Gerektiğinde...

Vazgeçebilmek

Köşe Yazıları - 19-09-2013 11:30

Vazgeçebilmek.
Kendimden vazgeçtikçe ben oldum.
 
Ne ağır bir sınavdır vazgeçebilmek. Vazgeçemediklerimiz ve vazgeçmek zorunda olduklarımız  ne kadar çok yorar, hırpalar, acıtır bizi...
 
Kimi sevdiğinden vazgeçemez; ama artık seni sevmiyordur. İnatla kalır, direnir, delirir, nasıllar ve niçinler beynini kemirir. Bu sevda artık onu mutlu edip huzurlu kılmak yerine karanlık, derin bir çukura çeker; ama yine de büyük bir inatla gururuna yenik düşer. Vazgeçemez.   
 
İnsan zihninde "kaybetmek" kelimesi ile aynı yerde, yan yana durur "vazgeçmek" kelimesi. Kim vazgeçerse kaybetmiş demektir. YANILGI. Asıl vazgeçilmesi gerektiği yerde inatlaşarak kalmaktır kaybetmek. Sevdalıklar inat sevmez. O billur bir kalbe doğar, o kalpte kalmak ona eziyet olduğunda gitmek ister. Vazgeçildiğin yerde, vazgeçebilmektir sevda.
 
Yaşam ışıltımızı çalan her ayrıntıdan vazgeçmeyi bilmeli insan.
 
Bir şehirde vali olmuşsunuzdur. İlk günlerde kafanızda projeler, coşkulu ve istekli yolda olursunuz. Günler ilerledikçe ne kadar çok projeye imza attığınızı siz bile sayamaz hale gelirsiniz; ama öyle bir zaman gelir ki yakanıza tükenmişliğin yapıştığını hissedersiniz. Aslında farkında olduğunuz bir yorgunluğun sessizliği çöker üzerinize ve fısıldamaya başlar size "Artık buradan gitme vakti." Sebebini tam olarak bilemediğiniz bir yenilgi duygusu büyümeye başlar içinizde ve bulunduğunuz mevkiden vazgeçemezsiniz.
 
Vazgeçtiğiniz
Sonu bir türlü gelmeyen sevda hikayesi de olabilir,
Uzun zamandır üzerinde çalıştığınız bir proje de olabilir,
Sizi huzursuz eden bir arkadaşla görüşmeme kararı da olabilir,
Sizi her geçen gün tüketen, ruhunuzu kemiren evliliğiniz de olabilir, Sevdayla bağlı olduğunuz; ama ekonomik olarak sizi ileri taşımayan bir şehirde...
 
Neyden vazgeçtiğiniz değil, neden vazgeçmeniz gerektiğidir önemli olan. Vazgeçebilen insan kendini kandırmayan insandır, egonun küçük oyunlarına gelmez. Zamanı iyi okumuştur. Kendini tanır, sever ve güvenir...
 
Zayıflık ve güçsüzlük belirtisi olarak algıladığımız vazgeçmek, asıl vazgeçemediğimiz de bizi güçsüz kılar. Kronik bir ağrı gibi bize yapışıp onunla yaşamak durumunda kaldığımız bir acıya dönüşür.
 
O yüzden gitmek gerektiğinde gidebilmeli insan.
Vazgeçmek gerektiğinde vazgeçebilmeli.
Uzaklaşmak gerektiğinde yorulmadan adımlayabilmeli yolları...
Ayrılmak gerektiğinde bırakabilmeli tuttuğu eli...
 
Zühre Meryem Kaya
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın