Çarşamba Bisikleti

Bisiklet hakkında konuşacak çok konu var aslında, bıraksanız bir ömür boyu konuşabilirim

Türkiye - 08-11-2015 16:00

Bisiklet hakkında konuşacak çok konu var aslında, bıraksanız bir ömür boyu konuşabilirim. Konu Bisiklet olunca son on yıldır çok konuşmaya başladım hatta biraz da fazla oldum diyebilirim. İşin içine teknik, sağlık, gezi, bilim, sanat, hayal ve diğerleri girdi. Yaşam tarzı konuştuk. En önemlisi de şehirleri konuştuk. Birçok program yaptık, yazdık, çizdik. Bütün bunların sonucunda ise anladık ki ‘bisikletsiz bir kent yarım kalmış demektir’ .Aslında tarihimize baktığımızda bisiklete binen kişi sayısı ile günümüzde bisiklete binen kişi sayısı arasında çok fark olduğunu gördük. Hatta yaşıyoruz, atalarımızın ve yakın tarihimizdeki insanların daha çok bisiklete bindiğini gördük. Hep deriz atalarımız daha çok yaşamışlar, işte bu söylemin bir parçasıdır bisiklet, yani bisiklet sağlıktır. Türkiye’de  ‘sakin şehir’ anlamına gelen yani Slowcity özelliği olan kaç şehir var bilir misiniz?  İlki güzelim kentimiz, biri Ordu’nun Perşembe ilçesi, biri de İzmir Seferihisar’dır. Bu şehirlere,  suç oranları, sakinlikleri, doğanın güzelliği, trafiğin durumu değerlendirilerek, Avrupa tarafından slowcity ünvanı veriliyor. Ve bütün haberleriniz Avrupa’da anında yayınlanıyor. Daha doğrusu Avrupa sizden haberdar oluyor. Perşembe Belediyesi Türkiye için çok güzel bir örnektir. Kentin belediye başkanının, seyyar satıcıların ve zabıtaların ulaşım araçlarını Bisiklet yapması, Türkiye’de tek ve hatırı sayılır bir örnektir. Başkanımızın ulaşım aracı olarak bisikleti kullanması da iyi bir örnektir. Hollanda Cumhur başkanı, zamanında Cumhurbaşkanı olan sayın Abdullah Gül’ü siyah şehir bisikleti ile karşılamıştır, bu davranış o kentin bir bisiklet kenti olduğunun açık bir ifadesidir. Peki, bütün bunlar kendi şehrimizde olamaz mı? Olur, tabi ki Bisiklet için Atakum ilçemiz şehrin en güzel örneğidir. Yeni yapılan Bisiklet yolları sayesinde bisiklete binen insan sayısı azımsayamayız. Tabi Türkiye’nin 50 şehrinde etkinliklerine devam eden,  Bisiklet kültürünü yaşatmaya çalışan Perşembe Akşamı Bisikletçileri‘nin payı da büyüktür. Bisiklet bir yaşam tarzıdır. Bunun yanında biz bisiklet kullanıcıları trafik sorununun da Bisiklet ile çözüleceğini savunuyoruz. Sağlık sorunlarının birçoğunun da bisiklet ile çözüleceğini savunuyoruz. Birçok bilimsel veri var. Örneğin Bisiklete bindiğiniz andan itibaren ilk 15 dakika ayaklarınız ve sonrasında gözleriniz dahil her organınızın çalıştığını göreceksiniz. Ciddi kilo vermenin yanında kalp ritminin düzene girdiğini, algınızın daha açık olduğunu da göreceksiniz. Bisiklet sürmeniz için bisiklet ve kask dışında hiçbir şeye ihtiyacınız yok, bir de kararlı olmanız gerekli ki bu da en önemlisidir. Anlatacağım olay Çarşambalı olduğumdan kaynaklanmıyor, dünyada tektir ve araştırmalarıma göre de başka bir örneği yoktur. Bisiklet ilk olarak İtalya ve Hollanda’da görülmüş ve sonrasında Çin’de yaygınlaşmıştır ve Abdülhamit zamanında da polis teşkilatımız kullanmıştır. İkinci Dünya Savaşında ise Naziler savaşta ulaşım aracı olarak kullanmıştır. Hollanda askerlerinin de on bin adet bisikletini de fırınlarda yakmıştır. BİSAN bisikletlerini hepimiz biliriz. Bazılarımızda kullanırız Çarşamba da ise ulaşım aracıdır. Çünkü Çarşamba’nın yaklaşık olarak 200’ün üstünde yakın köyü var. Ve bu köylerde Bisikletler ulaşım aracı olarak kullanılır ve köydeki evin kapısındaki tek ulaşım aracıdır. Dolayısıyla BİSAN marka bisikletinde sağlamlığından olsa gerek herkeste de vardır. Ama maalesef çarşamba ismi markanın önüne geçmiş ve bir marka olmuştur. BİSAN marka bisikleti gören “Aaaa Çarşamba bisikleti” diyorsa markanın önüne geçmiş demektir. Bu sadece Samsun’da değil Çarşamba’da değil Türkiye’nin her yerinde gördüğümüz kadarı ile de aynıdır. Bizler için iyidir. BİSAN için kötüdür kanısındayım. Bilmeyenler için söylüyorum garip gelebilir. Bisiklet ile yollardayız; Dikbıyık Beldesinde çay ocağına geldik daha biz selam vermeden “Ahaaa turistler geldi” deyince biz de sustuk kasklarımızı çıkarttık, oturduk. Başladılar kendi aralarında konuşmaya  “Nerden geldiler, nereye gidiyorlar? Bu ne la, taytlarla gelmişler gafalarında acaiiip bişe sorsana az neri gidile?” tabii kimse soramıyor aralarında sanırım cesaretli bir dayım “Nerden gelisiz la dölüm” deyince iş çözülüyor biz de Samsun’dan geldiğimizi söyledik. “Anii bu dölle Samsun’dan gelilemiş la!” İle biten kısa ve öz bir yaşanmışlık. Tabi Türkiye ‘yi dolaşan hatta dünyayı dolaşan arkadaşlarımız, gezginlerimiz var 12 ayda 11 Bin km yapıp Fuji dağını geçmiş şimdi de dünya turuna çıkmış arkadaşlarımız var. Dünyayı Bisiklet ile dolaşan ailelerimiz de var. Çocukları Yola çıkarken 1 yaşında olup Avrupa’yı dolaşıp Türkiye’ ye 5 yaşında geri gelmiş gezginlerimizde var. Herkesin bisiklete binmesi dileği ile Bol Pedallı Günler..
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın