Laiklik Savunuculuğunda Eylem Birliği...
Toplum ;plânlı ve programlı bir şekilde,bilerek bir inançsızlık uçurumuna sürükleniyor
Türkiye - 30-04-2016 10:15
Toplum ;plânlı ve programlı bir şekilde,bilerek bir inançsızlık uçurumuna sürükleniyor. İnançsızlık beraberinde sapkınlığı ve sapkınlıklar da terör belasını ve toplumu zehirleyen diğer huzursuzlukları getiriyor.
Dış güçler, Avrupa Birliğine uyum adına, inanç yapımızı yerle bir edecek ve neslimizi ifsat edecek yasal düzenlemeler dayatıyorlar. Amaca uygun kadro da bu dayatmaları tam bir vazife adamı heyecanı ile ve el birliği içerisinde hayata geçiriyor. Bu düzenlemelerin neler olduğunu önceki yazılarımda defalarca işlediğim için tekrarında fayda görmüyorum.
TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman samimi bir Müslüman vatandaş kimliği ile “Anayasada laiklik olmamalı” şeklinde bir ifade kullandı. Buna laikliği din olarak algılayanların şiddetle itiraz etmeleri bekleniyordu. Ve onlar da bu tarihi sorumluluklarını (!) noksansız olarak yerine getirdiler.
Ne var ki, bu sözlere Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere ,iktidar partisinin sözcülerinin tamamı da CHP ile ortak hareket ederek Meclis Başkanına karşı anında tavır aldılar.
Sayın Kahraman’ın bu ifadesi halkın nabzını yoklamak için mi, samimi duygularını ifade etmek için mi kullandığını bilmiyoruz. Amaçları halkın nabzını yoklamak ise bundan toplumun öyle rahatsız olduğu söylenemez. Muhalefetin nabzını yoklamak ise onların manevi değerlerin korunması hususunda iktidar ile aynı paralelde oldukları önceden biliniyordu.
Yazdıklarıma kimse kızmasın ama bu olay bizim yıllardır dile getirmeye çalıştığımız bir hakikati gün ışığına çıkarmıştır. O da İslâmi hassasiyetler söz konusu olduğunda iktidarın ,CHP den daha farklı bir duruş ortaya koyma iradesinin olmadığıdır.
Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Kamalak’ın söylediklerini bir tarafa bırakıp, sadece çıktığı halkçı veya paralelci televizyon kanallarını bahane ederek, solcularla ortak hareket etmekle suçlayan ve Milli Görüş camiasını insafsızca eleştiren arkadaşlar, şimdi AKP nin laiklik sınavında CHP ile ortak eylemlerine nasıl bir kılıf bulacaklar doğrusu merak ediyorum.
Kafa kâğıdında dini İslâm olarak yazılı olanların ve dini hassasiyetleri ile bilinenlerin siyasi ihtirasları uğruna, laikliği din olarak algılayanlarla laiklik hususunda söylemlerindeki ton farklılığı olmasına rağmen, aynı niyette birleşmeleri ve hareket etmeleri ancak inanç sapması olarak tarif edilebilir.
Mekânı cennet olsun...Merhum Erbakan Hoca Milli Görüş haricindekilerin hiç birisinin diğerlerinden farklarının olmadığını söylerlerdi. Her zaman olduğu gibi hayatından sonra da yine o haklı çıktı. Milli Görüş forması çıkartılınca ondan sonra giyilen üniformanın hiç önemi yokmuş.
Dava adamı olmak; yandaş toplumlar karşısında yüksek tondan omurgalı olmaktan söz etmek, ancak zorluklar karşısında baskılara boyun eğmekle olmuyor. Belaların her taraftan yağmur gibi yağdığı zaman, dimdik ayakta durmak ve inandığı değerleri her şeye rağmen savunmakla oluyor.
Milli ve manevi değerlerimizle örtüşmeyen ve bizden olmayan batı merkezli kavramların ,dini değerlerin üstünde tutulması toplumu inanç dairesinin dışına atacak ve polisiye tedbirler çözüm olmayacaktır. Bugün yaşanan da budur. 29. 04. 2016