türkiye bütçe fazlası veren bir ülke olacak" diye konuştu. "Ekonomi sağlam bir zemine dayanıyor" Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarına göre, Türkiye'nin bütçe açığı oranının, dünyanın en iyi ülkeleri arasında yer aldığını vurgulayan Davutoğlu, şu bilgileri verdi: Maastricht kriteri, yüzde 3, OECD ortalaması yüzde 1,7-1,8, Türkiye'de ise yüzde 0,7. Bu konudaki ilkeli politikamızı devam ettireceğiz. Kamu borç stokumuz, yüzde 74 idi, şu anda yüzde 33. OECD ortalaması yüzde 112. Türkiye, OECD ortalamasının çok altında bir kamu borç stokuna sahiptir. Bu anlamda mali ve finansal perspektifle, ekonomi sağlam bir zemine dayanıyor. Merkez Bankası rezervlerimiz, 28,1 milyar dolardı, şimdi 127,9 milyar dolar. Altın rezervimiz 1 milyar dolardan, 20 milyar dolara çıktı. Merkez Bankası rezervimiz kuvvetli, kamu borç stokumuz dünyanın en alt düzeyinde, bütçe açığı açısından dünyanın en iyi ülkelerinden biri durumundayız. Bütün bunlar, Türk ekonomisinin makro stratejik çerçevesini çizen hususlardır. Finansal açıdan, bankacılık sistemimiz o kadar sağlam ki 2008-2009'daki büyük krizde tek bir bankamız dahi şu ana kadar sarsıntı geçirmedi." Türkiye'nin sermaye yeterlilik oranının yüzde 16,9 olduğunu, bunun dünyadaki en iyi sermaye yeterlilik oranlarından biri sayıldığını ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Bu anlamda tek önemli risk alanı olan cari açık da geçtiğimiz sene 67,7 milyar dolardan 45,4 milyar dolara geriledi ki gayri safi yurt içi hasıladaki cari açığın oranını da yüzde 8,7'den yüzde 5,7'ye düşürdük. Tüm bunlar, Türk ekonomisinin risklere, krizlere olan dayanıklılığını gösteriyor. Hiç kimsenin tereddüdü olmasın, önümüzdeki dönemde ne tür uluslararası konjonktür oluşursa oluşsun, Türk ekonomisinin mali ve finansal yapısı Ağrı Dağı kadar sağlam ve bu risklere karşı dirençlidir. Kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu. İş yeri sayısı 1 milyon 600 bine ulaştı Reel sektördeki verileri de paylaşmak istediğini belirten Davutoğlu, son aylarda reel sektörde büyümeyi tetikleyecek şekilde birçok paket açıkladıklarını hatırlatarak, reel sektörü desteklemek için her türlü tedbiri alacaklarını, Türkiye’de üretim yapan herkesin AK Parti hükümetlerini arkasında göreceğini kaydetti. "Geleceğe doğru birtakım karanlık senaryolar biçenlere, cevap mahiyetinde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum" diyen Davutoğlu, 2002'de iş yeri sayısının 727 bin iken şu anda 1 milyon 600 bine ulaştığını, işçi sayısının 5 milyondan 13 milyona çıktığını ifade etti. 8 milyon ek sendikalı işçi istihdam alanı oluşturduklarını, ihracatın 36 milyar dolardan 158 milyar dolara çıktığını, Türk girişimcilerinin 193 ülkeye ihracat yaptığını ve ürün çeşidinin de bin 737'ye ulaştığını anlatan Başbakan Davutoğlu, 1 milyar doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısının da  2002'de 8 iken şu anda 34 olduğunun altını çizerek, 1 milyar doların üzerinde ihraç edilen ürün sayısının da  9'dan 37’ye yükseldiğini açıkladı.  Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı yaptığı dönemde, en fazla önem verdiği hususlardan birinin Türk girişimcilerinin dünyaya açılması olduğunu hatırlatarak, "Hem pazarlarımızı genişlettik hem ürün çeşitliliğimizi artırdık" dedi. Türkiye'nin yurtdışındaki misyon sayısını 166'dan 259'a çıkardıklarını belirten Davutoğlu, bunları 'Türk girişimci Afrika'nın ve Latin Amerika'nın her köşesine gittiğinden, orada Türkiye Cumhuriyeti bayrağını, büyükelçisini ve konsolosunu yanında görsün' diye gerçekleştirdiklerini anlattı. Türkiye'nin dünyada en fazla temsil edilen 7. ülke konumunda olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bunun Türk girişimcisine en iyi imkanları sunmak için yürüttükleri politikaların sonucunda ortaya çıktığını söyledi. Türk ekonomisi dünya krizlerine dayanıklı bir halde ise bunun temel sebeplerinden birinin doğru zamanda, Türk ekonomisi ve ihracatını geniş alanlara açmalarından kaynaklandığına dikkati çeken Davutoğlu, 2008'de Avrupa ekonomisi krize girdiğinde 2009'dan itibaren tüm komşu ülkelerle yüksek düzeyli işbirliği konseyi mekanizmalarını kurduklarını ve Türk ihracat pazarlarını komşu ülkelere yaydıklarını ifade etti. Komşu ülkelere ihracatın yüzde 8'den 32'ye çıktığını belirten Davutoğlu, 2002'de de komşu ülkelerde siyasal krizler başlayınca bu kez ufuklarını Afrika'ya yönelttiklerini ve 12 olan büyükelçilik sayısını 37’ye çıkardıklarını bilgisini verdi. Latin Amerika'ya ve Doğu Asya’ya da açıldıklarını aktaran Davutoğlu, 'Türk girişimcileri herhangi bir pazar daralmasından olumsuz etkilenmesin' diye bunu yolu izlediklerini belirtti. Gümrük Birliğini Güncelleme Mutabakat Zaptı 11 Mayıs'ta imzalanacak ''Biraz önce Sayın Başkanın ifade ettiği bir hususta da önemli bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum'' diyen Başbakan Davutoğlu,  konuşmasına şöyle devam etti: ''Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürütmekte olduğu müzakereler sonucunda inşallah 11 Mayıs'ta Brüksel'de Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliğini Güncelleme Mutabakat Zaptı, imzalanacak. Ekonomi Bakanımız, Avrupa Birliği ilgili komiseriyle birlikte önemli unsurları muhtevi bir mutabakat zaptına imza atacak. Bu da Türkiye, Avrupa Birliği'nin Serbest Ticaret Anlaşması karar mekanizmalarına doğrudan müdahil olacak bundan sonra. Trans Atlantik Yatırım Projesinde yürütülen müzakereleri de Avrupa Birliği'yle birlikte, Avrupa Birliği ile bilistişare nasıl yürüteceğimizi de müzakere edeceğiz. Bu son dönemde attığımız en önemli adımlardan birisidir. Türkiye Gümrük Birliği'nden doğan haklarını muhafaza ederken, serbest ticaret antlaşmaları üzerinden herhangi bir şekilde mağdur edilmeyecektir. " Ekonomik yatırımlara ilişkin bilgi Başbakan Davutoğlu, TOBB ETÜ'de düzenlenen TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ekonomik yatırımlara ilişkin bilgi verdi. Çandarlı, Filyos ve Mersin limanlarıyla ihracat kapasitesinin de en üst düzeye çıkarılacağını, İstanbul Atatürk Havalimanı'na 26 Nisan'da bin 338 uçağın indiğini, 24 saatte 160 bin 569 yolcuya hizmet verildiğini anlatan Davutoğlu, bunun kalkınan bir ekonominin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurgulayarak  şöyle konuştu: "Bir şehre inerken o şehirde gördüğünüz ışık, enerji, hareketlilik, ülke kalkınmasının en önemli işaretlerinden bir tanesidir. Bugün İstanbul Atatürk Havalimanı dünyanın kapasitesi en hızla artan havalimanlarından biridir. Onun için yılda 150 milyon kapasiteli 3'üncü havalimanını İstanbul'da inşa ediyoruz. Dünyanın en büyük havalimanı İstanbul'da inşa ediliyor, bununla gurur duymalısınız. Sebebi, çünkü İstanbul'u biz bir finansal merkez kılmak istiyoruz. İstanbul'u, dünya ekonomisinin merkez şehirlerinden biri haline getirmek istiyoruz. Onun için Marmaray'ı yaptık. Avrasya Tüneli'ni yapıyoruz, 3 katlı tüneli yapıyoruz. İstanbul'da hem kadim kültürü koruyacağız hem de İstanbul'u önümüzdeki 10 yıl içinde küresel ekonominin merkez şehirlerinden bir haline getireceğiz." Ekonomik kalkınmanın altyapı yatırımlarında da kendini gösterdiğini, Ovit Tüneli, Cankurtaran Tüneli, Ilgaz Tüneli, Kop Tüneli'nin dünya standartlarında en üst düzeyde yapılan tüneller olduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, Kastamonu'ya gittiğini anımsatarak, "Ilgaz Tüneli inşallah 2015 sonunda bitiyor. Aşılmaz sanılan dağları aşacağız, geçilmez sanılan boğazları aşacağız ve Çanakkale şehitlerinden aldığımız emaneti, inşallah 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi haline gelerek, gelecek nesillere tevdi edeceğiz" diye konuştu. Davutoğlu, enerjinin en önemli sıkıntılardan biri olduğuna değinerek, "İki santralle birlikte nükleer enerjiye giriyoruz. İnşallah 3'üncü santrali de Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak, milli imkanlarla yapmayı planlıyoruz" dedi. "2023'te Türk semalarında yüzde yüz Türk yapımı milli savaş uçağı uçacak" Çanakkale Savaşı'nın 100. yılında herkesin bir muhasebe yapması gerektiğine vurgu yapan Başbakan Davutoğlu,  konuşmasına şöyle devam etti: "2002 Türkiye'sinde savunma sanayi itibarıyla en küçük araçlara dahi dışarıya muhtaç bir ülke konumundaydık. Beni yaralayan bir husus Roketsan'a yaptığım ziyarette 2002'de, Roketsan'ın 2005'te kapatılmasına karar verildiğini öğrenmem olmuştu. Aynı Roketsan, şu anda dünyada savunma sanayi sektöründe yükselen kuruluşlardan birisi. Tankı hibe olarak alıyorduk, tamir ettirmek için başka bir ülke, İsrail'e muhtaç durumdaydık. Milli piyade tüfeğimiz dahi yoktu. Bütün savunma sanayi alanında özellikle de sofistike savunma sanayi alanında, dışa muhtaç durumdaydık. Türkiye Cumhuriyeti devleti öyle bir güce ulaştı ki, kendi tankını, kendi milli piyade tüfeğini yapıyor. Kendi milli savaş uçağını yapmak üzere harekete geçti. Son savunma sanayi icra komitesinde gerekli imzaları attık ve tasarım aşamasına geçildi. 2023 yılında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin semalarında, yüzde yüz Türk yapımı milli savaş uçağı uçacak inşallah." "Sağlık sektöründe milli aşıyı ve milli plazmayı geliştirmek için de düğmeye bastık" 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlamalarında milli gemileri izlediklerini anımsatan Davutoğlu, emeği geçen herkese takdirlerini iletti.  2002 yılının dışarıya muhtaç konumundaki Türkiye'sinin bugün savunma sanayinde öncül ülkelerden biri haline geldiğine işaret eden Başbakan Davutoğlu, ''Seçim sonrasında atacağımız ilk adımlardan biri de, Milli Uzay Ajansı'nı kurmak olacak. Aynı şekilde sağlık sektöründe milli aşıyı ve milli plazmayı geliştirmek için de düğmeye bastık. Turizm sektöründe dünyada 6'ncıyız. Tarımda 7'nciyiz. Tarımda, Avrupa'da dünya birincisiyiz. Toplam 118 milyar Türk Lira'lık tarımsal üretimle, şu anda Avrupa birincisi, dünya 7'ncisiyiz. İşte, Türkiye'nin her alanda katettiği bu mesafeyi, gelecek nesillere aktarmak bizim için en büyük vazifedir" diye konuştu. Organize, ihtisas, enerji bölgelerini açmaya kararlı olduklarını ifade eden Başbakan Davutoğlu, Karapınar organize, ihtisas, enerji bölgesi dışında Türkiye'de her alanda belli bölgelerde yoğunlaşmış enerji yatırımlarına ağırlık vereceklerini, büyük enerji projeleri bağlamında Yusufeli ve  Ulusu barajını da en kısa zamanda tamamlayacaklarını açıkladı. Sulama alanları çalışmaları kapsamında,  Silvan Sulama Projesi'ni de bitireceklerini anlatan Davutoğlu,  sözlerini şöyle tamamladı: "5.7 milyar dolarlık bir yatırımdır sadece Silvan. İşte çözüm süreciyle ekonomik kalkınma arasındaki temel bağda budur. Önümüzdeki dönemde özellikle de seçim sonraki dönemde Türkiye ,bu kararlı yoluna devam edecek. Demokrasiyle istikrarı bütünleştirerek, Ar-Ge'ye yoğunlaşan, insan kalitesini, eğitimde reformlarla aşan ve Türkiye'ye yüksek teknoloji uygulamalarıyla ekonomiyi teşvik eden yepyeni bir dönemin eşiğindeyiz. Artık duble yollardan otoyollara, normal konvansiyonel demiryollarından yüksek hızlı trenlere, milli savunma sanayinde, yüksek teknolojili savunma sanayine geçiş için gerekli adımları attık. Önümüzde yeni bir atılım döneminin eşiğindeyiz."
Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı