Sıradaki Gelsin
Suriyeli devrimcilerin müşterek beyannamesinde geçen “rejim çökmüştür” gibi ifadeler içi boş propaganda olarak görülmemeli
Türkiye - 07-10-2015 12:18
Suriyeli devrimcilerin müşterek beyannamesinde geçen “rejim çökmüştür” gibi ifadeler içi boş propaganda olarak görülmemeli.
Esed rejimi gerçekten çöktü ve çökeli en az iki sene oluyor.
İki senedir Esed rejimi kılıklı Hamaney rejimiyle savaşıyor devrimciler.
Ne var ki Hamaney’in Esed’i himayesine alarak ‘asıl rejim’ haline gelmesi de devrimcilerin belini kırmaya yetmedi.
IŞİD’in önünü açmak da neticeye götürmedi şer cephesini.
Rusya’nın bütün ihtişamıyla (!) Suriye’nin üstüne çökme gereğini duyması, Esed-Hamaney rejiminin ve dahî IŞİD’in devrimle baş edemediğini ve bundan sonrası için de baş etme istidadı göstermediğini –yani devrime düpedüz yenildiğini- ortaya koymuyorsa neyi ortaya koyuyor?
Devrimciler Allah’ın inayetiyle Rusya’yı da yeneceklerini söylüyorlar.
Kuru propaganda mı?
Ciddiye alınmayacak savaş retoriği mi?
Ruslar öyle görebilirler, “Hele bir de karar harekâtına başlayalım, ondan sonra bakalım hâlâ konuşabiliyorlar mı” diye düşünebilirler, ama bilsinler ki devrimciler belli bir tecrübeye dayanarak konuşuyorlar.
Anlı şanlı “Hizbullah” (artık Hizbulesed) savaşçılarını, anlı şanlı “Devrim Muhafızları” (artık Karşı Devrim Muhafızları) tugaylarını ve onların Iraklı, Yemenli, Pakistanlı, şuralı buralı binlerce milisini, birbirinden mükemmel silahlarıyla ve İmam Ali’den Kerbela’ya, Kerbela’dan Mehdi’ye, Mehdi’den Velayet-i Fakih’e uzanan muazzam motivasyonlarıyla beraber geri püskürten müthiş bir iradeden ve iradenin üzerine yağan müthiş bir bereketten bahsediyoruz burada.
İvan’lar, Vladimir’ler, Boris’ler hangi motivasyonla savaşacaklar Suriye topraklarında?
Motivasyonları ne kadar, nereye kadar yetecek onlara?
Kremlin Sarayı’ndaki görkemli masalarda omuzları kalabalık generaller tarafından yapılan mükemmel planlar, Suriye sahasında konvoy halinde kibirle ilerlerken korkunç bir mayın infilakıyla durdurulan ve uğradıkları kurşun ve bomba yağmuru altında yabancısı ve düşmanı oldukları toprakların sağına soluna kaçışan Rus askerlerinin ölümcül yapayalnızlığına çare olabilecek mi?
Sonuna kadar gidebilecek mi Rus askerleri?
Niye gitsinler ki?
Neye inanıyorlar ki?
Kararlı direniş karşısında savaşma iradelerini niye yitirmesinler ki?
Niye sağ salim eve dönmekten başka şey düşünemez hale gelmesinler ki?
Suriyeli devrimci Ahmed’lerin, Abdullah’ların, Ali’lerin geri dönebilecekleri başka bir yurtları yok ama; Suriye’yi kurtarmak veya o yolda şehit düşmek dışında bir alternatif tanımıyorlar, üstelik seviyorlar şehadeti.
Hadi bakalım!
Başyazı / Diriliş Postası