KAMUOYUNA

Bismillahirrahmanirrahim Kandıra F tipi cezaevinde, adeta dikatatörlüğünü ilan etmiş, paralelci-haşhaşi-masonik örgüte mensup bir cezaevi müdürü...

Güncel - 29-04-2014 08:43

Hükümlü ve tutukluların bütün haklarını gaspediyor. Kendini, yasaların ve kanunların üstünde görüyor.

Bir mahkumun en doğal hakkı olan "mektuplaşma hakkını" engelliyor. Dışarıdan gelen mektupları mahkumlara, mahkumların gönderdiği mektupları da dışarı göndermiyor. Özellikle siyasi mahkumların, cezaevi yönetiminin keyfi uygulamalarını anlatan mektuplar başta olmak üzere, bazı tutsakların çocuklarından gelen mektuplara kadar el konuluyor.
 
Keyfi olarak "disiplin cezası" adı altında, hükümlü ve tutukluların her türlü hakkını engelliyor. Cezaevinde uygulanan kanun dışı uygulamalar protesto edildiği anda, disiplin cezaları ile mahkumlar "ehlileştirilmeye-uslandırılmaya" çalışılıyor.
 
Cezaevine girişte, insanlık onuruna aykırı olarak çıplak arama yapılıyor. F tipleri zaten üst düzey güvenlikli cezaevi olmasına rağmen çıplak arama yapılıyor ve itiraz edenlere de disiplin cezası uygulanıyor.

Siyasî mahkûmların yanına, cezaevi idaresine ajanlık eden adlî mahkûmlar verildiği, bu adlî mahkûmların cezaevindeki gardiyanlarla anlaşarak, siyasilerin değerlerine küfrettiği, onları kışkırttığı ve böylece bütün haklarının ellerinden alınmasını sağlanıyor. Siyasî tutsakların, sebepsiz yere tek kişilik hücrelere tıkıldığı, gardiyanların kalabalık gruplar halinde gelerek, sessiz oda denilen bu hücrelerde tutsaklara saldırılıyor.
 
Haftalık 10 saat olması gereken sohbet hakkı, keyfi olarak AYLIK 12.5 saat ile kısıtlanarak, mahkumların sohbet hakları da çalınıyor...

Bu ve buna benzer bir çok keyfi uygulamalarla, zaten her halukarda insan haklarına aykırı olan tecrit koşulları daha da ağırlaştırılıyor.
 
Özellikle İslamcı tutsaklara cezaevi yönetiminin kin ve husumetinin sebebi nedir?
 
Burayı Guantanamo kendilerini de Amerikalı mı zannediyorlar?
 
Müslüman halkın oylarını alarak iktidar olan bir hükümetin, kendisi de İlahiyat kökenli olan bir Adalet Bakanı'nın sorumluluğunda olan bir cezaevinde bunların yaşanması hayli manidardır.

Acaba bu kadar keyfi uygulamadan Adalet Bakanı'n da haberi var mıdır?
 
Sistematik olarak İslamcı tutsakları "uslandırmak" mı istiyorlar?
 
Çoğu 28 Şubat döneminin mağduru olan bu tutsakların çalınan onca senesi yetmedi mi ?
 
Buradan yetkililere soruyoruz;
 
Babasız büyüyen bu çocukların vebalini nasıl ödeyeceksiniz ?

Sırf Müslüman olduğu için, Müslümanca, insan gibi bir yaşamın sistemini kurup bu minvalde fikirler ürettiği için, Telegram-Zihin Yönlendirme işkencesine maruz bırakılan ve 17 yıldır tek kişilik bir hücrede - namaz kılacak yeri bile olamadan hayatına devam eden Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun vebalini nasıl ödeyeceksiniz ?
 
Unutmayın Pensilvanya'nın bedduası tutmaz ama bu Müslümanların ve ailelerinin ahı sizin peşinizi bırakmaz.
 
Cezaevleri Adalet bakanlığına, adalet bakanlığı da hükümete bağlıdır. Dolayısıyla buradan hükümete çağrımızı seslendiriyoruz;
 
İlk olarak, Guantanamo'ya çevirilmiş Kandıra F Tipi Cezaevindeki bu tutsaklara yapılan zulme son verilmeli ve bunun sorumlularına gereken ceza verilmeli..
 
Acilen bir ekip kurulup Bolu F Tipi Cezaevinde, Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'na yapılan Telegram işkencesi ve bu işkenceyi yapanlar tesbit edilmeli ve gereken ceza verilmeli..
 
28 Şubat yargı kararları ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmalı ve yeniden yargılanma şartları hafifletilmelidir.
 
Özellikle sayın Başbakana sesleniyoruz buradan;
 
Bu insanlar sırf pazarlıksız Allah ve Rasulü dediği için cezaevinde.

Çok değil, oğlunuz Bilâl için yaptıklarınızın binde birini yapsanız bu zulum son bulacaktır. İki dudağınız arasından çıkacak bir lafla bu duruma son verme imkanınız varken hâla neyi beklemektesiniz anlam veremiyoruz.. En kısa zaman içinde ''AÇIKLAMA DEĞİL'', bu zulmün son bulması için gerekli müspet adımların atılmasını bekliyoruz..
Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı