Sabırlı olmayı, aza kanaat getirmeyi, başkasına karşı şefkatli ve merhametli olmayı, hayvan sevgisini öğretti, özgüven duygusunu kazandırdı.
Kalp ve beden temizliğini öğretti, kalbimden kin ve nefret taşımamayı, hep iyi şeyler düşünmemi sağladı, beş vakit namaz öncesi, abdest ve her fırsatta yıkanmayı ve gusül abdestini öğretti. Cuma günü camiye gitmeden önce sünnet guslünü öğretti, yemekten önce ve sonra el yıkamayı öğretti.
Rükû ve secdeyi öğretti, Allah’tan başka kimsenin huzurunda eğilmemeyi öğretti,
Medeni cesaretle, vakarlı bir hayat yaşamayı öğretti.
Olur, olmaz kimselerle tokalaşmamayı, namahrem bayanlarla mesafeli durmayı ve sarhoş edici meşrubatlardan uzak durmayı, kumar ve zinaya yanaşmamayı öğrettiler.
Paragöz bazı zevzekler gibi parama para katayım, başkası çalışsın ben yiyeyim diyen faizcilerden olmamamı öğrettiler.
Ne hikmetse bazı vicdanı bozulmuş insanlar bu özel ve müstesna özellikleri taşıyorum diye beni hep kıskandılar, hırpalamaya çalıştılar, küçük görmeye/göstermeye gayret ettiler.
Onlar açık saçıklığı, çok kişi ile yatmayı, sarhoş olmayı, milli piyango almayı, ibadetten yoksun bir hayat yaşamayı çağdaşlık saydılar.
Laiklik adı altında Anadolu insanının imanını çaldılar. Yetmiyor şimdi de uluslararası sözleşmeler aracılığı ile aile yapımızı bozup toplumsal cinsiyet eşitliği teraneleriyle eşcinselliğe yaşama imkânı ve ortamı arıyorlar bu memlekette.
Hay Allah canınızı alsın!