Zuhal GÜNDÜZ 15 Temmuz İşbara Alp; Kurt Kaya Çöz Elini!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
15 Temmuz İşbara Alp; Kurt Kaya Çöz Elini!
Zuhal GÜNDÜZ

15 Temmuz İşbara Alp; Kurt Kaya Çöz Elini!

"621 yılında bir yaz gecesi” ...

Atlılar geniş çayırlığa dağılmışlar, dinleniyorlardı. 
Atından inmemiş olan Yüzbaşı İşbara Alp buyruklar veriyor, atını öteye beriye sürüyordu. 
Gece basıp ortalık iyice kararınca o da atından indi. 
Çerilerinin yaktıkları ateşe doğru yürüdü. 
At uşağı Çalık onun atını almış gezdiriyordu.
Bu gece yüzbaşının gönlünde bir sıkıntı vardı... 

İşbara Alp, karşı yatan kara dağa bakarken, yarın o dağın ardında toplanıp Çin’e akın edecek orduyu düşünüyor, akın olduğu hâlde neden içinin sıkıldığını anlayamıyordu. Koca çayırlıkta çıt kalmamıştı. Rüzgâr üflemiyordu bile... 

Geceleyin böyle bir sıcaklık şimdiye dek görülmemişti. Yüzbaşı yeniden eski yerine geldi. Gökyüzüne baktı. Gözleri gökte dikili kaldı.

Batı yanından kara bulut hızla geliyordu. Bu bulut bir Çin atlısına benziyordu. Yeryüzünde bir ot bile kıpırdamazken gökyüzünde bulutun bu kadar hızla dolaşmasını yüzbaşı iyi bulmadı. Kendi kendine, bir uğursuzluk olacak diye düşündü... 

Birden bire yüzünde bir soğukluk duydu. 
Sonra hızla geriye dönerek bağırdı:
-Çalık!
Sert bir sesle cevap verdi:
-Buyur!
-Toplan borusu çal!

Fakat Çalık daha boruyu dudaklarına götürmeden ışıklı gece birdenbire karardı. Ay görünmez oldu. Bir boradır koptu. Yıldırımlar ortalığı inletmeğe, yağmur bardaktan boşanırcasına yağmağa başladı... Sular yukarıdan inip aşağıdaki dereye karışıyor, dere de boyuna kabarıyordu. 

İşbara Alp bağırdı:
-Kayalara sıkı yapışın. 
Dayanan kurtulur. Gücü kalmayanı sular alıp götürür!
Çeriler dizlerine yaklaşan suyun içinde kayaların çıkıntılı, sivri yerlerine tutundular... 
Onbaşı Yamtar, tutunduğu kayanın yukarıya doğru sivri ve ince olduğunu görünce tek eliyle hemen kemerini çıkardı. 

Yanındaki iki çeriye buyurdu:
-Daha bütün gücümüz tükenmemiştir. 
Beni sıkı tutup şu kayışımı kayanın sivriliğine bağlamama yardım ederseniz üçümüz de kurtuluruz. Daha birkaç kişi de kurtulur...

Onbaşı Yamtar, kemerini ortasından ikiye düğümledi. Sarkan iki ucunu aşağıya uzattı. Bu uçlardan birini kendisi tuttu. Birine de diğer çerilerden biri yapıştı. Öteki çeri onbaşıya asılmıştı...

İşbara Alp hâlâ atının üstünde idi. Yayının kirişini kayanın sivriliğine takmış, demirini de eliyle tutuyor, böylece sulara karşı kendini de atını da koruyordu. 

Onbaşı Yamtar şimdi kayaya ilmiklediği kemerine daha sıkı sarılmağa mecburdu. Çünkü artık onbaşıya asılan çeri tek değildi. Bunlar birbirine sarılarak uzayan belki yirmi kişi olmuşlardı. Fakat Yamtar itiraz etmiyor, irkilmiyor, yalnız kemere daha sıkı tutunmağa uğraşıyordu.

Bu ara yıldırımdan daha keskin, gök gürültüsünden daha güçlü bir ses yükseldi:
-KURT KAYA, ELİNİ ÇÖZ!!!

İşbara Alp tam zamanında gürlemişti. Kurt Kaya, Yamtar’ın ardına yapışan erlerin arkadan onuncusuydu. Yüzbaşının buyruğunu alınca bir an tereddüt etmedi ve kara, azgın sular bu on eri bir anda yuttu.” (Rahmetli Hüseyin Nihal ATSIZ /Bozkurtların Ölümü Adlı Romanından) 

“KURT KAYA ELİNİ ÇÖZDÜ… KURT KAYA ELİNİ ÇÖZEREK KENDİ DÂHİL ON ÇERİYLE BERABER ONURUYLA UÇMAĞA ULAŞTI. O ELİ ÇÖZDÜĞÜ İÇİN ONUN SAYESİNDE KURTULUP KALANLAR KÜR ŞÂD İLE ÇİN İHTİLALİNİ GERÇEKLEŞTİREREK, ALLAHIN İZNİYLE YÜCE TÜRK MİLLETİ'Nİ ESARETTEN KURTARDILAR.”

VE YILLAR SONRA 2016 YILINDA BİR YAZ GECESİ...

15 TEMMUZ RUH AYNI RUH! TÜRK AYNI TÜRK!

O gece darbenin seyrini değiştiren Özel kuvvetler komutanı Zekai Aksakallının  “Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir. Onu Karargâha girmeden öldür biliyorsun bunun sonunda şahadet var. Hakkını helal et emrine cevaben Ömer Halisdemir’in ;“Baş üstüne komutanım, hakkım helal olsun. Siz de helal edin diyerek bir an bile tereddüt etmeden vatan aşkı ile defalarca kurşunlanarak şehadete yürümesinde ki ruh… Direnişin temsili vatan sevdalısı Şehit Ömer Halisdemir… Ruh aynı ruh! Türk aynı Türk!

İnsanların siyasi inisiyatifleri tam karşılıkları değildir hiçbir zaman olması da beklenemez zaten. Nitekim 15 Temmuz hain darbe girişimin de sokağa dökülüp canla başla yan yana vatanı savunan insanların hiç biri siyasi inisiyatifleri nedeniyle yan yana değillerdi. Yaşlısını gencini, okumuşunu okumamışını, başörtülüsü başörtüsüzünü, meyhaneden çıkmışını camiden çıkmışını yana yana getiren şey; Bu millete, bu bayrağa, bu vatana, bu devlete olan sevgileri sonsuz bağlılıklarıydı.

O kahramanların o geceki halleri yine Rahmetli Hüseyin Nihal Atsız’ın yıllar önce şu satırlarla dile getirdiği ruhun;  

Ölümlerden sakınma! Meyus olmaktan utan!

Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?

Mefkûresinden başka her varlığı unutan!

Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın!

Onlar üzerinde vücut bulmuş halinden başka bir şey değildi.

15 Temmuz Darbeye Karşı Darbe…

Peşin hükümlerle zahir hallerimize saplanıp kalan o küçük kiralanmış beyin taşıyıcıları Milletin bu kutlu direnişini gördüklerinde yanılgılarını çok iyi anladılar, o hainler anladılar ki; Bir Türk’le baş etmeyi hakikati öldürmeyi hayal etmek o küçük kiralanmış beyinlerinde yalnızca hayal olarak kalmaya mahkûmdur. Hakikatle savaşanın sonu her zaman için şiddetli bir hüsranla sarsılmak olmuştur. Kuranı Kerim de Yüce Yaratanın bildirdiği üzere;  Hakikatin koruyucusu bizzati Yaratanın kendisi Allah (Cc.)’dır. Hakikat Allah (Cc.) koruyuculuğundadır ki toplu tüfekli asker kılığında ki bu hainleri Türk milleti ellerinde bir tek silah olmadan tanka karşı yumrukla, bombaya karşı tekbirle kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla ölüm saçan helikopterlere, bomba yağdıran uçaklara karşı 251 şehit ve 2 bin 193 gazisiyle korkusuzca darbeye karşı darbe yapma şerefine nail olmuştur bu Millet çok şükür.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü…

İkinci Haçlı seferinde “Müslüman Türk’ün eti yenilip, kanı içilebilir.” Diye fetva verebilecek kadar insanlığından çıkan Papanın şerefsizliğine hasret bırakacak bir durumda karşımıza çıkan emperyalizm ve işbirlikçilerinin gayri meşru çocuğu terörist başı Gülenin din adamı maskesiyle Türk Milletin tüm manevi duygularını istismar ederek, dinler arası dialog saçmalığı adı altında değiştirilmiş bir dini (din değil tabii ki adı öyle) yayarak insanımızı Ehli Sünnet Vel -cemaat (Resullah (Sav.) ve Eshab-ı kiramın gittikleri, itikattaki tek doğru yol.) yolundan çıkararak milletin iradesini demokrasiyi yok etme planı darbe girişimleri Allah’ın izniyle yerle bir olmuştur. Böylesine büyük bir milletin evladı olmak Yaratanın ne büyük bir lütfudur bizlere Elhamdülillah.

15 Temmuz Yüzyılın Zaferi…

15 Temmuzun Sene-i devriyesinde o geceyi anbean an yaşayan biri için yazılıp çizileceklerin hepsi o geceyi anlatmadan, görülenler yaşanılanlar karşısında hissedileni dile getirebilmeden bu gönül yangınına tercüman olmaktan o kadar uzak ki… O geceyi anlatmada kelimeler kifayetsiz dil lal, duygular iç içe.. Kalpten kalbe olan o gizli yolun içinde hızla akıp gitmek de…

15 Temmuz Şanlı Bir Destan…

15 Temmuz bu hain kanlı darbe girişimi gecesinde o zamana kadar ayrı gibi görünen bizler mükemmel şekilde biz olduğumuzu tüm dünyaya Allah’ın (Cc.) izniyle gösterdik. Yaşamın devamında sessizlik içinde çoğu zaman varlıklarımızı birbirimize unutturan bizler, vatanımız tehlikeye girdiğin de bir an bile düşünmeden birbirimize siper olup aidiyetimizin tam anlamıyla idrakiyle vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı devletimizi canla başla savunduk. Farklı siyasi ideolojilere sahip olma olasılığı kuvvetle muhtemel olan bizlerin o an aklında a partisi b partisi değil, devletin bekasından başka hiçbir şey yoktu. Bizlerin şuan rahatça evlerimiz de ülkemizde vatanımız da yaşıyor olmasına vesile olan tüm şehitlerimiz, gazilerimiz siyasi ideoloji ayrımı yapmadan canları pahasına vatanımızı devletimizi bayrağımızı savundular. Bu güzel insanlara bir vatan borçluyuz.

Bizlere düşen 15 Temmuz da göstermiş olduğumuz tek bir vücut bu birlikteliğimizi aynı samimiyet ve iman aşkıyla acilen şimdiye taşımaktır. Zira o kadar çok hain pusuda beklerken kardeş kavgasının hiç birimize faydası olmayacağı açıktır. “Bölüşürsek tok bölünürsek yok oluruz.” Diyen Rahmetli Yunus Emre’nin sözünden hareket edip gücümüze güç katlamalı, iç de ve dış da bulunan düşmanlarımızın planlarına algılarına hiçbir şekilde alet olmadan vatanımızın bölünmez bütünlüğü şanlı bayrağımızın sonsuza kadar semalarımızda özgürce dalgalanabilmesi için gecemizi gündüzümüze takıp çalışmalıyız.

15 Temmuz Bir Dönüm Noktası…

Bütünden bağımsız değiliz bizler. Her birimiz bütünün parçalarıyız. Her türlü ihanet kumpasını aşacak ferasete basirete sahip olduğumuzu tarihimizde pek çok kez olduğu gibi 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde de gösterdik. Fetullahçı Terör Örgütü (Feto) almış olduğu bu ağır yenilgiden sonra maalesef vazgeçmemiş bu sefer hainliklerini medya taşıyıp algı yönetimine girişerek kontrollü darbe yalanını batı medyasının desteğiyle tüm dünyaya servis etmişlerdir. Bu asalak eli kanlı teröristler yenilgiyi dahi lehlerine çevirip bizi birbirimize düşürerek içten çökertmek için öncelikle Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı sorumlu ve hedef olarak gösterirken, terörist başı Güleni yaşlı, hasta neredeyse darbeyi gerçekleştiremediği için! Mağdur konumuna sokmuşlardır! Türk Milleti bu sahtekârların algı oyununa gelmeyince yine vazgeçmemişler, ülkemizde alt yapısını kendilerinin hazırlayıp her aşamasında desteklemiş oldukları darbeleri bunların darbelerle dolu tarihleri var demokrasi yok bunlarda gerekirse müdahale ederiz deme cüretini dahi göstermişlerdir. Bunların ardı arkası kesilmemiş her güne önceleri beş on sonraları ise sınırsız yalanlar sığdırarak tüm bunları medya aracılığıyla yaymışlardır.

15 Temmuz Tarihi Bir Duruş…

Bu terör örgütünün amacının kişi ya da kişiler olmadığı kişi üzerinden bizzat Türk Devletini ele geçirmek olduğu açıktır. Bu nedenle bu teröristlerle mücadelemiz partiler üstü bir anlayışla olmalıdır. Kendi aramızda ki sorunlardan çok büyük bir sorundur çünkü bu. Bu bir beka sorunudur bunu ancak içimizde ki tartışmaları bir süre için de olsa (temennimiz kalıcı olması) derin dondurucuya koyup, tüm enerjimizi vatanımızın, milletimizin, bayrağımızın ve devletimizin bekası çıkış yolu bulma yolunda harcamalıyız. Bu noktada üstad Sezai Karakoç’un yıllar önce yazmış olduğu Çıkış yolu 1/Ülkemizin Geleceği, Çıkış Yolu 2/ Medeniyetimizin Dirilişi, Çıkış Yolu/ 3 Kutlu Millet Gerçeği adlı kitaplarının adıyla müsemma bir şekilde bizlere yol gösterici olacak kitaplar arasında olduğunu belirtmeliyim.

Biz Türk Milletiyiz biz unutsak da Türklüğümüzü düşman hiçbir zaman unutmaz! (Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Rahmetli Ebulfez Elçibey)  Bunu da biz asla unutmamalıyız!

Bu hain darbe girişiminden anlımızın akı ile çıkmamıza vesile vatan millet sevdalısı dünyaya ezber bozduran tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz. Onlardan ve onları yetiştiren o güzel ana babalardan Allah (Cc.) binlerce defa razı olsun inşAllah. Nacizane Duamızdır ölümü öldürmüş bu korkusuz yiğitlerin haklarını helal etmeleri bizlere.

O hain darbe girişimi gecesinde saraçhane de yere yat bacım diyerek aynı anda arkamdan itip yere yatmamı sağlayarak hayatımı kurtaran kendisinin boyu uzun olduğu için yere yatana kadar darbeci askerlerin kurşunlarıyla şehit olan o koca yürekli insanın ailesini belki bulurum diye saklamış olduğum video neticesinde… Bir sene sonra aynı yerde saraçhanede 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde Şehitlerimizi anarken eşine az rastlanır bir tevafukla hayatımı kurtaran şehidin önce babası sonra ailesinin diğer bireyleriyle tanıştım.

Şehit oğulların adının Murat Kocatürk olduğunu, Kayserili Şehit Kocatürk’ün en büyük arzusunun şehit olmak olduğunu, şehit olmadan 3 ay önce Türkmen Dağı’na gitmiş olduğunu ve biri 8,diğeri 12 yaşında erkek babası olduğunu öğrendiğim yaşıyor olmama vesile şehitten ve onu yetiştiren aileden ayrıca helallik istemek de boynumun borcudur. Hakkınızı helal edin Şehidimizin babası Mehmet Bayram Hocam ve çok değerli ailesi…

Yine o gece Taksimde kolundan vurulan 7 kez ameliyat geçiren Gazi dayım Samsunlu Adnan Çilingirden, onu yetiştiren Rahmetli dedem Kırıkçı Hacı Hasan Çilingir ve Rahmetli anneannem Hacı Zehra Çilingirden Allah (Cc.) binlerce defa razı olsun.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günümüz kutlu olsun. Tüm şehitlerimizin ruhu şad, gazilerimize selam olsun! Hepsinin ailesinden Allah (Cc.) Razı olsun. Allah (Cc.) Vatanımızı iç de ve dış da her türlü düşmandan, beladan korusun o gece üzerimize inen Rahmet-i ilahi ile birlikte Devletimizi baki kılsın inşAllah.

Asım’ın nesli diyordum ya. Nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek! HAKKIDIR HAKKA TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL! (M. Akif Ersoy)

Zuhal KURTYEMEZ

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER