Günümüzün en büyük sorunlarından günümüzdeki toplumda yaşanan değersizleştirme duygusunun öne çıkmasıdır. Öyleki siyaset yapacağım diye ve eğer menfaat söz konusu ise her şeyi herkesi YOK saymak
Kişiliğinizi hiçe sayan ve kendi halis duygularınızı kendi menfaati için sermaye etmek isteyen kötü niyetli kişi veya gruptan topluluktan uzak duracaksınız. Yada eğer mümkünse o sığ düşünce sahiplerini aydınlatmaya çalışacaksınız ( günümüzde zor olan da bu)
Çocukluğunda hiç sevilmediğini düşünen ya da sevilmeyen, kendini ailesine göstermeye çalışan ve sadece başarı getirdiği zaman fark edilmiş kişiliklerin hiyerarşik bir ortamda üst kademeye çıktıklarında o ortamda çalışan diğer kişiler için büyük bir işkence kaynağı olabilmektedirler.
Nitekim genellikle çocukluklarında değersizleştirilen kişilerin unvanlara sahip oldukça değişimlerinden kaynaklı ve idealleri uğruna hiçbir şeye ses çıkaramayan alt kademedeki insanların savunmasız halleri ile süregelen bir sessiz çatışmanın sonucunda kültürel kayıplar ve zorbalığın hakimiyeti ortaya çıkmaktadır.
Direk olarak olmasa da agresif tavırlarla ya da aba altından sopa göstererek kişilerin konuşma, arkadaşlık kurma, tüm sosyal faaliyetler,siyeset,ticaret,ikili ilişkiler hepsi kısa sürede daha anlaşılır hale gelir size tercih etme şansı verir ya o kişiliği tercih edeceksiziniz,,!! Yada size uymuyorsa oradan uzaklaşacaksınız ..
sırf karşı tarafa muhalefet olsun diye bile bile yanlışın ve ahlaksızlığın içinde olmanız sizin kişiliğinizin aynası dır.gerçek duygular ortaya konulduğunda daha halis anlaşılır iyi veya kötü tercih sizindir..
Zaman zaman düşünce ayrımcılığı da özellikle günümüzde düşünce ve tercih özgürlüğü sanki birilerinin dayatmasının zorunlu tercih gibi gösterilmesi olmamalıdır.
Tüm bu yönetme hırsının arkasında aslında kocaman bir değersizlik hissi, sevgisizlik, güvensizlik ve kıskançlık yatar. Ben duygusu ile birlikte ben ve diğerleri olgusu yerleşir. Değersizleştirilmiş kişiliğin değersizleştirme yaparak geçmişte ki eksik kalan duygularını sürekli olarak bastırmaya çalışmasından kaynaklanır belki de. Ancak sonuçları toplum için ağır olur.Ancak insani değerlerin zayıf olduğu, paylaşmayı bilemeyen bir ortamda kişisel başarılar öne çıksa bile toplumun değer yargılarını alt üst eden, hiçe sayan sorunlu kişiliklerin yaratılmasına ve bu camiada kök salmasına sebep olur. Nitekim Einstein ‘’başarılı bir insan hayattan verdiğinden fazlasını alır, değerli insan ise hayattan aldığından fazlasını verir.’’ demiştir.
SANAYİCİ İŞ İNSANI
ÖZTÜRK SAMUK