İsrail in Avrupa daki en büyük desteği Almanya dan aldığını ve hem silah hem siyasi hem ekonomik büyük destekler verdiğini ve dünyanın birçok ülkesinde soykırım yaptığı kabul edilmesine rağmen hatta Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Hamas lideri Muhammed Deyf hakkında tutuklama emri çıkardığı halde bu kararları adeta yok sayarak bu kadar açık destek vermeleri adeta bir vicdan sorunudur diye düşünsek de İsrail in safsatası olan Arz ı Mevud hayaline adeta sessiz destek vermektedirler.
Tabii bu hayallerinin en büyük engelini Türkiye nin açıkça dile getirme cesaretini göstermiş olmasıdır. Bakın şöyle etrafınıza bu ABUK hayallerine Türkiye den başka açıkça karşı çıktığını beyan den başka bir ülke veya RTE den başka bunu yüksek sesle söyleme cesaretini gösteren varmı,,, ??
Hele Libya ile imzalanan Deniz kıta sahanlığı ve güvenlik anlaşması adeta İsrail in bölgedeki hareket kabiliyetini kontrol altına alması onları adeta çılgına çevirmiştir. Her ne kadar yunanistanı bize karşı kışkırtmaya çalışsalarda Reisin “bir gece ansızın gelebiliriz” sözüyle adeta şapkayı önüne koyup düşünmelerine sebebiyet vermiştir.
Gelelim almanya ya,,
Almanya'nın İsrail'den vazgeçememesinin asıl sebebi ise, İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan Holokost'un yarattığı tarihi suçluluk ve sorumluluk bilinci, dış politikada değişmez bir devlet ilkesi olan "İsrail'in var olma hakkını güvence altına alma" misyonu, Batı ittifakı (özellikle ABD) ile olan güvenlik ve jeopolitik ortaklıklar gibi temel dayanaklara dayanır.
Almanya'nın bu tutumunu belirleyen başlıca faktörler şu şekilde sıralanabilir:
• Tarihi Sorumluluk ve "Devlet Aklı": Almanya'da Holokost nedeniyle Yahudilere karşı duyulan tarihsel suçluluk, devlet politikalarının ana omurgasını oluşturur. İsrail'in güvenliği, dönemin Şansölyesi Angela Merkel'in ifadesiyle Almanya'nın "devlet aklı" (Staatsräson) olarak kabul edilir.
• Jeopolitik ve Güvenlik Ortaklıkları: Almanya, İsrail'in en büyük silah tedarikçilerinden biridir. Ortadoğu'da Batı bloku için kritik bir müttefik olan İsrail ile kurulan stratejik, ekonomik ve askeri bağlar Almanya'nın bölgedeki çıkarlarıyla doğrudan örtüşmektedir.
• Toplumsal ve Siyasi Baskı: Geçmişteki utançla yüzleşme refleksi, Alman siyasi partilerini ve kamuoyunu İsrail'in varlığını korumaya yönelik refleksif bir tutum almaya iter. İsrail'i eleştiren söylemler Almanya'da hızla antisemitizm olarak değerlendirilebilir ve ciddi toplumsal/siyasi yaptırımlarla karşılaşabilir. O bakımdan adeta süt dökmüş kedi gibiler.. bence bu bir devlet aklı filan değil insanlık onurunun dan nasibini almamış toplunun çıkar sessizliğidir.ama yılana süt de versen bir gün senide sokacak bunu bir gün anlayacaklar.