Sporda Engelleri Kaldırıyoruz
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, 2012 Londra Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları Değerlendirme ve 2016 Olimpiyat Planlama Toplantıları kapsamında spor basınıyla bir araya geldi.
Türkiye - 06-10-2012 14:12
Ataköy Olimpiyatevi'nde düzenlenen ve yaklaşık 3 saat süren toplantıya, Suat Kılıç'ın yanı sıra bakanlık müsteşarı Basri Hakan Hakyemez, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, Spor Genel Müdür Yardımcısı Tamer Taşpınar, İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Numan Güzey de katıldı.
Gazetecilerin görüş ve önerilerini dinleyen Suat Kılıç, toplantının başında yaptığı konuşmada, olimpiyatlardan sonra kısa vadeli hedefin Mersin'de 2013 yılı haziran ayında yapılacak Akdeniz Oyunları olacağını ve sporun takvimine göre yol almaya gayret edeceklerini belirterek, ''Akabinde 2016 Olimpiyatları hedefimiz olacak. Sonrasında inşallah İstanbul'da yapılması için geceli gündüzlü, canla başla çalışmakta olduğumuz 2020 Olimpiyatları hedefte olacak. Tabii o arada pek çok branşta dünya ölçeğinde organizasyonlara katılmaya ve ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz'' dedi.
Toplantılarda federasyonları, sporcuları, teknik adamları, masörleri, akademisyenleri, spor sivil toplum kuruluşlarını ve son olarak spor medyasını dinlediklerini vurgulayan Bakan Kılıç, ''Tüm paydaşlarımızı dinleyelim istedik. Söyleyecek sözü olan herkes sözünü bize söylesin. Bunları erken zamanda sizden alalım ki, 4 yıl boyunca eylem planlarımıza yansıtalım'' ifadelerini kullandı.
Suat Kılıç, tüm birimlerinin gelecek önerileri değerlendirmeye hazır olacağını kaydederek, ''Gençlik ve Spor Bakanı olarak değil, Türk sporunun ayağa kalkmasını yürekten arzu eden, başarıların katlanmasını dileyen bir spor dostu olarak arzu ediyorum ki, bildiklerimizi, gördüklerimizi, deneyimlerimizi bir araya getirelim, yapılması gereken hamlelere birlikte karar verelim, uygulama süreçlerini birlikte takip edip yönlendirelim'' şeklinde konuştu.
''Bir ikisi dışında sponsor bulma çabası olan hiçbir federasyon yok''
Yaptıkları toplantılardan sonra bir yol haritasının çıkacağını anlatan Bakan Kılıç, ''(Sporda yeni bir sayfa, beyaz bir sayfa açmak) gibi iddialı ve beylik söylemlerde bulunmak istemiyorum. Bunu yapmak yerine tüm aktörlerle paslaşarak, paylaşarak doğru adımları tespit etmeyi, iyi bir zamanlamayla o adımları atmayı önemsiyorum'' dedi.
Federasyon seçimleriyle ilgili gazetecilerin söyledikleri üzerine konuşan Kılıç, şunları kaydetti:
''Bizim ilk defa icat ettiğimiz bir yöntem söz konusu değil. Ama paranın yüzde yüzünü devletten bekleyen bir yapının, delegenin yüzde 10'unu devletin oluşturmasına itiraz etmesini çok anlamlı bulmuyorum. Türkiye dışında dünyada sporu bu kadar nakit olarak destekleyen başka bir ülke yok. Federasyonlar içerisinde neredeyse bir ikisi dışında sponsor bulma çabası olan hiçbir federasyon yok. Herkes devletten gelecek para üzerine birtakım taahhütlerde bulunuyor. Tesisi devlet yapar. Görevi aldığımızda 'Federasyonlar müteahhitlik yapmasın. Antrenör, sporcu, antrenman, diyetisyen, kamp yeri, kamp disipliniyle uğraşsın' dedik. Bana göre federasyon seçimlerinde doğru model şu; Aday olmayı düşünen getirir imzaları Spor Genel Müdürlüğü'ne verir. Spor Genel Müdürlüğü de federasyona yazı gönderir. 'X şahıs başkan adayı olmuştur, getirdiği imzalar yeterli sayıya ulaşarak resmen aday olmaya hak kazanmıştır' der. Bir nevi aday olma mazbatası verir.''
Federasyonların iyi antrenör, iyi sporcu bulmayı devletten beklediğini vurgulayan Suat Kılıç, ''Bir nevi 'Devlet her şeyi yaparsa sporda başarılı olacağız' anlayışı var. Kusura bakmayın hangi branşı gözünüzün önüne getirirseniz getirin, 4 yıl federasyon başkanlığı yapıp, bir Avrupa şampiyonluğu kazanamayan federasyonun üzerine sizin gitmeniz lazım. 30 yıllık bir federasyon başkanının kariyerinde 30 yıl boyunca olimpiyata bir sporcu götürmek var. Sizin buraları irdelemeniz lazım. Bunu bakan olarak ben söylediğimde adı 'seçime müdahale, özerkliğe müdahale' oluyor. Sizin de bu sürece çok katkılarınız olmalı. Şöyle bir durumdayız. Özerkleşmeyi yap, parayı ver, salonu, tesisi yap, malzemeyi bul organizasyonu getir. Dünyanın en pahalı organizasyonlarına dünya kadar isim hakkı öde. Bu kadar biz bunları getiriyorsak, sizin de federasyonlara 'nedir senin branşında başarı-' diye sorabilmeniz lazım'' diye konuştu.
''İnşallah doğru adımları atıp, doğru neticeler alırız''
''Tarafları işin içine katmayan bir kanun çalışmasının başarılı olması mümkün değil'' diyen Bakan Kılıç, şöyle devam etti:
''6222 sayılı kanun çıkarılırken AK Parti Grup Başkanvekili'ydim. Uygulamaya girdikten sonra Gençlik ve Spor Bakanı olarak kanunu önüme aldım. O kanun 2 sefer değişti. Bir, cezai hükümler bakımından değişti. İki, e-bilet ve kamera sistemlerinin yetiştirilmesine yönelik noktada değişti. O günün futbol aktörleri, federasyon başkanı, şu anda bir kulüpte üst düzey yönetici olan federasyon eski başkan vekili, kulüp başkanları, dönemin devlet bakanını bu konuda fena halde marke ettiler, 'acil bu kanun çıkmazsa kulüpler ölür biter' dediler. Ama yürürlüğe girdikten sonraki 6 ay içinde iki sefer kanun değişti. Bu kanunu hiç kimse sahiplenmedi. Şu an kulüpler yasasını çıkaralım diyoruz ama bunu federasyon, kulüpler birliği sahiplenmeli. Futbol dışında majör federasyonlardan birkaçı sahiplenmeli, sahiplenmezse olmaz.''
Suat Kılıç, 81 ilde ''Sporda engelleri kaldırıyoruz'' vurgusuyla çalışmaları olduğunu, paralimpik oyuncularını evlerinden spor salonuna götürüp getirecek birer araç olacağını, ayrıca engelli sporcular için olimpiyat hazırlık merkezi düşündüklerini kaydetti.
Ankara'daki toplantıda milli yüzücü Derya Büyükuncu'nun ''(3 tarafı denizlerle çevrili ülkede yüzmede bir tane madalyamız yok) diyorlar. İyi de yarışlar denizde yapılmıyor, havuzda yapılıyor. Türkiye'de havuz mu var-'' gibi bir değerlendirmesi olduğunu aktaran Bakan Kılıç, ''Biz bunu duyduktan sonra Türkiye'de havuz olmayan iller var mı diye baktık. Şu son 10 yılda 20'den fazla ile havuz yapmamıza rağmen hala 18 ilde havuz yok. Hepsini yatırım programına koyduk'' dedi.
İstanbul'da yapılan 40. Dünya Satranç Olimpiyatı'na medyanın ilgi göstermemesinden yakınan Bakan Kılıç, ''O etkinliğin Türkiye'ye maliyeti 16-17 milyon lira. İmkan olsa yapmayacaktım, ertelemeye çalıştım, İstanbul'dan Antalya'ya kaydırmaya çalıştım. Organizasyon yüzde yüz devlet garantisi verilerek alınmış. 1500 tane insan geldi, satranç oynadı gitti. Ne yayınlayan bir televizyon, ne haberini yapan bir gazete var'' şeklinde konuştu.
''Hiçbir zaman hafızayı sıfırlamamak lazım'' diyen Suat Kılıç, ''(Türkiye'de spor namına bir şey yok, hepsini biz yapacağız) şeklinde bir iddia saçma bir iddia olur. Var, var ama sistem doğru kurgulanırsa, bir iki gerekli dokunuş yapılırsa katlanarak artacak'' ifadelerini kullandı.
Suat Kılıç, toplantıda son olarak şunları söyledi:
''2011 yılında federasyonlara nakit yaptığımız destek 254 milyon lira, 2012 yılında ise bütçe 300 milyon lira. Türkiye'nin artık malzeme konusunda eksiği yok. Hepinize teşekkür ediyorum. Önemli notlar aldık. Bu notlardan yararlanacağız. 8 sektörel toplantı gerçekleştirmiş olduk. İnşallah atılacak adımlar Türk sporuna faydalı olur. İnşallah doğru adımları atıp, doğru neticeler alırız.''