Ekmek Karneye Bağlandı
TARİHTE BUGÜN
Yıl 1942
Türkiye - 21-10-2014 10:28
TARİHTE BUGÜN
Yıl 1942. Dünya, 50 milyon insanın ölümüyle son bulacak, tarihin en kanlı savaşının, II. Dünya Savaşının ortasındaydı. Türkiye, bu küresel kıyımın dışında kalma çabası içindeydi.
Türkiye, savaşın içinde doğrudan yer almadığı halde, uzun savaş yılları Türkiye’yi de derinden etkilemiştir. Özellikle de 1942 yılı, ülke ve halk için çok zor günler getirmişti.
Türkiye, savaş ekonomisi uygulamak zorunda kalmıştı.
Savaş boyunca yarı seferberlik havası zorunlu olarak sürdürülmüş, yetişkin nüfusunun uzun dönem askere alınması, üretim hacminde düşmelere neden olmuştu. Savaş öncesinde başlayan planlama çalışmaları ve sanayi yatırım programları, savunma harcamalarının bütçeye egemen olması nedeniyle ertelenmiş, bu yıllarda yeni yatırımlara girişmek yerine mevcut yatırımlarının korunup işletilmesi temel politika olarak benimsenmişti.
Tarımsal üretimin yarı yarıya düştüğü koşullarda ekmek, 2. Refik Saydam hükümeti tarafından karneye bağlanmıştı.
Ekmek karnesi uygulaması, o günün koşullarında kaçınılmaz olarak alınması gereken bir önlemdi.
Ekmeğin karneye bağlanmasındaki amaç, un tüketimini kontrol altına almaktı. He evin reisi, mahalle muhtarına başvurarak, evdeki kişi sayısı kadar karne alırdı.
Ülkede çok sayıda gencin askere alınmasıyla buğday üretiminde önemli bir miktar düşüş olmuştu. Bu nedenle, ülkedeki ekmek tüketimini ciddî bir şekilde kontrol altında tutmak zorunluluğu ortaya çıkmıştı.
Tabiî bir de ekmek karaborsasını engellemek, bazı kişilerin ihtiyaçlarından fazlasını alarak ekmek ziyanına yol açmalarını önlemekti.
Kişi başına tahsis edilen ekmek miktarı 375 gramdı. 7 yaşına kadar olan çocuklara bunun yarısı (187,5 gram), ağır işçiler için de bir misli ekmek verilecekti (750 gram). O zamanlar fırınlar genellikle ’somun’ denen yuvarlak ekmek çıkartmaktaydılar. Fırıncı elindeki bıçakla ekmeği ortasından keserek ikiye ayırırdı.