İlahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün 28 Şubat dönemine dair Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İlahiyat Fakültesi'nde yaşananları anlattığı açıklamaları, akademik camiada yeni bir tartışmanın fitilini ateşleyecek gibi görünüyor.
Öztürk, dönemin dekanı Prof. Dr. Osman Zümrüt’ün kendisini asistan yaptığı an tarihsiz istifa dilekçesi imzalattığını iddia etti.
Gözler, bu ağır iddiaların ardından eski dekan Osman Zümrüt'ün hukuki bir adım atıp atmayacağına çevrildi.
28 Şubat'ın pilot üniversitesinde akıl almaz baskılar
YouTube üzerinden yayın yapan "Mustafa Öztürk Arşivi" programındaki "Siyasal İslam'ın Çöküşü ve Necip Fazıl" başlıklı söyleşide konuşan ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, OMÜ İlahiyat Fakültesi'nde asistanlık yıllarında maruz kaldığı mobbingi ilk kez bu kadar net ifadelerle anlattı.
28 Şubat sürecinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin adeta bir "pilot üniversite" gibi yapılandırıldığını belirten Öztürk, tıp fakültesi kapısında yaşlı teyzelere bile başörtüsü testi yapıldığını, Kur'an-ı Kerim derslerine piyano getirilip Onuncu Yıl Marşı çalındığını iddia etti.
"Asistanlık sevincim sadece 40 saniye sürdü"
O dönem dekanlık makamında oturan Prof. Dr. Osman Zümrüt’ün ismini doğrudan veren Mustafa Öztürk, asistan kadrosuna atandığı ilk gün dekan odasında yaşadığı şoke edici diyalogu şu sözlerle aktardı:
"Osman Zümrüt dönemin dekanıydı. Asistan olduğum saniye bana dedi ki; 'Ben öyle İslamcı, siyasal İslamcı bir herife buraya asistan aldı dedirmem. Seni elimin altında sürekli bulundurmak için şu istifa dilekçesini bir imzala ama tarih atma.' Ben asistan olduğumun mutluluğunu sadece 40 saniye yaşayabildim. Sümenin altından çıkardığı 'Tefsir asistanlığından istifa ediyorum' yazılı kağıdı önüme koydu. 'Yarın bir gün Demokles'in kılıcı gibi seni kapıya atarım' diyerek bana istediğini yaptırmak için o imzayı aldı."
Bahar havasından hayal kırıklığına uzanan süreç
Konuşmasında 2002 yılında başlayan AK Parti döneminin ilk yıllarına da değinen Öztürk, o dönem esen demokratikleşme rüzgarlarının ilahiyat camiasında büyük bir umut yarattığını söyledi. "Biz o dönem öyle bir performans ortaya koyalım ki, bize zulmedenler bile vicdan azabı çeksin istedik" diyen ünlü akademisyen, gelinen noktada ise büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını gizlemedi.
Türkiye'deki rövanşist siyasi iklimi eleştiren Öztürk, "15 sene güç birine geçiyor o rövanş alıyor, sonra diğerine geçiyor o alıyor. Pinpon topu gibi bir psikolojiyle yaşamaktan bezdim. Bu ülkenin enerjisi boşa gidiyor, bina bir türlü yükselmiyor" ifadelerini kullandı.
Gözler Osman Zümrüt'e çevrildi: Hukuki süreç başlayacak mı?
Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün doğrudan isim vererek "tarihsiz istifa dilekçesiyle tehdit" ve "görevi kötüye kullanma" iması taşıyan bu ağır ithamları, Samsun kamuoyunda ve akademik çevrelerde geniş yankı uyandırdı.
28 Şubat döneminin kudretli dekanı Prof. Dr. Osman Zümrüt’ün, hedef tahtasına oturtulduğu bu açıklamaların ardından sessizliğini bozup bozmayacağı ve Mustafa Öztürk hakkında "hakaret" ile "iftira" gerekçesiyle yargı yoluna başvurup başvurmayacağı merakla bekleniyor.
Bilindiği gibi Prof. Dr. Osman Zümrüt Akasyam Genel yayın yönetmeni Recep Yazgan’a kendisine ‘Başörtüsü Düşmanı’ ve Ferit Bernay’ın tetikçisi’ dediği için 100. Bin TL’lik tazminat davası açmış, fakat yargı buna müsaade etmemişti.