Türkiye küresel dönüşümün doğal adresidir!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında New York'taki Türkevi'nde gerçekleştirilen Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'nda küresel sermaye temsilcileriyle bir araya geldi.

Güncel - 24-09-2026 14:26

 Türkiye'nin uyguladığı ekonomi programındaki kazanımları ve bölgesel dönüşüm vizyonunu aktaran Erdoğan, stratejik ortaklığın ekonomik alanda da güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

 

Amerikan Ticaret Odası, ilgili iş konseyleri ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) iş birliğinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan; programın fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm olmak üzere dört ana omurga üzerinde başarıyla ilerlediğini kaydetti.

 

"Enflasyonu yüzde 28 bandında tamamlamayı öngörüyoruz"

Bölgesel gerilimlere ve çatışmalara rağmen makroekonomik göstergelerde somut ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayan Erdoğan, enflasyon ve bütçe dengesine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

 

"Temel mal enflasyonu 2020'nin, kira enflasyonu ise son dört yılın en düşük seviyesine indi. Savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri olmasaydı 2026'yı yüzde 20'lerin başında bir enflasyonla kapatacaktık. Mevcut koşullarda yılı yüzde 28 civarında tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'nin dezenflasyon açısından daha güçlü bir yıl olacağına inanıyoruz. Yılı millî gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığı ile kapatacağız. Benzer ülkelerde bu oran ortalama yüzde 6'ya yaklaşıyor. Kamu borcunda ise gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 78 iken Türkiye'de bu seviye yüzde 22'nin altındadır."

 

Enerji ve kritik sektörlerde nükleer dahil genişleme hedefi

Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılına yaklaşıldığını hatırlatan Erdoğan, iki ülke arasındaki siyasi ahengin doğrudan ticarete yansıtılması gerektiğini bildirdi. ABD'nin halihazırda Türkiye'nin birinci sıradaki LNG tedarikçisi konumuna yükseldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji alanındaki bu stratejik iş birliğini nükleer enerji dahil olmak üzere sektörün tamamına teşmil etmeyi amaçladıklarını söyledi.

 

Yapay zekâ altyapısı, yeşil dönüşüm ve Ankara'da hayata geçirilen sağlık endüstri bölgesi yatırımlarıyla katma değerli üretimi desteklediklerini belirten Erdoğan, kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapılacak COP31 İklim Zirvesi ile yeşil kalkınma iddiasının sürdürüleceğini ifade etti.

 

Bölgesel dengeleri değiştirecek 5 büyük dönüşüm

Çatışmaların dinmesiyle bölgede beş temel eksende köklü dönüşümlerin hızlanacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin avantajlarını şu başlıklarla sıraladı:

 

Tedarik zincirlerinin yeniden konumlanması: Şirketlerin maliyetin yanı sıra güven arayışına girmesiyle birlikte Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ve serbest ticaret ağı sayesinde doğal üretim üssü haline geldi.

 

Enerji hatlarının seyri: Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP başta olmak üzere Türkiye, kesintisiz enerji arzının en güvenilir koridoru olmayı sürdürüyor.

 

Ticaret koridorlarının kesişimi: Asya'yı Avrupa'ya bağlayan Orta Koridor ile Körfez bölgesini Avrupa'ya açan Kalkınma Yolu projeleri Türkiye merkezli bütünleşiyor.

 

Yeniden imar hamlesi: Bölgedeki liman, yol, fabrika ve konut inşasında uluslararası sahada yüksek tecrübeye sahip Türk müteahhitlik sektörü en hazırlıklı aktör konumunda bulunuyor.

 

Savunma ve ileri teknoloji kapasitesi: NATO standartlarında üretim kabiliyetini ispatlayan Türk savunma sanayisi, müttefiklerin tedarik güvenliğine katkı sunacak ölçeğe erişti.

 

Nisan ayında yürürlüğe konan rekabetçi teşvik paketlerini hatırlatan Erdoğan; Washington ve New York'taki yatırım ve finans ofisleri ile dış temsilciliklerin Amerikan iş dünyasına her türlü rehberliği ve desteği vermeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Günün Diğer Haberleri