Kardeşlik Meselesine Omuz Vermeliyiz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kurtulmuş, herkesin kardeşlik meselesine omuz vermesi gerektiğini belirterek, bütün siyasetçilerin elini vicdanına koymasını istedi.

Kültür - 26-02-2013 08:35


Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uzun yıllar, son derece karanlık ve kötü şartların içinden geçerek bugünlere geldiğini ifade etti.
 
Kurtulmuş, Türkiye'de halkın yaşam tarzını, diyanetini, inançlarını, düşüncelerini, kılık kıyafetini değiştirmeye yönelik, ''modernleştirme'' projesi uygulandığını, İttihat ve Terakki döneminden başlayarak birçok darbe sürecinin hayata geçirildiğini söyledi.
 
Bu süreçlerde Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Hrant Dink gibi isimlerin öldürüldüğünü, 10 binin üzerinde kişinin faili meçhul cinayete kurban gittiğini hatırlatan Kurtulmuş, ''18-20 yaşındaki gencecik kız çocuklarımızın karşısına dikilerek, 'Başörtüsüyle üniversiteye giremezsin' diyerek, işkencehanelerde, psikolojik işkencelerden, ikna odalarından geçirildi'' ifadelerini kullandı.
 
Turgut Özal, Orgeneral Eşref Bitlis, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümleri üzerindeki şüphelere değinen Kurtulmuş, ''Dosyalar kapanmış olabilir ama insanların vicdanlarında ve akıllarında o dosyalar kapanmadı'' dedi.
   
Yeni anayasa
   
Türkiye'nin zor, karanlık, uzun dehlizlerden sonra istikametinin belli olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
 
''Gideceğimiz yeri söylemek için söylüyorum: Birincisi yeni Türkiye. İstikamet orasıdır. Türkiye yeni anayasasıyla, diğer bütün 12 Eylül rejimini ortadan kaldıracak olan anayasası, siyasi partiler yasası, diğer düzenlemeleriyle... İnşallah sadece halkın egemen olduğu, kayıtsız şartsız milletten başka hiçbir sözün geçerli olmadığı yeni bir Türkiye'yi inşa edeceğiz. Bu milletin, bizim üzerimize vermiş olduğu, bir yükümlülüktür. Bunu ortaya koymak, boynumuzun borcudur. Bunun için çalışmaya devam edeceğiz.''
 
Kurtulmuş, Türkiye'nin gideceği ikinci istikametin ''güçlü Türkiye'' olacağını belirterek, ''Türkiye'nin mutlaka güçlü olması lazım. Güçlü Türkiye'de bir insanın yere güçlü şekilde basması için iki ayağının da güçlü olması lazım. Aynen onun gibi. Bir taraftan ekonomik olarak güçlü olan Türkiye olacağız. Şehirlerimiz mahmur olacak. İnsanlarımızın refahı sağlanmış olacak. Bölgeler arasında, sınıflar arasında refah farkını olabildiğince azaltacağız. Ekonomik olarak güçlü bir Türkiye kuracağız'' diye konuştu.
   
Çözüm süreci
   
Konuşmasında ''çözüm sürecine'' değinen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
 
''Bir ayağımız ekonomidir. İkinci ayağımız da toplumsal olarak, içeride huzuru, barışı sağlamış olan bir Türkiye'dir, Türkiye'nin insanları arasında hiçbir farklılığın olmadığı, herkesin eşit ve özgür yurttaşlar olduğu bir Türkiye'nin inşasıdır. Bu milletin çocuklarının arasına konulmaya çalışılan fitnenin, ilelebet, ilanihaye ortadan kaldırılmasıdır. İnşallah sizlerin dualarınızla, beklentilerinizle ve gerçekten ferasetle bu süreç sona erdirilir ve Türkiye'de terör meselesi, terör belası bütünüyle sona ermiş olur.''
 
Kurtulmuş, Türkiye'de 30 yılı aşkın süredir terörün devam ettiğini ve terörün PKK'nın birkaç bin militanından ibaret olmadığını anlatarak, ''Eğer öyle olmuş olsaydı, bir tarafta birkaç bin kişi, bir tarafta yaklaşık bir zamanlar 1 milyonluk Türk Silahlı Kuvvetleri... 50 bin kere bu iş biterdi. Bunun arkasında hangi ülkelerin, hangi büyük güçlerin ne istihbarat destekleri, ne lojistik destekleri, ne siyasi destekleri, ne ekonomik destekleri olduğu ayan beyan ortada'' ifadelerini kullandı.
 
Terör meselesinin 30 yılı aşkın zamandır sürmesine rağmen, Türkiye'de insanların birbirlerine ''Sen Türksün'', ''Sen Kürtsün'' diye yan gözle bakmadığını aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:
 
''Bu milletin çocukları arasında bir iç savaş olmadı. Şimdi bir iç savaş sona eriyor ve barış sağlıyor değiliz. Bu milletin çocukları arasına konulmaya çalışılan bu fitneyi, ilanihaye kaldırmak için siyasi aklı, siyasi basireti, siyasi projeyi ortaya koyuyoruz. İnşallah bu oyunu bütünüyle ortadan kaldırıyoruz. Çünkü biz, tesadüfen bir araya gelmiş bir kitle değiliz. Bu ülkenin bütün insanları, bu ülkenin bütün çocukları, hepimiz aynı medeniyetin çocuklarıyız. Hepimiz Hazreti Adem'in torunlarıyız, hepimiz İbrahim'in milletindeniz, hepimiz Muhammed'in ümmetindeniz. Bu oyunu sona erdirecek iradeyi, inşallah ortaya koyuyoruz. Bu süreçlerde bazı provokasyonlar yapmak isteyenler olabilir. Bu millet inşallah bunlara hiç prim vermeyecek.''
   
''Gerçekten sorunu çözmek istiyor muyuz?''
   
Herkesin kardeşlik meselesine omuz vermesi gerektiğini belirterek, bütün siyasetçilerin elini vicdanına koymasını isteyen Kurtulmuş, ''Şu soruya cevap versinler: Biz gerçekten bu sorunu çözmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz? Kimisi çözmek istiyormuş gibi davranıp aslında bu sorunun devam etmesini istiyor. Kimisi buradan siyasi meseleler çıkarmaya çalışıyor. Bu meselede ne siyasi risk vardır ne siyasi rant vardır. Türkiye'de ilk kez bir Başbakan, sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan siyaseten hangi risk olursa olsun, biz bütün bu riskleri göze alarak bu süreci başlatıyoruz. Burada bir risk yok. Bir insanımızın daha ölmesinden daha yüksek bir risk olamaz. 32 senede 30 bin insanımız ölmüş. Bunun 8 bin tanesi güvenlik görevlilerimiz, sivil memurlarımız'' diye konuştu.
 
Terörün Türkiye'ye 400 milyar dolarla 1 trilyon dolar arasında bir maliyeti olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şunları söyledi:
 
''Bu parayı Türkiye teröre harcamasaydı ne olurdu biliyor musunuz? Bugün Esenler'de yaptığınız kentsel dönüşümü 30 sene önce yapardınız ve burada adam gibi bir Esenler kurulurdu. Eğer bu parayı Türkiye teröre harcamasaydı, uzaya gönderdiğimiz Göktürk 2 füzesini bundan 15-20 sene evvel gönderirdi. Türkiye bu parayı teröre harcamasaydı bugün dünya ölçeğinde birkaç tane otomobil markamız, bilgisayar markamız, cep telefonu markamız olurdu. Ama bir karanlık odak, 70'li yıllarda Türkiye'yi sanayileştirmeyen, bütün dünya sanayileşirken Türkiye'nin ayaklarına ayak bağı olan bir karanlık odak ya da karanlık odaklar, aynı şekilde Türkiye halkının arasına fitne sokmak için de yapmadık işler bırakmadılar. Onun için geldiğimiz noktayı iyi bilmemiz gerekir diye söylüyorum.''
   
''Ortadirek güçlü olursa, Türkiye'nin sosyal bünyesi güçlü olur''
   
Türkiye'de yaşayan insanların bugüne kadar fitnelere kanmadığını ve karanlık odakların amaçlarına ulaşamadığını söyleyen Kurtulmuş, ''İnşallah şimdi terörü de sona erdirerek, buraya harcadığımız gücü, emeği Türkiye'nin gelişmesine, Türkiye'nin bulunduğu seviyenin çok daha ileriye gitmesine harcayacağız. İnşallah Türkiye çok daha ileri bir ülke olarak, 2023'te dünyada söylediği sözün karşılığı olan, ne söylüyorsa onu uygulatan bir ülke olacak, böyle bir ülke olma gücüne kavuşacaktır'' dedi.
 
Kurtulmuş, esnaflara yönelik proje nedeniyle Esenler Belediyesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'ni de tebrik etti. Esnafların toplumun atılımcılık ruhunu güçlendiren ana unsurları olduğunu kaydeden Kurtulmuş, ''Asıl olan Türkiye'nin ortadireğinin güçlü olmasıdır. Ortadirek güçlü olursa Türkiye'nin sosyal bünyesi o denli güçlü olur'' diye konuştu.
 
Kurtulmuş, proje çerçevesinde iletişim, pazarlama gibi konularda 2.5 aylık eğitim programına katılan esnaflara, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu ve Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek ile sertifikalarını verdi.
 
 
Günün Diğer Haberleri