Eğitimde Şiddet Alarmı

Eğitim-Bir-Sen, eğitim ortamlarında artan şiddet olaylarının toplumsal etkilerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almak amacıyla Ankara’da “Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar” başlıklı çalıştay düzenledi.

Eğitim - 23-04-2026 13:36

Farklı disiplinlerden uzmanların katıldığı çalıştayda, eğitimde şiddetin nedenleri, dijital tehditler, okul iklimi, aile ve medya etkisi ile kurumsal sorumluluk alanları kapsamlı şekilde masaya yatırıldı.

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, çalıştayın temel amacının sorun tespitiyle sınırlı kalmak değil, çözüm üretmek olduğunu belirterek, “Amacımız dert yanmak değil, çare bulmaktır. Ortak akıl üretmek, sorumlulukları paylaşmak ve birlikte çözüm yolları bulmak için bir araya geldik” dedi.

Eğitimde Şiddet Yapısal Sorun Olarak Ele Alındı

Çalıştaya, Talat Yavuz, Ramazan Çakırcı, Sıdıka Aydın ile akademisyenler, rehber öğretmenler, okul yöneticileri, sosyologlar, psikologlar, hukukçular, medya temsilcileri, siber güvenlik uzmanları ve okul güvenlik görevlileri katıldı.

Katılımcılar, eğitim kurumlarında artan şiddet vakalarını yalnızca münferit olaylar değil, yapısal sorunların sonucu olarak değerlendirdi. Çalıştayda ulusal ve uluslararası örnekler üzerinden uygulanabilir çözüm önerileri tartışıldı.

Ali Yalçın: “Bugün Mesele Eğitim Sisteminin Beka Meselesidir”

Açılış konuşmasında son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylara atıf yapan Ali Yalçın, karşı karşıya olunan tablonun tekil olayların ötesinde sistematik bir problem olduğunu söyledi.

Yalçın, eğitim sendikacılığını yalnızca özlük hakları mücadelesi olarak değil, eğitim politikalarına katkı sunma sorumluluğu olarak gördüklerini vurgulayarak, bunu “akademik sendikacılık” anlayışı olarak tanımladı.

“Bugün burada ele aldığımız mesele sadece eğitim sisteminin değil, toplumsal yapının da beka meselesidir” diyen Yalçın, eğitimde şiddetin daha geniş sosyal kırılmalarla bağlantılı ele alınması gerektiğini ifade etti.

Öğretmenler Yalnız Bırakılıyor Uyarısı

Çalıştayda öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı yapısal baskılar da gündeme geldi. Ali Yalçın, disiplin yönetmeliklerindeki yetersizliklerin öğretmeni korumadığını savunarak, mesnetsiz CİMER şikâyetlerinin eğitim ortamını yıprattığını dile getirdi.

Aşırı müdahaleci veli profili ve okul üzerindeki baskının da eğitimciler üzerinde ciddi gerilim oluşturduğunu ifade eden Yalçın, öğretmenin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Dijital Tehditler ve “Tuşlu Telefon” Önerisi Dikkat Çekti

Çalıştayın öne çıkan başlıklarından biri dijital şiddet ve siber zorbalık oldu. Çocukların kontrolsüz dijital mecralarda ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, TBMM’de görüşülen 15 yaş altı sosyal medya sınırlamalarına işaret ederek, alternatif koruyucu modellerin de tartışılması gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda öğrencilerin internet erişimi olmayan “tuşlu telefon”la okula gelmesi yönündeki öneri dikkat çekti. Yalçın, sınıfta cep telefonu yasağı olsa da okul sonrası akıllı telefon üzerinden süren siber zorbalığın ciddi tehdit oluşturmaya devam ettiğini belirtti.

“Zorunlu Eğitim Sorunlu Eğitime Dönüşmeden Önlem Alınmalı”

Çalıştayda 12 yıllık zorunlu eğitim modeli de tartışıldı. EBSAM verilerine dayanan değerlendirmede, öğretmenlerin yüzde 93,8’i, okul yöneticilerinin yüzde 97,1’i, öğrencilerin yüzde 78,5’i ve velilerin yüzde 78,8’inin zorunlu eğitim süresinin yeniden ele alınmasını desteklediği aktarıldı.

Yalçın, lise düzeyinde çocukların hazır bulunuşluk, hayata hazırlık ve mesleğe geçiş boyutlarının yeniden tartışılması gerektiğini belirterek, “Zorunlu eğitim, sorunlu eğitime dönmeden önlemler alınmalıdır” dedi.

Medya ve Dijital Platformlara Düzenleme Çağrısı

Şiddet içeriklerinin medya ve sosyal medyada sunuluş biçiminin de ayrı bir risk alanı oluşturduğunu ifade eden Yalçın, suç işleme yöntemlerinin ayrıntılı aktarılmasının ve saldırı görüntülerinin dolaşıma sokulmasının çocuklarda taklit riski doğurduğunu söyledi.

Sabah programları, şiddet içerikli diziler ve dijital platformlardaki içeriklerin de tartışılması gerektiğini belirten Yalçın, dijital yayın platformları için daha güçlü düzenleme ve denetim mekanizması çağrısı yaptı.

Aile, Okul ve Kurumlar Arası Koordinasyon Vurgusu

Çalıştayda önleyici, koruyucu ve müdahale edici politika önerileri de masaya yatırıldı. Aile yapısının güçlendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin artırılması, okul güvenliği mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun etkinleştirilmesi öneriler arasında yer aldı.

Ali Yalçın, “Hiç kimse kendini bu süreçten soyutlamamalı, çünkü sorun hepimizin ortak sorunudur” diyerek eğitimde şiddetin yalnızca okulun değil, toplumun tamamının sorumluluk alanına girdiğini vurguladı.

Çalıştay Sonuçları Kamuoyuyla Paylaşılacak

Çalıştay sonunda ortaya çıkacak öneriler ve eylem planı niteliğindeki çıktıların ilgili kurumlar ve kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.

Eğitim-Bir-Sen öncülüğünde düzenlenen çalıştay, son dönemde artan okul temelli şiddet olaylarına karşı kurumsal koordinasyon ve ortak akıl arayışını öne çıkarırken, eğitim politikalarında yeni tartışmaların da kapısını aralamış oldu.

Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı