En fazla değeri eğitime veriyoruz
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile iş adamı Osman Durmaz tarafından Yozgat'ın Çekerek ilçesine yaptırılan Osman Durmaz Anadolu Öğretmen Lisesi ve 200 kişilik kız öğrenci yurdunun açılış törenine katıldı.
Kültür - 03-11-2012 13:26
Çiçek, burada yaptığı yaptığı konuşmada, eğitim konusunun tüm ülkelerin en önemli ve en öncelikli konusu olduğunu söyledi.
Bütün ülkelerin en çok değer verdiği ve en çok kaynak ayırdığı alanın eğitim olduğuna dikkati çeken Çiçek, şöyle devam etti:
''Türkiye olarak biz de olabildiğince bütçe imkanları içerisinde eğitime destek vermeye, eğitim gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Ama devletin imkanları yetmiyor. Onun için hayırsever insanların desteğine ihtiyaç var. Bugün, eğitim çağında ilköğretimden üniversiteye varıncaya kadar 20 milyon insanımız var. Bunun bir devlet için, bir millet için ne kadar önemli bir değer, ne kadar önemli bir kaynak olduğunu, ne kadar şükredilmesi gereken bir husus olduğunu bilmemiz gerekiyor.
Dünyadaki 193 devletten belki üçte birinden fazlasının nüfusu, bizim gençlerimiz, çocuklarımız kadar bile değil. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına gelindiğinde dünyanın gelişmiş 10 ülkesi arasına girebilecek bir ülkenin böylesine bir kaynağa, imkana sahip olması şükredilecek bir husustur. Çünkü, bizim bundan başka çıkar yolumuz yok, en doğru yol bu, insanımızı iyi eğitmektir. Bizim öyle toprağı kazıp altından çıkaracağımız petrolümüz, doğalgazımız yok, avanta gelir kaynaklarımız yok. İnce iğne ile kuyu kazıp bu coğrafyada varlığımızı sürdüreceğiz. Bundan başka da çaremiz yok. Onun için insanlarımızı iyi eğitmemiz gerekiyor.''
Türkiye'de karşılaşılan sıkıntı ve zorlukların temelinde eğitim sorunu olduğunu anlatan Çiçek, şunları kaydetti:
''Sorunların temelinde ya eğitimsizlik ya da yanlış eğitim yatıyor. Öyle olduğu içindir ki bu alandaki boşluğu Meclis olarak kanun çıkartarak doldurmaya çalışıyoruz ama sorunu tümüyle ortadan kaldıramıyoruz. Sebebi, insanları yeteri kadar eğitememiş olmamızdan dolayıdır. Onun için 20 milyon gencimizi, çocuklarımızı iyi eğitebilirsek çağın şartlarına uygun, ülkemizin ihtiyaçlarına uygun, bilgiyle, beceriyle, kültürle, ahlakla donatabilirsek bu Türkiye'nin en büyük güç ve kuvvet kaynağı olacaktır. Bunun başka yolu da yoktur.''
13 riskli bölgenin 11'i Türkiye'nin etrafında
Eğitim aldığı sıradaki çektiği sıkıntıları da öğrencilerle paylaşan Çiçek, şöyle konuştu:
''Lise son sınıfa gelinceye kadar soğuk kuyu lastikle okula gitmiş gelmiş, palto denilen şeyi de üniversite birinci sınıfta zar zor bulmuş, hayırsever insanların verdiği burslarla okumuş olan bir insanım. Eğer okumasaydım bulunduğum nokta çok farklı olacaktır. Onunu için kestirme çözüm yolu yok hayatta. Kolay kazanç kapısı yok. Avanta gelir imkanları yok. Bir siyasetçi bulup bir yere kapağı atma dönemi geride kaldı. Bir tek doğru yol var o da okumak adam gibi adam olmaktır. Adam gibi adam olmanın yolu okumaktan geçiyor eğitimden geçiyor, bunun herkes farkında olması lazım. Onun için diyoruz ki bu 20 milyon gencimizi iyi yetiştirirsek Türkiye'nin sırtı hiçbir zaman yere gelemeyecektir.''
Dünyada 13 riskli bölge olduğunu vurgulayan Çiçek, şunları anlattı:
''Dünyanın dengesini değiştirecek, huzurunu kaçıracak, başını belaya sokacak 13 riskli bölgenin 11'i Türkiye'nin etrafındadır. Çevremiz bir belalı coğrafyadır. Bu coğrafyanın ortasında da Türkiye var, millet olarak biz varız. İnşallah burası bizim ebedi vatanımızdır. Ebediyete kadar burada alnımız açık, başımız dik, namerde muhtaç olmadan var olacak, yaşayacaksak bu, çocukların iyi eğitiminden geçiyor. Biz Türkiye olarak halen bulunduğumuz bu safhada bilgiyi kullanan toplumuz. Japonlar üretiyor, Almanlar üretiyor, Amerikalılar üretiyor, keşfediyor biz de o bilgiyi kullanıyoruz. Bu çok doğru bir yol değildir. Eksik bir yol. Bizim bilgiyi kendimizin üretmesi gerekiyor. Oturduğunuz yerden de bilgi üretilmiyor. İşte bu okullardan yetişecek insanlarımız bilim adamları olacak, ileride devletine milletine faydalı insanlar olacak.''
''Sıradan bir topluluk değiliz''
''Biz bir millete mensubuz, sıradan bir topluluk değiliz. Bir stadyumda gelişigüzel maç seyretmeye gelmiş bir kalabalık değiliz'' diyen Çiçek, şu ifadeleri kullandı:
'' Anadolu'ya ayak bastığımız 1071'den bu tarafa bu coğrafyada inşa ettiğimiz bir medeniyet var, bir kültür var. Biz bir kültür ve medeniyet üzerinde oluşan bir toplumuz. Yetiştirdiğimiz çocuklar elbette en son bilgileri öğrenecek ama evvela milletinin değerlerini öğrenecek. Yunus Emre diyor ya; 'İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.' Evvela kendini bilecek, büyük bir millete mensup olduğunu ve büyük bir medeniyetin varisi olduğunu bilecek. Böyle bir milletin mensubu olmaktan dolayı da gurur ve iftihar duyacak. Bu nesilleri yetiştirdiğimiz an Türkiye'nin bileğini bükecek hiç bir güç yoktur ve olmayacaktır. Yaşadığımız sıkıntılar, başımıza örülmek istenen çoraplar, bizi birbirimize düşürmek için fitne ve fesat gayretleri, Türkiye'nin önünü kesmek içindir. Türkiye'nin gücünü zayıflatmak içindir. Bizi içe döndürüp, kendi sömürge düzenlerini sürdürebilmek içindir. Bu tuzakları düşmemenin yolu yine eğitimden geçiyor. O nedenle Osman Durmaz kardeşim çok doğru bir iş yaptı. Burada insanlar kendisine hayır dua edecek.''