Abdulkadir MENEK Manastır'ın Ortasında İki Cami
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Manastır'ın Ortasında İki Cami
Abdulkadir MENEK

Manastır'ın Ortasında İki Cami

Manastır, Makedonya’nin ikinci büyük şehri ve Osmanlının tarihinde çok önemli bir yere sahip. 1382 yılında Osmanlı idaresine katılan Manastır, kesintisiz olarak tam 530 yıl boyunca bir Osmanlı şehri olarak kalmaya devam etmiş. 1912 yılında Balkan Savaşının ardından Osmanlı Ordusu bu toprakları terk etmeye başlamış.

Yunanistan sınırlarına çok yakın bir bölgede konumlanan bu şehir,  Baba Dağlarının eteklerinde bulunuyor. Birçok ülke, temsilciliklerini burada açtığı için buraya ‘’Konsolosluklar Şehri’’ diyenler de çok fazla. Osmanlılar yüzyıllar boyunca burada bulunan manastırların çokluğundan dolayı bu şehre Manastır ismini verdiler fakat Makedonlar burayı Bitola diye adlandırıyor.

Tarihi çok eski çağlara kadar uzanan Manastır, en güzel ve hareketli yıllarını Osmanlılar döneminde yaşamış ve Balkanların önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Adriyatik ve Ege ticaret yolları üzerinde bulunan Manastır için Evliya Çelebi Seyahatnamesinde burada bulunan dokuz yüz dükkân ve yetmiş camiden bahsetmektedir.  Bugün maalesef bu camilerden sadece ikisi ayakta.

Burada bulunan ve eski adı Hamidiye Caddesi olan Şirok Sokak, korunan tarihi yapıları ve orijinal görüntüsü ile görülmeye değer yerlerden. Baba dağlarında bulunan Pelister Miili Parkı’nda yüzlerce çeşit bitki ve hayvan türlerini görmek mümkündür. Manastır ayrıca üzüm bağları ile de büyük bir şöhrete sahip.

Bir dönem ATV’de yayınlanan ve büyük bir ilgi ile karşılanan ‘’Elveda Rumeli’’ dizisi ağırlıklı olarak Manastır başta olmak üzere bu bölgelerde çekilmiş. Bölgede yaşayan insanlar, Türkiye’den geldiğinizi öğrenince aradan yıllar geçmesine rağmen hala bu diziden ve bu dizinin karakterlerinden sempati ile bahsediyorlar. Sütçü Ramiz’in yaşadığı ev Manastır’ın Pürsıçan köyünde. Sahnelerin pek çoğu Manastır sokaklarında ve çarşılarında çekilmiş.

Manastır Askeri İdadisi, Osmanlılar döneminde bölgede açılan çok önemli bir askeri lise. Balkanlarda bulunan ve askerliğe kabiliyeti olduğu düşünülen çok sayıda genç bu okula yatılı olarak alınmış. Bunların bir kısmı da daha sonraları,  yüksek bölümleri de okuyarak Osmanlı ordusunda çok önemli mevkilere gelmişler.

Manastır Askeri İdadisi’nden mezun olanlar arasında Enver ve Mustafa Kemal Paşalar ile Resneli Ahmet Niyazi Bey de bulunuyor. İttihat ve Terakki Cemiyetinden görev almış ve söz sahibi olmuş birçok kişinin yolu bu okuldan geçmiş.

Bugün Manastır Askeri İdadisi, Osmanlının günümüze kadar uzanan bir eğitim kuruluşu olarak çok tarihi ve ilginç bir görüntü veriyor. İdadi binasının önemli bir kısmı, bugün gelen ziyaretçilere ve özellikle Türkiye’den gelen misafirlere müze olarak hizmet etmektedir. O günlerden kalma birçok hatırayı günümüze taşıyan bir fonksiyon icra ediyor. Bu müze, yakın tarih ile birlikte, bu bölgenin uzak tarihine çok önemli bir bakış fırsatı veriyor. Aynı zamanda Manastır’da geçmiş döneme ait sosyal ve kültürel hayatın izlerini de bu müzede bulmak mümkün.

Osmanlılar döneminde yapılan ve şehrin önemli simgelerinden birisi haline gelen Saat Kulesi, Osmanlının şehre miras olarak bıraktığı tarihi eserlerden birisi olarak görkemli bir duruşa sahip. On yedinci yüzyılda inşa edilen bu kule 22 metre yüksekliğinde bulunuyor. Ne hazindir ki, Balkan coğrafyasında Osmanlı’dan kalma eserlere yönelik bilinçli bir şekilde yapılan dönüştürme ve tahribattan, Manastır Saat Kulesi de nasibini almış ve daha sonraki yıllarda bütün itirazlara rağmen tepesine bir haç eklenmiştir.

Manastır aynı zamanda Osmanlılarda 3. Ordunun da önemli bir merkezi ve Selanik ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyetinin çok güçlü olduğu iki önemli şehirden birisi idi. Manastır Askeri İdadisi’nin de bu durumun dışında olması elbette düşünülemez. Bu İdadi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin çok etkili bazı mensuplarının görev yaptığı ve yetiştiği bir okul olmuştur.

1908’de dağa askerleri ile birlikte çıkarak isyan eden Enver ve Niyazi Bey’lerin de buradan mezun olmuş olmaları, burada verilen eğitim konusunda elbette bir ipucu verir niteliktedir.

Manastır’da bugün İshak Çelebi ve Yeni Camiler, Osmanlıdan günümüze kadar ulaşmayı başaran çok önemli iki tarihi eser olarak misafirleri karşılamaya devam ediyor.  İshak Çelebi Camisi, Manastır ve Selanik Kadısı olarak görev yapan İshak Çelebi tarafından yaptırılan, Osmanlının Balkanlarda yaptığı en büyük eserlerden birisidir.  1506 yılında ve külliye tarzında yapılan bu eserden günümüze kadar sadece cami kısmı ulaşabilmiştir. Diğer bütün bölüm ve kısımlar, farklı zamanlarda ve çeşitli bahanelerle yıktırılmıştır. TİKA tarafından 2015 yılında aslına uygun bir şekilde yeniden restore edilen İshak Çelebi Camisi, Makedonya İslam Birliği ve Manastır Müftülüğü vasıtası ile hizmete devam etmektedir.

Manastır Yeni Camii olarak bilinen ve 16. Yüzyılda Manastır Kadısı Mahmud Efendi tarafından yaptırılan Kadı Mahmud Camii de Osmanlı eserlerinden birisi. Osmanlı hatırası bu cami, 1957 yılından bu yana sanat galerisi olarak kullanılıyor. Caminin içine girmek isteyen ziyaretçiler her seferinde camii kapalı buluyorlar. Kadı Mahmud Yeni Camii'nin inşasından evvel, mabedin bulunduğu bölgede bir kilise olduğu iddiasıyla, caminin içerisinde kazı çalışmaları yürütülüyor. Bu iddiaları ortaya atanlar, caminin yapıldığı yıla ait bir kitabenin bulunmamış olmasını, bu tezlerine delil olarak gösteriyorlar. Kent meydanına birkaç adım mesafede, tarihi saat kulesinin yanı başındaki caminin kapısının üzerinde bir onarım kitabesi bulunuyor. 18. ve 19. yüzyıllarda tadilat geçiren cami, kare planlı olarak inşa edilmiş. Tek kubbe ile örtülü olan yapının yine tek şerefeli minaresi kesme taştan yapılmış.

Manastır şehri yılların büyük tahribatına ve değişime rağmen bina, çarşı, cadde ve sokakları ile Osmanlının izlerini taşımaya devam ediyor.

Manastır bugün Makedonya’nın çok önemli bir şehri olmakla birlikte, ülke dışından gelen ziyaretçilerin en önemli uğrak noktalarından birisi olarak canlılığını sürdüren en önemli şehirlerden birisi olarak önemini muhafaza ediyor.

Abdulkadir MENEK

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER