Kapitalizm, neoliberalizm, küreselcilik, sosyalizm, kominizm ve diğer bütün beşerî sistemler, insanı hakikatinden uzaklaştıran ortak bir zihniyet inşa etmiştir. Bu zihniyet, insanı yalnızca üreten, tüketen, haz peşinde koşan ve anlamdan mahrum bırakılmış bir ”varlığa” dönüştürmüştür. Bugün dünyanın içine sürüklendiği ruhî çöküşün, toplumsal şiddetin, aile dağılmasının ve gençlik buhranının arkasında işte bu zihniyet yatmaktadır.
Türkiye artık bu gidişatı dışarıdan seyreden bir ülke olamaz. Dünyada dalga dalga yayılan kültürel çürüme, okul şiddetleri, dijital bağımlılık, kimlik krizleri ve aile çözülmesi artık bizim kıyılarımıza da vurmaya başlamış, tesirleri ülkemizde de bütün ağır sonuçlarıyla görülür olmuştur. Bu konu içinde kültürümüz, kimliğimiz, tarihimiz olan bir millî güvenlik meselesidir. Bir ülke sınırlarını koruyabilir, ekonomisini ayakta tutabilir; fakat neslini kaybediyorsa geleceğini de kaybediyor demektir. Son Siverek ve Kahramanmaraş okul hadiselerini bu cepheden de okumalıyız.