Tirimüjgan Gemisinin Hazin Sonu

Samsun'un Bafra ilçesi açıklarında 1920 yılında yaşanan trajik bir kazayla Karadeniz'in sularına gömülen Tirimüjgan gemisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun en zorlu yıllarında denizlerdeki fedakâr hizmetkarı olarak tarihteki yerini korumaktadır.

Samsun Haber - 01-05-2026 18:27

31 Mart 1920 tarihinde, içinde 3 bin asker ve bin 500 muhacirle İstanbul'a doğru yol alırken şiddetli fırtınaya yakalanan dev gemi, Bafra Burnu'nda karaya oturarak kurtarılamayan bir batığa dönüşmüştür.

BOMBAY HAYALİ BAFRA KAYALIKLARINDA SON BULDU

Geminin son kaptanlarından Hayri Kaptan'ın 1931 yılında Akşam Gazetesi’ne verdiği bilgilere göre, Tirimüjgan'ın son görevi Samsun'dan aldığı binlerce yolcuyu İstanbul'a bıraktıktan sonra Hindistan'ın Bombay şehrine giderek oradaki Türk esirleri yurda getirmekti. Ancak kışın en sert döneminde (Kânunusani) Sinop'tan hareket ettikten sonra Bafra Feneri'nin fırtına nedeniyle görülemediği o dehşet gecesinde gemi karaya oturmuştur. Bahriye Nezareti'nden alınan Bombay emriyle büyük hülyalar kuran gemi personeli, Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında hayatta kalma mücadelesine girmiştir.

KAPTAN HAYRİ’NİN DİLİNDEN O DEHŞET GECESİ

Gemi karaya oturduğu anda kıç tarafında elektrik kontağı nedeniyle büyük bir alev sütunu yükselmiş ve durum bir can pazarına dönüşmüştür. İki saatlik uğraş sonucu söndürülen yangının ardından, lombozların kırılmasıyla içeri dolan sular tahliyeyi zorlaştırmıştır. Yaşanan panik esnasında bir muhacir çocuğunun denizde kaybolduğu bu acı gecede, fırtına biraz hafifleyince sandallarla evvela kadınlar ve ihtiyarlar, nihayetinde ise tüm yolcular karaya çıkarılmıştır. Gemi personeli ise 25 gün boyunca bölgede mahsur kalarak açlıkla mücadele etmiş, Bafra’da "tosun" olarak bilinen vahşi hayvanları avlayarak hayatta kalabilmiştir. En sonunda Alemdar motoru yardıma gelmiş, ancak geminin kurtarılamayacağı anlaşılarak "terki sefine" yapılmıştır.

ÜÇ BÜYÜK SAVAŞIN TANIĞI

1883 yılında Birleşik Krallık'ta Pembroke Castle adıyla inşa edilen ve 1906 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından satın alınan Tirimüjgan, adını II. Abdülhamid'in annesi Tîr-î-Müjgan Kadınefendi'den almıştır. Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşı gibi kritik dönemlerde aktif görev üstlenen bu çelik gövdeli dev, donanma için bir onarım ve depo merkezi olarak hizmet vermiştir. Geminin askeri kariyerindeki önemli kilometre taşları şunlardır:

1909 Eğitimleri:

Osmanlı donanmasının yirmi yıl aradan sonra yaptığı ilk büyük tatbikata ev sahipliği yapmış; Mesudiye, Asar-ı Tevfik, Mecidiye, Yarhisar ve Samsun gibi pek çok geminin katıldığı bu tatbikatı yabancı temsilciler Tirimüjgan'dan izlemiştir.

İmroz Deniz Muharebesi:

1912 yılında 3. Tümen içerisinde onarım gemisi ve haberleşme merkezi olarak kritik bir rol oynamıştır.

İzmir İşgali:

14 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali esnasında Hızır Reis ve Nusret ile beraber bir süre Yunanlıların elinde kalmış, sonrasında serbest bırakılmıştır.

İNGİLTERE’DEN OSMANLI DONANMASINA UZANAN YOLCULUK

Barrow Shipbuilding Co. tarafından 105 numara ile inşa edilen vapur, 121,8 metre boyunda ve 12,9 metre genişliğindeydi. 4.045 gros ton deplasmana sahip olan gemi, gücünü iki Barrow kazanın beslediği 450 beygirlik bir bileşik buhar motorundan alıyordu. 1883'te Londra merkezli Castle Mail Packet'a teslim edilen gemi, Osmanlı'ya geçtikten sonra 1908'de muhrip depo gemisi, 1910'da nakliye gemisi, 1914'te ise mühendislik eğitim gemisi olarak yapılandırılmıştır.

2017 YILINDA PARÇALANARAK ÇIKARILDI

Sevr Anlaşması'nda silahsızlandırılarak ticaret gemisine dönüştürülmesi planlanan ancak anlaşma yürürlüğe girmediği için statüsü değişmeyen Tirimüjgan, Kızılırmak ağzında sulara gömülmüştür.

Uzun yıllar Bafra açıklarında sessizliğini koruyan bu tarihi batık, 2017 yılında parçalanarak hurda olarak satılmak üzere denizden çıkarılmaya başlanmıştır.

Böylece Londra'da bir posta vapuru olarak başlayan, üç savaş gören ve Samsun kıyılarında son bulan bu görkemli hikâye, tarih sayfalarındaki yerini mühürlemiştir.

Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı