Cemiyetin 1951'den bugüne uzanan üç çeyrek asırlık birikiminin Türkiye’nin var olma ve demokrasi mücadelesiyle özdeşleştiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel teknoloji elitlerinin ve tekno-oligarkların gençliği hedef alan tahakkümcü kuşatmasına karşı milli ve manevi değerlerle donatılmış bir neslin hayati kalkan oluşturacağını söyledi.
"İlim Yayma'nın felsefesi Türkiye'nin var olma felsefesidir"
Konuşmasında İlim Yayma Cemiyetinin köklü geçmişine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin kuruluş harcında yer alan Seniyüddin Başak, General Ömer Cemal Karabekir, emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer ve Sebilürreşad yazarı Hasan Hikmet Demirbağ gibi isimleri rahmetle andı. Tek parti döneminin baskıcı uygulamalarına ve imam hatip okullarının kapısına kilit vurulduğu karanlık süreçlere işaret eden Erdoğan, cemiyetin açtığı çığırla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihi aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir. Kuruluş felsefesi Türkiye'nin var olma felsefesidir. 'Allah ve ahlak' demenin yasaklandığı, elifba kitaplarının suç aleti sayıldığı bir devrin ardından cemiyetimiz karanlıkları delen bir güneş misali doğmuştur. Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra Türkiye'nin ilk imam hatip okulunu açmış, ardından 100'ü aşkın okulun inşasına öncülük etmiştir. 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin diktiği fidan; bugün 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle dev bir çınara dönüşmüştür."
Tekno-oligarkların kültürel tahakkümüne karşı net tavır
Dünyanın yapay zekâ ve dijitalleşmeyle belirsiz bir geleceğe doğru sürüklendiğini, kendilerini imtiyazlı gören küresel teknoloji baronlarının kural tanımaz bir hayat tarzını dayattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, okullarda son dönemde yaşanan hadiselerin bu tehlikenin somut göstergesi olduğunu ifade etti:
"Kendini seçilmiş gören tekno-oligarklar dünyayı oyun alanı sanıyor; hedef kitleleri ise doğrudan gençlerimizdir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden bu yeni nesil elitler karşısında evlatlarımızı nasıl koruyacağımız hayati önemdedir. İnsanı ve kainatı metalaştıran bu tahakkümcü zihniyete karşı en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği, İlim Yayma gençliği olacaktır. Teknolojiyi insan merkezli geliştiren, vicdanını ve köklerini kaybetmeyen bir nesil inşa etmek mecburiyetindeyiz."
"Asrın idrakine İslam'ı söyletmek temel gayemizdir"
Mehmet Âkif Ersoy’un "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı" mısrasını hatırlatan Erdoğan, cemiyetin gelecekteki vizyonunun sadece geçmiş hizmetleri tekrarlamak değil; bilimi, teknolojiyi ve sanatı yerli ve milli bir şuurla harmanlamak olduğunu kaydetti.
75 yıllık mücadele boyunca bu ocağı söndürmek isteyen odakların dün olduğu gibi yarın da pusuda bekleyeceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rütbe, koltuk ve zenginlik peşinde koşmadan ömrünü bu davaya vakfeden isimsiz kahramanların emanetini asla yere düşürmeyeceğiz. Ne bu camianın ne de aziz milletimizin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz" mesajıyla konuşmasını tamamladı.