Yeni Derviş, Şenes Erzik mi?
Kemal Derviş'i getirseydik (!)
1960 ihtilalinin Türk demokrasisine en büyük armağanıdır ara rejim hükümetleri.
Türkiye - 17-02-2012 17:07
Birilerine göre ne zaman demokrasi durağanlığa uğrayıp, Atatürkçülük elden gitse muhtıralar devreye girer, mevcut başbakanlar istifa ettirilir.
Ardından 'İrade'nin' istediği sözde tarafsız ve yine sözde herkesin üzerinde ittifak ettiği birisi başbakan atanır, bakanlar kurulu da ona göre şekillendirilirdi.
Ferit Melen, Naim Talu, Nihat Erim 80 öncesinin ara rejimlerinde hatırlanan ve işleri merkez valiliği gibi bir yerlerde nasıl olsa bana bir gün görev çıkar diye bekleyen Türk siyasetinin ara yüzleriydi.
1980 darbesinden sonra ise Bülent Ulusu, 28 Şubat 1997 sonrası Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit hep bu rollerin adamı oldular.
Ak Parti'yle 2002'den beri sürekli gelişen demokrasi kurumsallaşmayı da beraberinde getirmişti. Halkın demokrasiye inancı ve özellikle de bir daha darbe olmaz, muhtıra olmaz, yapanlar da cezasına katlanır. Herkes seçimle gelir, seçimle gider inancı da pekişmeye başlamış, imtiyazlı sınıf ve yapılara bile dokunulmaya başlanmıştı ki...
Aziz Yıldırım'ın tehdit ve şantajlarına dayanamayan ve bir anda yapayalnız bırakılan Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar yalnız bırakılmıştı. Hem de kendisini oraya getiren güç ve odaklar tarafından.
Sonra ne mi oldu? Bir Trabzonspor eski yöneticisi sadece demokratik bir tavırla aday olurken diğer kulüpler bir yerlerden işaret beklemeye başlamış ve sonunda da buluna buluna 70’lik Şenes Erzik krizden sonra gelen ara rejim başbakanlıkları gibi şike krizinden sonra gelen ara rejim Federasyon Başkan Adayı olarak gündeme getirildi.
Tıpkı 2000'lerde yaşanan ekonomik kriz sonrası birilerinin ithal Derviş'e bel bağladıkları gibi..
Bakın buradan açıkça söylüyoruz: Şenes Erzik’i istemek demokrasiye aykırıdır, Şenes Erzik’i istemek ara rejim özentisidir, Şenes Erzik’i istemek krizden korkup ara rejim formüllerini futbol üzerinden yeniden alevlendirmektir.