Yüksek Mahkeme, cezanın dayanağı kılınan yasal mevzuatın hangi eyleme hangi disiplin cezasının uygulanacağını açıkça göstermediğini ve "kanunilik" şartını taşımadığını tespit ederek yeniden yargılama yolunu açtı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alişan Yıldıran hakkında meslek örgütü tarafından verilen disiplin cezasına ilişkin hukuk mücadelesinde nihai ve emsal karar çıktı.
Gerçek Hayat dergisinin 2019 yılı Nisan sayısında yayımlanan "Doktorunuza rağmen sıhhatli bir çocuk nasıl yetiştirilir" başlıklı makalesi sebebiyle Samsun Tabip Odası Onur Kurulu tarafından iki ay süreyle meslekten geçici men cezasına çarptırılan Yıldıran'ın bireysel başvurusunu karara bağlayan Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini tescilledi.
Samsun Tabip Odası Disiplin Cezası Vermiş, Yargı Yolu Tüketilmişti
Dava dosyasında yer alan resmi belgelere göre hukuki süreç şu şekilde gelişti:
Samsun Tabip Odası Kararı: Samsun Tabip Odası Onur Kurulu, 6 Kasım 2019 tarihli işlemiyle Prof. Dr. Alişan Yıldıran'a "uyarma" ve Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin 5. maddesinin (l) bendi uyarınca "iki ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma" cezası verdi.
TTB Onayı ve Dava Süreci: Cezaya yapılan itiraz TTB Yüksek Onur Kurulu tarafından reddedildi.
Ardından açılan iptal davasında Ankara 12. İdare Mahkemesi uyarma cezasını iptal ederken, meslekten alıkoyma cezasını hukuka uygun buldu.
İstinaf ve Danıştay Aşaması: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi istinaf talebini reddetti.
Danıştay ise temyiz talebini incelenmeksizin reddederek kararı kesinleştirdi.
AYM Başvurusu: İdari ve adli başvuru yollarının tükenmesi üzerine Av. Hüseyin Dereli, Anayasa Mahkemesi'ne 2022/60752 başvuru numarasıyla bireysel başvuru yaptı.
AYM: Hangi Eyleme Hangi Disiplin Cezası Verileceği Belirli Değil
İrfan Fidan başkanlığında toplanan Recai Akyel, Yusuf Şevki Hakyemez, Selahaddin Menteş ve Yılmaz Akçil’den oluşan Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü heyeti, 21 Nisan 2026 tarihinde oy birliğiyle ihlal kararına vardı.
Gerekçeli kararda, hekim hakkında uygulanan meslekten men cezasının 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesine dayandırıldığı hatırlatıldı. Mahkeme heyeti, cezanın yasal zeminindeki derin belirsizlikleri şu gerekçelerle ortaya koydu:
"6023 sayılı Kanun'un 39. maddesinde hangi eyleme hangi disiplin cezasının uygulanacağına ilişkin açık bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle başvurucuya uygulanan disiplin cezasının belirlilik şartını sağlamadığı anlaşılmaktadır
Bu nedenle müdahalenin kanunilik şartını taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kanunun disiplin kurullarına sıra gözetmeksizin tanıdığı geniş takdir yetkisi, keyfî uygulamalara karşı bireylere yeterli hukuki güvence sunmamaktadır."
Kararda ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce 11 Şubat 2025 tarihli ve E.2024/177, K.2025/40 sayılı kararıyla 6023 sayılı Kanun'un 39. maddesini Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesine aykırı bularak iptal ettiği hükmüne de atıfta bulunuldu.
Yeniden Yargılama Kararı ve Tazminat Hükmü
Yüksek Mahkeme, temel hak ve hürriyetlerin ancak öngörülebilir ve açık kanunlarla sınırlandırılabileceğini hatırlatarak nihai hükmünü açıkladı:
İfade Özgürlüğü İhlali: Başvurucunun Anayasa'nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verildi.
Yeniden Yargılama: İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması amacıyla dosyanın bir örneğinin Ankara 12. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmedildi.