Gençler… Kökünüzü Ve Önden Gidenleri Unutmayın

Sevgili gençler… Size bugün nasihat değil, bir emaneti hatırlatmak istiyorum.

Fikir - 28-09-2026 19:50

 

Hayatınızın peşinden koşarken, hayatınızı mümkün kılan insanları unutmayın.

 

Telefonunuzdan, internetten, sosyal medyadan, dünyadan kopmayın demiyorum.

Ama bunlara bağlanırken kendinizden kopmayın!

 

Çünkü insanın en büyük kaybı parasını kaybetmesi değildir.

Kökünü kaybetmesidir.

 

Dininizi unutmayın.

 

Sabah gözünüzü açtığınızda telefonunuza bakmadan önce Rabb’inizin huzurunda iki rekât namazı düşünün.

 

Beş vakit namazınızı hayatınızın merkezine koyun.

“Vaktim yok” demeyin.

Çünkü insan dünyaya ayırdığı vakti Rabbine ayırmayı unutursa, bir gün elinde dünyadan başka hiçbir şey kalmayabilir.

 

Kur’an okuyun. Dua edin. Camiye gidin.

 

Ama dini sadece sözde bırakmayın.

Ahlakınıza yansısın.

Ticaretinize yansısın.

Arkadaşlığınıza yansısın.

Ailenize davranışınıza yansısın.

 

Büyüklerinizi unutmayın.

 

Annenizi babanızı arayın.

Hâlâ hayattalarsa ellerini öpün.

Yanlarına gidin.

Bir çaylarını için.

 

Çünkü bugün “sonra giderim” dediğiniz insanın yarın mezarına gitmek zorunda kalabilirsiniz.

 

İşte hayatın en ağır cümlesi budur:

 

“Keşke daha çok arasaydım…

Keşke daha çok ziyaret etseydim…

Keşke son konuşmamızda gönlünü kırmasaydım…”

 

Gençler…

 

Bizden önce yürüyenleri unutmayın.

 

Büyükbabalarınızı, büyükannelerinizi, amcalarınızı, dayılarınızı, teyzelerinizi, hocalarınızı, öğretmenlerinizi…

 

Ve bugün aramızda olmayanları…

 

Mezarlarını ziyaret edin.

 

İsimlerini çocuklarınıza öğretin.

Onlar için dua edin.

Bir Fatiha okuyun.

 

Çünkü siz onların bıraktığı hikâyenin devamısınız.

 

Köyünüzü unutmayın.

 

Toprağınıza basın.

Büyüklerinizin evlerini ziyaret edin.

Aile mezarlığınızı bilin.

Çocuklarınıza “Burası bizim köyümüz” deyin.

 

Şehrinizi unutmayın.

 

Vatanınızı unutmayın.

 

Toprağın kıymetini sadece üzerinde bina yükseldiğinde anlamayın.

O toprağın altında dedelerinizin, ninelerinizin ve şehitlerimizin emaneti olduğunu bilin.

 

Şehitlerinizi unutmayın.

 

Onların isimlerini sadece tabelalarda görmeyin.

Hayatlarını okuyun.

Çocuklarınıza anlatın.

 

Çünkü bugün özgürce konuşabiliyorsak, ezanımız okunuyorsa, bayrağımız dalgalanıyorsa, bunun arkasında bedel ödemiş insanlar vardır.

 

Hocalarınızı unutmayın.

 

Size elifbayı öğreten hocanızın, Kur’an öğreten hocanızın, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğreten öğretmeninizin hakkını unutmayın.

 

Bir gün makamınız, paranız, diplomanız olabilir.

 

Ama size ilk harfi öğreten insanın hakkı başka hiçbir şeyle ölçülmez.

 

Arkadaşlarınızı da unutmayın.

 

Ama arkadaşınızı seçerken dikkat edin.

 

Sizi namaza götüren arkadaş başka,

sizi günaha sürükleyen arkadaş başkadır.

 

Sizi çalışmaya teşvik eden başka,

tembelliğe alıştıran başka.

 

Sizi ailene saygılı olmaya çağıran başka,

ailenden koparan başka.

 

Arkadaşınızı siz seçersiniz; ama bir süre sonra arkadaşınız sizin kim olduğunuzu belirlemeye başlar.

 

Ve gençler…

 

Kolay para peşinde koşmayın.

 

Emeksiz hayat, zahmetsiz başarı, çalışmadan makam, üretmeden kazanç hayali kurmayın.

 

Meslek öğrenin.

Zanaat öğrenin.

Çalışın.

Üretin.

Elinizden bir iş gelsin.

 

Üniversite okuyorsanız ilimle beraber meslek sahibi olun.

Meslek öğreniyorsanız kendinizi geliştirin.

Ne yaparsanız yapın, “Ben bu topluma ne katıyorum?” diye sorun.

 

Erken yaşta sorumluluk almaktan korkmayın.

 

Aile kurmaktan, çalışmaktan, yük taşımaktan kaçmayın.

 

Çünkü hayat sadece rahat etmek için verilmedi.

 

Hayat imtihandır.

 

Gençler…

 

Bir gün siz de yaşlanacaksınız.

 

Bir gün sizin saçlarınıza ak düşecek.

Bir gün sizin çocuklarınız telefonlarına bakıp sizi dinlemeyecek belki.

 

O gün geldiğinde, bugün büyüklerinize nasıl davranıyorsanız, hayatın size de aynı dersi verebileceğini unutmayın.

 

Öyleyse bugün hayattayken kıymet bilin.

 

Annenizin elini öpün.

Babanızı arayın.

Büyüklerinizi ziyaret edin.

Hocalarınızı hatırlayın.

Mezarlarınızı ziyaret edin.

Köyünüze gidin.

Toprağınıza sahip çıkın.

Namazınızı kılın.

Kur’an okuyun.

Çalışın.

Meslek öğrenin.

Ailenizi koruyun.

İyi arkadaş seçin.

Vatanınıza, milletinize ve devletinize karşı sorumluluğunuzu bilin.

 

Ve en önemlisi:

 

Nereden geldiğinizi unutmayın.

 

Çünkü bizden önce bu dünyadan geçenlerin çoğu bugün aramızda değil.

 

Dün bizimle aynı sofraya oturanlar bugün toprağın altında…

 

Dün bizimle konuşanlar bugün sessiz…

 

Dün bizim elimizden tutanlar bugün bizden sadece bir dua bekliyor.

 

Onlara verebileceğiniz en güzel hediye bazen bir Fatiha’dır.

 

Ve unutmayın:

 

Bir gün biz de onların arasına katılacağız.

 

O gün arkamızdan ne kadar para bıraktığımız değil,

nasıl bir insan bıraktığımız konuşulacak.

 

Rabbim bizden önce göçüp giden bütün büyüklerimize, hocalarımıza, yakınlarımıza ve şehitlerimize rahmet eylesin.

 

Bizlere de onların bıraktığı emanete sahip çıkmayı nasip etsin.

 

Gençler… Dünyayı tanıyın ama kendinizi unutmayın.

Geleceğe yürüyün ama geçmişinizi çiğnemeyin.

Yükselin ama kökünüzü inkâr etmeyin.

 

Çünkü kökünü unutanın gölgesi de uzun sürmez.

Günün Diğer Haberleri