Cahit KURBANOĞLU Bilim Adamı Sorumluluğu 3
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Bilim Adamı Sorumluluğu 3
Cahit KURBANOĞLU

Bilim Adamı Sorumluluğu 3

(Âlim-i mürşid, koyun olmalı; kuş olmamalı.)

Bilim adamı bu demek mi?

Resulullah (asv) İslâmiyet’i insanlığa tebliğ etmemiş midir? Peygamber efendimiz Aleyhissalatu Vesselam sadece müminleri mi muhatap almıştır? Münkirleri muhatap almamış mıdır?

O tebliğin Baş Öğretmeni; “Allah'a yemin ederim ki, Cenab-ı Hakk'ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, en kıymetli dünya malından, kırmızı develere sahip olmaktan daha iyidir.” (Buhari, Müslim) dememiş midir?

Böyle bir tebliğde bulunan, bu tebliğini yapabilmesi için Papaya, Vatikan’a veya benzer insanlara, Kur’an tefsirini tanıtan mektuplar yazması bir eksiklik midir? Bir tezellül müdür? Yoksa tebliğ midir, sorumluluk mudur?

Bir bilim adamı çıkmış da demiş ki; FETÖ lideri Papa’nın elini öpmüş, ama bu el öpme ilk değildir. 1950 yıllarında da yapılmıştır diyerek ve programcının Bediüzzaman Hazretlerinin ismini telaffuz etmesi ile de ikrar etmesi, bir hezeyan değilse, insafsızca bir iftirada bulunmaktır.

Öncelikle Bediüzzaman’ın kim olduğunu tanımanızı isterim. Bu ülke için neler yaptığını bilmenizi isterim.

“Hutuvat-ı Sitte” adlı eseri ve İstanbul’daki faaliyeti ile İngiliz’in âlem-i İslâm ve Türkler aleyhindeki müstemlekecilik siyasetini ve entrikalarını, tarihî düşmanlığını etrafa neşrederek Anadolu'daki Millî Kurtuluş Hareketi'ni desteklemiş, bu hususta en büyük âmillerden birisi olmuştu.

Bu hizmetine dair kendi ifadesinden bir parça:

"Bir zaman İngiliz Devleti, İstanbul Boğazı'nın toplarını tahrip ve İstanbul'u istila ettiği hengâmda; o devletin en büyük daire-i diniyesi olan Anglikan Kilisesi'nin başpapazı tarafından Meşihat-ı İslâmiyeden dinî altı sual soruldu.

Ben de o zaman Dârülhikmeti'l-İslâmiyenin azası idim. Bana dediler: "Bir cevap ver.

Onlar altı suallerine, altı yüz kelime ile cevap istiyorlar."

Ben dedim: "Altı yüz kelime ile değil, altı kelime ile değil, hatta bir kelime ile değil; belki bir tükürük ile cevap veriyorum!

Çünkü o devlet, işte görüyorsunuz ayağını boğazımıza bastığı dakikada, onun papazı mağrurane üstümüzde sual sormasına karşı, yüzüne tükürmek lâzım geliyor.

Tükürün o ehl-i zulmün o merhametsiz yüzüne!.." demiştim. Tarihçe-i Hayat/135

Sahi bunları da okumuş muydunuz? Bilim adamı delilsiz, mesnetsiz, kaynaksız konuşmaz, siz çok iyi biliyorsunuz.

(devam edecek)

Prof. Dr. Cahit KURBANOĞLU

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER