Kurduğunuz ilişkiler sizi değil yakınlaşmak peyderpey uzaklaştırmışsa eğer,aralara dağlar yetmemis hasım yapmışsa eğer ,neyi kurban ettiğinize bakın...
Unutmayın ki , yaşamı her an paylaşmak durumunda kalan insan , kurban ettiği şeyle yaklaşır yakınlaşır veya uzaklaşır...
Aralara değil mesafeler,tolere dahi edemeyeceğiniz, soğuk hisler girer, toparlayamazsınız...
Yamacınızdaki insan,çok ötelerdedir aslında farkında dahi değilsinizdir...
Yaşamın neredeyse her vaktini hem cinsi ile bir arada geçirmek ihtiyacında olan insan, bunu yılda bir kurban eti ile de farklı bir ödülle de yapamaz...
Yaklaşmak ve yakınlaşmak süreklilik ister..
İnsanın insanla her daim ilişki içerisinde bulunduğu bir dünyada yaklaşmak, yakınlaşmak illaki maddi dünyayı paylaşmak gibi bir zaruret doğuruyorsa da maneviyatla yoğrulmadan sunulan bir maddi sunum; eksiktir,verimsizdir ,kesiktir...
Devamı olmaz...
Hisleri, duyguları , yürekleri paylaşamayanlar,maddi unsurları paylaşımı da yürekten olmaz, yerini bulmaz, daimi hiç olamaz , bu durumda yakınlaşma nasıl olabilir?
Yürekte makes bulmayan yakınlaşma unsuru hertürlü kısırdır.
Sunduğu anın ertesi günü kaybolur.
Siz on bir ayın insani ilişkilerinizdeki yerinize bakın...