Zuhal GÜNDÜZ “Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete!”
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
“Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete!”
Zuhal GÜNDÜZ

“Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete!”

Yaz ayı malum düğünlerin en çok olduğu ay insanlar yarışa evleniyorlar… Allah (cc) mesut etsin hepsini mutlulukları, huzurları daim olsun inşAllah. Ne güzel zinanın kol gezdiği muta nikâhı ile nikâhım var deyip ortalarda cirit atan şarlatanların bol olduğu onlara ek LGBTİ denilen sapkınlar grubunun neslimizin sağlığını bozup ahlaksız eylemleriyle ailelerimizi yok etme afkurmalarının çoğaldığı şu günlerde Yüce Allah’ın (cc) rızasını gözeterek evlenip yuva kuranlar gerçekten tebrik edilesi insanlar.

Babamın küçüklüğümden beri ısrarla üzerinde durduğu önemliler listesinin ilk sıralarında “düğünler” ve “cenazeler” yer aldığından ben de elimden geldiğince bugünler de sevdiklerimin yanında olmaya çalışıyorum. Bununla ilgili bir arkadaşım her aradığında bir düğünde olmam ve hepsini aklımda tutamayıp duruşma defterine yazmam nedeniyle “düğün anne” taktı adımı. O gün bugün düğün anne olarak geziniyorum ben de ortalarda.

Anlaşıldı bugün ki konu evlilik, eş seçimi vs. diyenleriniz olduysa yok yok (o da tabii başlı başına yazılabilecek konular içinde de) evlilik değil benim bugün size bahsedeceğim konu. “Kınalar.” (Tek başına kınalarda değil aslında.) Kına deyince şimdi garip geldi değil mi? Haklısınız kınanın nesinden bahsedeceksin şimdi anlamadık derseniz sabır biraz hemen anlatacağım.

Kınalar dedim çoğu hanım gibi benim de en sevdiğim kısmı elbette ki oyun kısmı. Kadınlar arasında olduğundan daha bir rahat daha bir eğlenceli.(Kadın erkek karışık kınalar olsa da geneli sadece kadınlar arasında oluyor.) Oyun kısmı tamam da o şarkılar nedir öyle? Kim yapmış onları, kim seçmiş onları biri söylesin lütfen bana? Hepimizin mutlaka defalarca duymuş olduğu en popüler olanını yazayım. Hanım kardeşlerimin çoğu daha ben yazmadan tahmin etti bile şarkının adını; “Ankara’nın bağları” sakın sakın kişilerle alakalı bir şeyden bahsettiğim sanılmasın burada. Şarkıyı yazanı da (anonim olduğu mahkeme kararıyla tespit edilmiş denilmekle birlikte konuya ilişkin ayrıntılı bilgim olmadığı için bir şey diyemem.) (1) söyleyeni de tanımam etmem söyleyenin adını duymuşluğum var ki (Ankaralı Coşkun) tek o da söylemiyor diye biliyorum zaten tek bu şarkı değil bu tarzda birçok şarkı var. En popülerlerinden birisi bu diye bunu yazdım. Şarkının tamamını yazmayacağım buraya şimdi üzerinde duracağım sözlerden bir bölümünü yazmam kâfi diye düşündüm. Şöyle;

“… Ben sevdim eller aldı

İçimde acı kaldı…

Aldın yâri elimden

Boynumu büke koydun…

O yar senin derlerse

On koyun kurbanım var…” (2)

Bu şarkı bangır bangır çalıyor ve biz kına gecesinde gelinin en mutlu günündeyiz yanlış anlaşılmasın. Gelin diyorum genelde kınalarda erkek olmadığı için de günümüzde erkeklerin olduğu kınaların da olduğunu yukarıda belirtmiştim. Damatlar içinde en mutlu gün diyelim hadi.

Şarkıya dönelim; “Ben sevdim eller aldı” diyor şarkıda gelin (damat) dâhil hepimiz nasıl bir oynuyoruz bu şarkıya nasıl bir oynuyoruz sormayın. Kimse de demiyor ki; Gelin hanım /damat bey sevdiğinle evlenmiyor musun? Eğer evlenmiyorsan zorla mı evlendiriyorlar seni? Eğer zorla evlendiriyorlarsa neden mutsuz değilsin bunu söylerken göbek atıyorsun? Kafamda deli sorular…  Ha şimdi tüm derdimiz bittiydi buna mı sıra geldi… Durdun durdun bunu mu düşündün gelmiş burada yazıyorsun Zuhal sen de diyenleriniz olduysa durun onu da diyeyim hemen size. Evet, tam olarak asıl derdimiz bu aslında. Ne dediğimizden, neye oynadığımızdan, ne yaptığımızdan maalesef haberimiz yok. Ha bizim haberimiz var da oynuyoruz diyen gelin damat varsa gerekçelerini bilmediğimden onlara bir şey diyemeyeceğim.

Yabancı olsa şarkı diyeceğim ki yabancı dilimiz yok da ondan anlayamıyoruz sözleri öyle müziğe oynuyoruz yok şarkı gayette Türkçe. Bu şarkı mı sadece kınaların dikkat çekenlerinden? Dedim ya hayır tabii ki bu içlerinden en popüler olanlarından biri diye yazdım buraya. Şarkı normalde gayet güzel sözlere sahip ona şüphe yok da, o hüzünlü sözlere sahip şarkıya arkadan eşlik eden müzik neden oyun havasıdır? Neye oynuyoruz biz? Ve bu şarkı neden kına gecesinde? Anlayabilmek inanın çok zor. Sevdiğimi eller aldı içimde acı kaldı diyor adam mantıken üzülüp duygulanmamız lazım bu sözlere değil mi? Yok yok bizi görün bir piste oh ohh ne güzel sevdiğini de alamamışsın içinde acı kalmış hopa atalım göbecikleri mi diyoruz ne yapıyoruz amiyane tabirle neyin kafasını yaşıyoruz? İçmeden kafayı bulanlardan olma başarısına sahibiyiz gerçekten.

Bunun özelliklerine sahip popüler olanlarından bir diğer misal; “Hey onbeşli tokat yolları taşlı” türküsü. Herkesin çalgılarla çengilerle söyleyip oynayıp göbek attığı Çanakkale savaşında yaşanılan acıları anlatan aslında bir ağıt olan bu türküde kınaların vazgeçilmez oyun havalarının içinde. Türkü’nün sözlerini sakin kafayla tam olarak okuduğumuz da türküde anlatılan acıyı anlamamız çok da zor değil.

Türkü (ağıt);

“Hey onbeşli onbeşli

Tokat yolları taşlı

Onbeşliler gidiyor

Kızların gözü yaşlı…

Gidiyom gidemiyom

Sevdim terk edemiyom

Sevdiğim pek gönüllü

Gönlünü edemiyom…” (3) Şeklinde devam ediyor.

Türkü de sözü edilen onbeşliler 1315 doğumlu gençler yani ekseriyeti 15 ila 19 yaşında vatanını korumak için gözlerini kırpmadan korkusuzca cepheye koşan kazandıkları o şanlı zaferden geriye sevdiklerine dönemeyip şehit olan o gencecik fidanlar. Şimdi kınalarda düğünlerde biz bu kadar acı dramatik türküye (ağıta) oynuyoruz.

Misalleri artırmak mümkün ama misaller değil olayımız neyi neden yaptığımızı bilip bilmememiz. Davranışlarımızın arkasında yatan gerçek motifler neler? Biz neyin üzerinden neyi yapıyoruz? Her şeyden önce bu yaptıklarımızı kasıtlı bir bilmemezlik içinde mi yoksa basit sayılabilecek ihmaller içinde mi yapıyoruz? İlk önce bunların cevabını yüksek sesle tüm samimiyetimizle kendimize verip sonunda yine ilk kendimizi ikna etmemiz gerek gibi. Kendimizi yüceltip savunma mekanizmalarına başvurmak yerine başkaları yapıyor diye yapıyoruz basbayağı diğerlerinden etkileniyoruz diyebilmeli kendimize bunu itiraftan korkmamalıyız.

Bu bizim aciz, her türlü etkiye açık olduğumuz anlamına gelmez. Bu bizim ortada sorun olduğunu kavrayıp ona göre davranmamızın önünü açar.

Hayatın birçok cephesi vardır ve biz insanların bu cephelerin hepsinde başarılı olması gerektiğine dair bir kural da yoktur. Bahsettiğimiz konuya ilişkin her hangi bir ihmal ya da özensizliğimiz varsa fark edip bunu düzeltme yoluna gitmeye çalışmamızdır önemli olan.

Anlamak dinlediğimizi sandığımızla değil gerçekten dinlediğimizle olur. Dinlenilenin içine aklın katılması gerekliliğini aklını kullananlar için söyleme gereği duymuyorum.

Bir şarkı sözünden nelere geldim mi aslında basit gibi görünenden basit olmayana geliş bu. Milletimi çok seviyorum ama bu durum bu tür bazı garipliklerimiz olduğu gerçeğini değiştirmiyor ne yazık ki. Rahmetli Cem Karaca’nın 1999’da çıkardığı “Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar” adlı albümünün ikinci parçası “İşte geldik gidiyoruz’ bu gibi garipliklerimizden bahseder.

Bu parçanın bir bölümü şöyle;

“…Bir ayvayı dişler gibi

 Isır ısır ömrümüzü

Bir girdapta dönüyoruz

Yaşamadan günümüzü

Deli gibi kutluyoruz

Yılbaşı doğum günümüzü

Sevince de kedere de

Doğuma da ölüme de

Çiçekler yolluyoruz…”(5) şeklinde devam ediyor.

Gerçekten de bir girdap da dönüyoruz yaşamıyoruz günlerimizi öyle ortalardayız yaşadıklarımızdan, dediklerimizden, dinlediklerimizden, yaptıklarımızdan bir haber!

 Oo saat bayağı ilerlemiş yazarken fark etmiyor insan şimdi gitmem gerek malum yaz ayı bu akşamda kına var. Bu kadar yazıya akşam piste Ankara’nın bağlarına oynamayacağımı mı sanıyorsunuz yoo onu gelin /damat düşünsün hiç alınmadım ki ben üzerime.

Öyle bütünleşmiş bir milletiz ki… Birbirimize olduğu kadar hatalarımıza da… İnanın benim de bu konuda sizden bir farkım yok. Sizden farkım olduğu ya da size akıl vereyim diye de yazmadım zaten tüm bunları. Kanaat önderliğine soyunayım diye de bir arzum yok. Yazdıklarımın hepsini önce kendime yazıyorum, yazmak düşünmeyi gerektirdiğinden önce ben düşünüyorum. Ben düşündüm hadi siz de öyle sadece okuyup durmayın her şeyi benden beklemeyin, kalkın bu düşündüklerime önce kendinizi sonunda beni ikna edin de ben de oynamayım artık kınalarda bu tarz şarkılara.

Kapanış da yine Rahmetli Cem Karaca’dan “Bindik Bi Alamete Gedeyoz Gıyamete” e ye “Sonumuz hayır olsun” u ekleyerek sözümü burada bağlıyorum vesselam…

Kaynaklar:

  1. (http://www.haber7.com/muzik/haber/966231-ankaranin-baglari-anonim-cikti)
  2. (http://www.turkuler.com/sozler/turku_ankaranin_baglari.html)
  3. ( http://www.turkuler.com/sozler/turku_hey_on_besli.html)
  4. (https://www.esarkisozu.com/cem-karaca/iste-geldik-gidiyoruz-sarki-sozleri/)
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER