Elçibey’i Gönderip Aliyev’i Biz Getirdik!

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kafkaslar ve Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle kurulan ilişkilerin perde arkasına dair ezber bozan eski Devlet Bakanı Cavit Çağlar, Cavit Çağlar: Fırtınalı Bir Yaşamöyküsü isimli kitabında yapıyor.

Güncel - 23-10-2026 15:20

Dönemin hükümetinde Orta Asya ve Kafkaslar dosyasıyla bizzat ilgilenen iki kilit isimden biri olan eski Devlet Bakanı Cavit Çağlar, Azerbaycan’da Ebulfez Elçibey’in cumhurbaşkanlığı koltuğundan indirilerek yerine Haydar Aliyev’in getirilmesi sürecini Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ile birlikte bizzat yönettiklerini ve doğrudan müdahil olduklarını yazıyor.

Çağlar, "Cavit Çağlar: Fırtınalı Bir Yaşamöyküsü" isimli biyografi kitabında ve verdiği mülakatta, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (KEİ) kuruluşundan Azerbaycan’ın toparlanma sürecine kadar uzanan tarihi olayların gizli kalan ayrıntılarını anlatıyor.

"Otelden Kaçtı, Üsküdar’da Bir Takside Sızmış Halde Bulundu"

Süreci tetikleyen ve Demirel ile birlikte karar almalarına neden olan gelişmenin KEİ toplantısı için İstanbul’a gelen heyetler sırasında yaşandığını belirten Çağlar, Elçibey’in sabaha karşı 04.45’te kaldığı otelden aniden ayrıldığını aktardı.

Emniyet birimlerinin geniş çaplı araması sonucunda Elçibey’in Üsküdar’da bir taksinin içinde içkinin etkisiyle sızmış halde bulunduğunu öne süren Çağlar, hemen ardından Çankaya’daki Başbakanlık Konutu’nda Türk devletleri liderlerine verilen akşam yemeğinde yaşananları da anlattı.

Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülke liderlerinin yemekte çok miktarda alkol tükettiğini ve bir süre sonra Elçibey ile dalga geçmeye başladıklarını ifade eden Çağlar, "Bu durum Süleyman Demirel ile benim çok dikkatimi çekti. Elçibey Türk milliyetçisi, şair ruhlu, romantik bir adamdı; ancak diğer liderler arasında düştüğü durumu gördükten sonra onu göndermeye kesin karar verdik" dedi.

Hasret Köprüsü İle Başlayan Dostluk Ve İkna Süreci

Haydar Aliyev ile olan güçlü dostluklarının 1992 yılında Nahçıvan’daki Hasret Köprüsü’nün açılışı sırasında başladığını ve sonrasında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Fatih Camii’ndeki cenaze törenine kendi bakanlık makam aracıyla birlikte gittiklerini hatırlatan Çağlar, stratejinin adım adım nasıl hayata geçirildiğini şöyle anlattı:

"Elçibey’e gittim, 'Sıkıntılar var. Haydar Bey’i al, meclis başkanı yap' dedim. O dönemde ben de Bakü’de NTV’nin ofisini açma hazırlıkları yapıyordum. Elçibey’i ikna ettik; Haydar Bey geldi ve Meclis Başkanı oldu. Ardından ara seçimler sürecinde Haydar Bey’i Dalaman’a götürdük, seçim otobüsünün üzerine çıkardık. Kendisine 'Haydar Bey, nasılsın?' diye sordum, bana 'Kardaşım ben hazırım' yanıtını verdi. O cevabı aldıktan sonra dönüp Elçibey’e 'Bırak bu işi' dedim. İkisini de bizzat ikna ettim ve Elçibey görevi bıraktı."

Süreçte Elçibey’in arkasında dönemin MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in durduğunu ve Türkeş’in aynı zamanda hükümete destek verdiğini hatırlatan Çağlar, Türkeş ile yaptığı görüşmeyi de aktardı. Türkeş’e "Gelin bize destek verin, bu iş Elçibey ile gitmeyecek" dediğini belirten eski Devlet Bakanı, Türkeş’in yorum yapmadığını ancak operasyona hiçbir şekilde engel de olmadığını ifade etti.

 

Moskova’ya Bilgi Verildi, Düzenli Ordu Kuruldu

Türkiye’nin komşu bir ülkenin yönetimine doğrudan müdahale ettiği ve bu adımın devlet kararı olduğunu vurgulayan Çağlar, Rusya’nın bölgedeki jeopolitik hakimiyeti nedeniyle gelişmelerden Moskova’nın da haberdar edildiğini belirtti.

Elçibey’in istifa ederek Nahçıvan’a gitmesinin ardından meclisin Haydar Aliyev’i cumhurbaşkanı seçtiğini ifade eden Çağlar, Aliyev yönetiminin kurulmasıyla birlikte Türkiye’nin desteğinin hız kazandığını söyledi. Çağlar, Türkiye’nin Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin ve düzenli ordunun tesis edilmesine hayati düzeyde askeri katkı sağladığını kaydetti.

Asrın Anlaşması Ve Bölgesel Güç Dengesi

Haydar Aliyev’in iktidara gelmesinden kısa süre sonra uluslararası konsorsiyumla imzalanan ve tarihe "Asrın Anlaşması" olarak geçen petrol mutabakatının Azerbaycan’ın mali yapısını kökten değiştirdiğini ve devlet petrol şirketi SOCAR’ın gücünü katladığını belirten Çağlar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji ve stratejik iş birliğinin de bu adımlarla ivme kazandığını dile getirdi.

Çağlar, Sovyetler Birliği Politbüro üyeliğine kadar yükselmiş tecrübeli bir devlet adamı olan Haydar Aliyev’in 1999 yılındaki bir televizyon röportajında kendisinden "benim dostum" diyerek övgüyle bahsettiğini de hatırlattı.

Günün Diğer Haberleri