Mesnevi’den Seçmeler

Ceylan

Kültür - 24-08-2018 08:41

 

Bir avcı, ceylanın birini yakaladı. O merhametsiz avcı, ceylanı götürüp ahıra kapattı. Ahır; öküzlerle, eşeklerle doluydu. Adam, ceylanı zalimler gibi bu ahıra hapsetti. Ceylan, korkusundan ahırın bir o yanına bir bu yanına koşuyordu.

Avcı, gece olunca eşeklere saman veriyordu. Öküzler ve eşekler, samanı şeker gibi yiyorlardı. Ne var ki ceylan, ağzına bir lokma koymuyordu. Bunu gören eşekler, ceylanla dalga geçmeye başladılar. Bir eşek;

- Bak bak! Bu, hayvanların en naziği! Padişahların, beylerin huyunda! derken öbür eşek, ceylanın ahırın içinde bir o yana bir bu yana gidişine bakıp;

- Bir inci buldu her halde! Nasıl olur da ucuza satar? diyerek dalga geçiyordu.

Bir başka eşek ise;

- Söyleyin de bu naziklikle padişahın tahtına çıkıp yaslansın, diyordu.

Bu arada başka bir eşek, samandan çok yemiş, artık bir tutam daha yiyemez hâle gelmişti. Ceylanı yanına çağırdı. Ceylan, başını kaldırıp;

- Hayır yemeyeceğim! İştahım yok. Kuvvetsizim, dedi.

Eşek;

- Biliyorum ki nazlanıyorsun. Ya da utanıyorsun da  onun için çekiniyorsun, dedi.

Ceylan, kendi kendine şöyle söylendi:

“ O yemek, senin yemeğin. Sana hoş gelir. Bense çayırlığın arkadaşıyım. Duru sularla; bağlar, bahçelerle eğlenirdim. Kader, bizi azaba düşürünce o huy, o güzel tabiat nasıl olur da değişiverir? Yoksul olduysam bile, nasıl olur da yoksulca hareket ederim? Elbisem, eskidiyse de ben yeniyim. Ben; sümbülü, lâleyi, reyhanı bile binlerce nazla ve istemeyerek yerdim.

Eşek, ceylana;

- Sen kendi kendine söylen dur. Gariplikte çok saçma sözler söylenebilir, dedi.

Ceylan, eşeğin bu sözlerine şöyle cevap verdi:

- Midem, sözlerime şahittir. Öd ağacına, anbere bile önem vermemekte. Fakat koku almayan, bunları nerden duyacak? Pisliğe alışmış eşek, o kokuyu nasıl bilsin?

Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın