İnsan, çoğu zaman bir anda kopmaz; aksine, fark edilmeyen küçük uzaklaşmaların birikimiyle, kendi içinden yavaşça çözülür.
Bugünün gençliğinde gözlemlenen yön kaybı da bu bağlamda ele alınmalıdır. Bu durum, yalnızca bireysel tercihlerle ya da geçici dalgalanmalarla açıklanamayacak kadar derindir.
Daha çok, insanın kendisini yerleştireceği bir anlam zeminini giderek kaybetmesiyle ilgilidir.