İNSANLIK MANİFESTOSU
Ey insanlar!
Dikkat edin!
Tebliğ etti mi? Etti
Köşe Yazıları - 29-09-2013 12:08
Ey insanlar!
Dikkat edin!
Tebliğ etti mi? Etti....
Ey Allah’ım sen şahit ol....
Yetmiş Bin şeytan çocuğunun cirit attığı dünyada günahsız kalabilmek her ne kadar imkansızmış gibi görünse de elimizin altında ki mahşer sınavının kopya kağıtlarını kullanarak insanlığımızı korumayı başarabilmemiz hiç de akıl dışı değil.
Dünya! Ne yazık ki yaşanabilir bir dünya değil artık.Ne zaman yaşanabilir oldu, bunun cevabıda yok.Yaşlı ve yorgun Dünya .Tutarsız sendeliyor.İnsanlığın geldiği nokta akla zarar sefalet hali.
Ey insanlar!
Cahiliye Döneminden Milenyum Çağına ışıklı kollarını tüm insanlığa uzatan bir sesleniş kulaklarımda. Ben duydum.Tüm insanlık duysun istiyorum.Ufalanan hayatlara çare olur umuduyla.
“Atalarını yiyen sıradan insanlar ’’gördü bu yeryüzü.İrinli tiksindirici görüntüler .
Dünyayı gaz odasına çevirenleri gördü.Ölüm kusan çeliklerin iç titreten sesiyle irkildi.Cebi dolu aç insanlar gördü.Gönlü boş sefiller.Kağıt parçasıyla şeref satın almaya çalışan na_şerefliler.Kuyu kazıcılar.Aydınlıktan ödü kopan koca koca adamlar gördü. Kendisiyle kavgalı insanları seyretti yeryüzü,yüzünde acıyla karışık tebessümle.Sahnede insan sayısınca oyun sahnelendi.Kim oynayan kim seyirci belli değildi.Halen oyun sürmekte rollerde ki kişiler değişse de sahne aynı sahne,oyun aynı oyun.Hayat oyunu,yaşamak oyunu!Kuralları daha bir bozulmuş.Gogolun paltosu yenilense de,Balzac’ın pansiyonu baştan dekora edilse de sahnede pek değişen bir şey yok aslında.Sahne de bir silah var ve durmadan patlıyor.Her patlayışın da yara alan da , ölen de insanlık.Tarih tekerrürden ibarettir sözüne istinaden.
Keserin,sapın döneceğini hesap edemeyen ince hesapcıların ,yeryüzünün Orta! Yerinde sergiledikleri iç bulandırıcı oyunlar.
Ey insanlar!
Şimdi günah çıkartalım .Siz seversiniz,” günah çıkartmayı.”insanlığın ölümüne omuz veren, güzelden yana her ne varsa üzerine kurşun yağdıran ölüm tüccarları!
Çaresizliğin acı çığlıkları evrende :Unuttun mu bizi Tanrım!
Kim kimi unuttu? Tanrı mı insanoğlunu insanoğlu mu Tanrıyı?
Dünyadaki tüm kötülüklere hepimiz ortağız aslında.Suskunluğumuzla ortağız.
Gerçekten sizce de umut bitti mi ? öldü mü hayat ?yok mu oldu insanlık? Bitti mi Dünyalık hayallerimiz?
Gün ışığını gören her canlı için vardır umut. Ben, “Hayatımın bittiğini söyleyen doktoru gömüp toprağa,yüzümü güneşe çevirdim.
Güneş; bin yıl önce de aynı doğuyordu bin yıl sonra da aynı doğacak.Dünya yaşlı ama aynı dünya.Değişen insanlar!Değişen insanlık halleri!
Bedenler görüyorum sokak aralarında ayakları başta,başları ayaklarında.Bir başlarına.Karanlıkta, kaybettikleri kimliklerini bulmaya çalışan başsız bedenler.Telaşlı.Çaresiz.Korkak .İnsan görünümlü akrep bedenler.Her adımlarında bir maskesi düşüveriyor ayak olmuş başuçlarına.Yorgun ,bir o kadar mutsuz insanlar.Gözlerimi dikiyorum fersiz gözlerine.Umutsuz,karamsar gözleri.Dıştan ,çifte su verilmiş çelik misali güçlü, içleri koflaşmış et yığını insan gözleri.
İnsanlık şu an neyin sancısını çekiyor?Dünyanın rahminden kazınan hangi tarihi suçun piçi!
Bizler;Dünyanın tüm insanları; birleşmeliyiz.Bu gidişata dur diyebilmek adına.Dünyayı ve insanlığı yeniden inşa etmeliyiz.Bir el atsanız siz de diyorum!
Bizler bu Dünyanın tüm insanları;İnsanları sınıflara ayıran,Güçsüzü ezip geçen bu ölümcül sistemin gücüne karşı birleşmeliyiz.İnsanlığın kurtuluşunu ,birleşme,dayanışma ve baş kaldırmayla dünyanın bu gün kü sahibi bizler başarmalıyız.Yoksa hep beraber yok olup gideceğiz.Marks’ın kapitalindeki gibi ,yok olup gideceğiz.
Barika_i hakikat,müsademe_i efkardan doğar ! demiş Atalarımız.Ne kadar doğru söylemiş.Hakikat güneşinin doğmasına yardım etmek için atın sizde fikirlerinizi ortaya bırakalım çarpışsınlar.Sonunda doğruya ,güzele ve insanlık adına bir kurtuluşa ışık tutacaksa.
Yaşanabilir bir dünya kurabilmek adına yapalım bunu.İnsanca,kardeşce,barış ve hoşgörüyle yaşamayı başarabilmek adına yapalım .
Dünyanın çatısından bakıyorum yeryüzüne.Yeryüzü insanına.
İçim acıyor.Sevgi adına,barış adına bir iz arıyorum.
Kin ve kan kokuyor Ortalık!
Bir çare diyorum ,yok olan değerler adına.Yok olmaya yüz tutan insanlık adına. Bir çare?
Gözüm çalışma masamın orta yerinde duran kitabın kapağına takılıveriyor bir anda bunca fikir keşmekeşi arasında.Işıklar yanıp sönüyor beyin hücrelerimde.Yüzümde ‘Gece yarısı Çocukları’nın utancı....
Hz.Muhammed Ve Evrensel Mesajı!
Gülümsüyorum kendime .Çareler elimizin altında aslında, görmeye yürek gerek.Gören gözle değil,gönül gözüyle bakınca anlıyorsun ki bu gün gelinen noktaya bin yıl öncesinden çareler üretilip konmuş zaten önümüze.Her kilitli kapının bir anahtarı vardır.Ben de kilit altı düşüncelerimin sır kilidine ulaşıveriyorum bir anda.Bin yıllık yolculuğa gönül gözümü açıp çıkıyorum.Gören dünyalık gözümü kapıyorum.Cemre_i Akabedeyim .Bende elimdeki yedi taşı atıyorum.Kurbanlık develerin kesilişini seyrediyorum.Kabe etrafında tavaftayım.(Allah nasip eder inşallah cümlemize)Rebia b. Ümeyyenin yanına oturuyorum.Tek kelimesini kaçırmamak adına, söylenecek sözlerin.
Gün:Büyük Hac günü.9 Zilhicce 10/6 Mart 632
Yer:Adem ile Havva’nın yeryüzünde buluştukları Urane vadisinde,Arafat Meydanı
Günlerden Cuma.(Arefe)Ve meydanda yüz bini aşkın Müslüman.
Kasva adlı devesinin üzerinde;
Yüce Allah’ımızın ‘Biz seni Ancak Alemlere rahmet olarak gönderdik’ buyruğuna muhatap kıldığı ve insanlık Tarihine son Peygamber olarak gönderdiği Muhammed Mustafa(s.a.v).
Ey İnsanlar !diye söze başlıyor.Anlıyorum ki tüm insanlığa sesleniyor.Cahiliye döneminden milenyum çağına, bana sesi ulaştı.Tüm insanlara da ulaşsın istiyorum.
VEDA HUTBESİ!
‘Olabilir de bunu bildiren kimse,burada bulunupta işitenden daha iyi anlar ve muhafaza eder’.Ben okudum kendimce anladım yüreğimde muhafaza ediyorum.Şuna inanıyorum her insan ömründe mutlaka bir kez okumalı bu metni.Kendi düşünce yapısı ve vicdan muhakemesiyle değerlendirmeli.
Dünyanın ve insanlığın ,içinde yaşadığımız çağda ,akıl almaz derecede kötüye giden gidişatına olan kaygımdan dolayı bu çok değerli metni okuyanlarımız için tekrar hatırlama,hiç okumamış olanlarımız için okuma vesilesi olması açısından paylaşmak istedim.Metni ister bir toplum bilimci,ister insan hakları,İster Kadın Hakları,ister Hukuk, isterseniz kendi düşünce alanınız her ne ise o açıdan ele alıp değerlendirin.Tüm sorularınıza Evrensel ve akla yatkın çözümler üretip ,cevap verdiğini göreceksiniz.
Yol ile Yoldaşı biraraya getirebilmekmiş marifet.Yol belli yoldaş belli.Bize düşen Can ocağında pişmeyi öğrenmek .
Tüm insanlığın Allah yar ve yardımcısı olsun...
Veda Hutbesi Tam metni;
"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, ben de O'nun kulu ve Resulüyüm."
"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. Ey insanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.
Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.
Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.
Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu İlyas bin Rabia'nın kan davasıdır.
Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.
Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
Ey Mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve benim sünnetimdir.
Mü'minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.
Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.
Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.
Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:
- Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.
- Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.
- Zina etmeyeceksiniz.
- Hırsızlık yapmayacaksınız.
Ey insanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?
Tüm insanlar birden şöyle dediler: "Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şehadet ederiz!"Dedik mi? Dedik!
Bunun üzerine Muhammed şehadet parmağını kaldırdı, sonra da insanların üzerine çevirip indirdi ve şöyle söyledi:
"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab!"
Ben İlahiyat Bilimci değilim eğer,sürçi lisanım olduysa af ola...Benim fikirlerimdir .Fikirlerimi belirttim.Allah tüm insanlığa derin görüş ve basiret ihsan eylesin...
Saygılarımla