RAHATSIZIM
Rahatsızım! Bu kelimeyi ilk duyan kişi karşısındakinin akıl veya beden sağlığının yerinde olmadığını beyan ettiğini düşünür
Köşe Yazıları - 26-09-2013 10:30
Rahatsızım! Bu kelimeyi ilk duyan kişi karşısındakinin akıl veya beden sağlığının yerinde olmadığını beyan ettiğini düşünür. Çoğu zamanda bu anlamda kullanılan kelimenin "bu iş veya işlem içime sinmiyor, kabul edemiyorum" gibi anlamı da bulunmaktadır. Hatta toplumsal kabul görmüş genel geçer kurallar dışında bir davranış ve düşünüş sergileyenlere de "rahatsız" kelimesi sıklıkla kullanılmaktadır. Kelimenin farklı anlamları olması yanında en çok kullanılan ve öne çıkan anlamı da bu olmaktadır. İşte ben de bu kullanım şekli başta olmak üzere, toplumsal kabullerin yanlış olduğu durumlardan ve yanlış uygulamalardan "rahatsızım!".
Aykırılığın güzelliğini ve farklılığını yaşayan bireylerin toplumda kabul görmemesi olağan bir şeydir. Zira aykırı bireyler toplumun lokomotifi konumundadırlar. Durağan bir yapıya sahip olan ve ilerlemeye karşı sürtünme kuvvetiyle karşı koyan dolu veya boş vagonların ilerideki hedefe doğru gitmesini sağlayan, önde bulunan ve çalışma yeteneğine sahip olan lokomotiftir. Lokomotif, vagonların durağan yapısının aksine hareketli, farklı, çalışan ve hep ileri doğru veya istediği yöne vagonları götürme eğilimdedir. Vagonlar ise mevcut durumunu korumak için lokomotifin bu davranışına karşı koyarlar. Bir müddet direnmelerine rağmen sonuçta lokomotifin istediği hedefe doğru giderler. Toplumun yapısı da vagonlar, toplumu yeni hedef ve düşüncelere götürmeye çalışan aykırı ve farklı kişiler de lokomotif gibidirler.
Toplumun düşünsel olarak önünde olup, toplumu daha güzele ve iyiye yönlendirmeye çalışan aykırı bireylerden "rahatsız" olan statüko yanlıları, kendi rant ve egemenlik alanlarını korumak için bu bireylere karşı karalama kampanyası ve güç gösterisinde bulunurlar. Bu esnada en sık kullanılan karalama sözcüğü ise "mecnun" sözcüğünün benzeri olan "rahatsız" sözcüğüdür. Bu söz statüko yanlısı egemen güçlerin rahatsız olduğunun karşıya ifadesi gibi durmaktadır. Bununla birlikte yenilikçi ve aykırılar için de bir gerçekliği vardır. Zira her aykırı birey, toplumun durağan yapısından rahatsızdır. Dinsel ve ideolojik yaklaşımların bir rant elde etme aracı haline dönüşmesinden rahatsızdır. Hayatta önemi olan tüm değerlerin ayaklar altına alınmasından rahatsızdır. Tüm dostluk ve arkadaşlıkların menfaat başlayana kadar olmasından rahatsızdır. Gereksiz inat uğruna binlerce insan ölürken cebin doldurulmasından, makam savaşı yapılmasından rahatsızdır.
Auguste Rodin tarafından yapılan sanatsal bir eser ve felsefi düşünceyi anlatan simge olan Düşünen Adam heykelinin bir kopyasının Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin bahçesine dikilmesi bile ülkemizde düşünen ve üretenlerin nasıl görüldüğüne işaret etmektedir. Tüm bu olumsuzluklar karşısında ben de diyorum ki:
Düşünmeyen ve üretmeyen, geleceğe ait bir vizyonu olmayan, ait olduğu topluma ve insanlık âlemine karşı sorumluluk duymayanlardan "rahatsızım!".
Elde ettiği makam ve rütbeleri ülkesinin geleceği ve halkının refahı için kullanmayıp kişisel ihtirasları ve küçük çıkarları için kullananlardan "rahatsızım".
Kendisini dünyanın merkezinde görüp her şeyin kendisi için yaratıldığını zanneden tanrıcıkların, küçük dünyalarını korumak adına yaşamalarından "rahatsızım!".
Hazreti Ömer'in halifelik makamında olduğunda halkına karşı duyduğu sorumluluktan kaynaklanan rahatsızlığın aynı pozisyonda zerresini duymayanlardan "rahatsızım!".
Ellerindeki yetki ve güç ile yararlı pek çok şey yapabilecekken rahatlarının bozulmaması için güç sahiplerini ve efendilerini mutlu etmeye çalışanlardan "rahatsızım!".
Yaptıkları yanlışları keramet gibi gören ve düştükleri rezalet çukurunda hala rahatsız olmayanlardan "rahatsızım!".
Öte dünyada hesap vereceğini unutup rahatlıkta birbiriyle yarışanların bulunduğu dünyada "iyi ki rahatsızım!"