Tarımsal Hâsılada Avrupa Birincisiyiz ..
Mehdi Eker, "Ülkemiz 62 milyar dolar tarım hasılası ile Avrupa ülkeleri içerisinde 1 numara, büyüklük itibari ile de dünya ülkeleri içerisinde de 7. sıraya yükseldi"
Fikir - 15-10-2012 11:20
Eker, Kahramanmaraş'ta bir fabrikanın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bundan 9 sene önce 24 milyon hektar araziyi işleyerek 23 milyar dolar hasılat elde ettiğini, ancak şimdi bunun 62 milyar dolara çıktığını belirtti.
Türkiye'nin 9 yıl önce 23 milyar dolar hasıla ile Avrupa'da 4. sırada bulunduğunu hatırlatan Eker, şöyle konuştu:
''Dünyada ise 11. sırada bulunuyorduk. Bugün geldiğimiz noktada 24 milyon hektar arazi işliyoruz ama bu 24 milyon hektar araziden artık 23 milyar dolar değil 62 milyar dolar hasıla elde ediyoruz. Ülkemiz 62 milyar dolar tarım hasılası ile Avrupa ülkeleri içerisinde 1 numara, büyüklük itibari ile de dünya ülkeleri içerisinde de 7. sıraya yükseldi.''
Tarımda İspanya, Fransa ve İtalya'yı aştıklarını birinci büyük tarım ekonomisi ülkesi haline geldiklerini anlatan Eker, bunun Türk milletinin, Türk tarım işçisinin ve Türk sanayicisinin başarısı olduğunu dile getirdi.
''Gıda, bizim gelecekte geliştirmemiz gereken bir sahadır''
Türkiye'nin tarım potansiyelini her gün biraz daha artırması gereken bir alan olduğuna dikkati çeken Eker, ''Gıda, bizim gelecek için de geliştirmemiz gereken bir sahadır. Tarım sektörü derken içinde havancılık, gıda, balıkçılık ve su ürünlerinin yer aldığı bütün bir tarım sektöründen bahsediyorum. Biz bunları hükümet olarak stratejik bir sektör olarak ele aldık. Türkiye'de ilk defa tarım arazilerinin her iki buçuk dönümlük segmentinde hangi zirai ürünler hangi verimlik düzeyi ile yetiştirilebilir bunun çalışmasını yaptık. Türkiye'de bu bir ilktir. İki yıl süren uzun bir çalışmayla Türkiye'nin tarımsal üretim havzalarını belirledik'' dedi.
Türkiye'de topraklarının tamamının verimilik düzeyinin il il, ilçe ilçe ortaya çıkartıldığını aktaran Eker, şöyle konuştu:
''Türkiye'nin herhangi bir bölgesi, herhangi bir ili, herhangi bir ilçesinin her hangi bir köyünün her iki buçuk dönümünde hangi ürün hangi verimlilik düzeyi ile dünya standartlarına göre yetiştirilebilir biz bu bilgiye sahibiz. Bunu biliyoruz. Zaten stratejimizin esasını bu oluşturuyor. Bakınız Türkiye'ye tarım ülkesi denilirdi fakat Türkiye bir tarım kanununa 2006 yılında bizim dönemimizde kavuştu. Türkiye'nin bir tarım kanunu yoktu arkadaşlar. Bir tarım yasası Türkiye'de çıkarılmamıştı, bunu biz çıkardık. Ülkemiz Cumhuriyetin kuruluşunun 83. yılında bir tarım kanunu çıkardı. Bu bizim meseleye stratejik olarak nasıl baktığımızı, nasıl yaklaştığımızı göstermesi bakımından önemlidir.''
"Türkiye süt üretimini 9 yıl içerisinde 8 milyon tondan 15 milyon tona çıkarmıştır''
Eskiden tarım içerisinde hayvancılığın üvey evlat durumda olduğunu savunan Eker, şöyle devam etti:
''Bir ülke düşünün tarımın en önemli sektörlerinden biri olan hayvancılığa toplam verdiği desteğin sadece yüzde 4'ünü veriyor. Böyle bir yaklaşımla siz bir ülkede tarımı, hayvancılığı güçlendirebilir misiniz? Ama bunların hepsi geride kaldı. Bugün Türkiye hayvancılığa verdiği desteği yüzde 27'ye çıkarmış bir ülkedir. Yani yüzde 4 pay verilirken bugün biz yüzde 27 pay ayırıyoruz. Türkiye süt üretimini 9 yıl içerisinde 8 milyon tondan 15 milyon tona çıkarmıştır. Ayrıca sütün kalitesinin arttırılması, sanayide işlenen sütün miktarının arttırılması ve hijyen kalitesinin artırılarak geliştirilmesi bizim öncelikli hedeflerimiz içerisindedir.''
Yıl sonu itibari ile 2 milyarı aşan bir hayvancılık desteğinin olacağını belirten Eker, ''Küçükbaş hayvancılığı biz geliştirdik. Çünkü Türkiye'de şehirleşme ile birlikte koyun ve keçi sayısında azalma yaşıyordu. İlk defa 2011 yılında son 10 yıla nispetle artık azalma değil yukarı doğru bir artma yaşamaya başladık. Şu anda koyun ve keçi sayısında 32 milyonu aştık. Ayrıca son 2 yılda keçi oranında yaklaşık yüzde 40'lık bir artış sağladık'' ifadelerini kullandı.
Eker, sütün hijyen kalitesini arttırarak uluslararası ve özellikle Avrupa Birliği (AB) pazarına girmek suretiyle ihracata katkı sağlama içerisinde olduklarını sözlerine ekledi.
Bakan Eker, Türkiye'de tarım sektörünün hayvancılıkla birlikte daha iyi bir noktaya taşındığını belirtti. Türkiye'deki süt üretiminin verimlilik artışıyla birlikte olduğunu ifade eden Eker, şöyle konuştu:
''Sanayide işlenen sütün miktarı arttı ve biz hükümet olarak hem süt tüketiminin arttırılması için öyle ya sütümüz 8 milyon tondan 15 milyona çıktıysa 7 milyon ton artık fazladan süt üretiyorsak bu sütün tüketimini de sağlamamız lazım, çeşitli kampanyalarla yine hükümetimizin sağladığı imkanlar ve desteklerle temel projelerle bunları daha iyi bir noktaya taşıma gayreti içerisindeyiz. Geçtiğimiz öğretim yılında çocuklarımıza okul sütü projesi başlattık, şimdi bu sene tekrar aynı uygulamayı daha geniş bir zaman dilimi içerisinde bu defa özel okulları da içine alabilecek şekilde yapacağız. Bunun kararnamesi hazırlandı ve imzalandı, uygulamayla ilgili süreç başladı. Bir ihale süreci var. Buradaki öncelikli hedefimiz çocuklarımız sağlıklı bir içecek olan sütü içme alışkanlığını edinsinler, daha küçük yaşta bu alışkanlık olsun ve daha sağlıklı beslensinler.''
''Üretimimizi uzak pazarlara götürmemiz lazım''
Yaptıkları çalışmalarda üretimde uzak ve yakın pazarlara ulaşmayı hedeflediklerini dile getiren Eker, Ortadoğu'da yılda 10 milyar dolarlık gıda maddesi ithalatının bulunduğunu ve bunu değerlendirmek istediklerini bildirdi.
Eker, şöyle konuştu;
''Türkiye, komşusu olduğu bir iki saatlik uçuş mesafesinde, bazen karayolu ile bir kaç saatlik mesafedeki pazarlara ulaşabilecek durumda. Hedeflerimizi belirlerken, vizyonumuzu oluştururken bütün bunların hepsini dikkate almamız gerekiyor. Daha kaliteli bir üretim, daha yüksek verimlilikte bir üretim ve ürün çeşitliğiyle üretimimizi uzak pazarlara götürmemiz lazım.
Şimdi Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde özellikle bazı illerimizdeki sulama kanallarının devreye girmesiyle birlikte yemin daha ucuz ve daha kolay bir şekilde üretilebilir hale gelmesi bizim için önemli. Onun üzerinde çalışıyoruz. İnşallah bu giderek artacak, daha iyi bir noktaya gelecek. Fakat sizinle paylaşmak istediğim bir şey daha var. Ben doğrusu duyduğumda üzülmüştüm, sizlerin de üzüleceğini biliyorum. Biliyorsunuz yoğurt kendi ürünümüz. Yani tarihsel ve kültürel olarak Türk milletine ait bir ürün. Fakat yoğurt kültürü yani yoğurdun mayalanmasını sağlayan kültür son 30 yılda sanayi tarafından ithal ediliyor. Yılda 20 milyon dolar bunun ithalatına para veriyoruz. Arkadaşlara talimat verdim dedim ki 'bu ayıptır'. Hepimizin bu ayıptan kurtulmamız lazım. Yerli yoğurt kültürü mayasını bizim geliştirmemiz lazım ve bunu yaptık. Atatürk Orman Çiftliği ve Ankara Üniversitesi ile birlikte yoğurt kültürünü geliştirdi.''
Eker, şimdi de peynir kültürü üzerinde çalıştıklarını ve Türkiye'nin tarihsel marka alanındaki değerlerini koruyarak geliştirmesi gerektiğini, burada da herkese iş düştüğünü kaydetti.
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın