Cahit KURBANOĞLU Kesin Davet 12
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Kesin Davet 12
Cahit KURBANOĞLU

Kesin Davet 12

BİZ ÖLÜME NASIL GÜLERİZ

 

Hiç tartışmasız bir şeyi tanıyıp mahiyetini bildikten sonra onunla yakınlık kurarız.

Tanış olur ve birlikte zaman geçirmek isteriz.

Birşeyin mahiyeti de ehlinden öğrenilir.

Bir konuda ehil olanlar; kitap, kütüphane ve âkil kişilerdir.

Bu konuda da en ehil ve mutlak kitap Kur’an’ı Kerim ve

mukaddes kitaplar,

âkil kişiler ise başta Peygamberimiz ASV olmak üzere diğer peygamberlerdir.

Ölüm böyle olunca,

samimi iman sahiplerine gülünce,

elbette ve elbette, hiç şüphe kalmaz ki,

en bahtiyar insan, sabır içinde şükrederek,

Peygamberimizden tam dersini alıp;

istikamet dairesinde imanına ve

Kur'ân'a hizmete çalışandır.

Bundan daha karlı bir mesele yoktur.

 

Zevke ve lezzete müptelâ olan insan bilmesi gereken en önemli gerçek;

binler tecrübelerle ve hüccetlerle, delillerle ve

hadiselerle aynelyakin yâni adeta görür gibi bilinmelidir ki,

hakikî zevk ve

elemsiz lezzet ve

kedersiz sevinç ve

hayattaki saadet yalnız imandadır ve

iman hakikatleri dairesinde bulunur.

 

Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler ve acılar var.

Bir üzüm tanesini yedirir,

on tokat vurur gibi,

hayatın lezzetini, huzurunu ve zevkini kaçırır.

 

YARATMA

 

İnsanların, öğretmenlerin, öğrencilerin,

meslek sahibi, halk tabakası, sosyal medyanın sık sık konuştukları bir kelime vardır.

Bunu bilerek veya bilmeyerek çoğu zaman yanlış yerlerde kullanmaktadırlar.

Yaratma yoktan var etmektir.

İcat etmek, imal etmek, bir fiili yapmak hiçbir zaman yaratmak değildir.

 

Yaratmak ancak Allah’a mahsus bir fiildir. Onun için Allah: "Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi imtihan etmek için ölümü de, hayatı da yaratan O’dur."  hükmü ile ölümün yaratma olduğunu bildirmektedir.

 

Yaratmak varlık ve var olmaktır.

 

Bir mühendis, icad etmek veya imal etmek istediği bir şeyi önce hayal eder. Sonra avan proje çizer. Sonra hesabını yapar. Sonra boyutlarını belirler. Sonra imalatta kullanacağı malzemeleri araştırır. Sonra bulduğu malzemelere göre mukavemet hesabını kontrol eder.

 

Ürün için alet, gereç, makina ve tezgahlar temin edilir. En sonunda da inşa eder. Bu bir yaratmak değildir. Yapmaktır, inşa etmektir, imal etmektir.

Bu yeni icad da olabilir, taklid ve benzer imalat da olabilir. Ancak her ürünün fonksiyonu ve görevi ayrıdır.

 

Bu bir otomobil imalatı ise, demir yerine lastik kullanılamaz, plastik yerine alüminyum kullanılamaz. Bu imalat bazen beklenmedik bir şekilde harap olabilir. Sebep olarak ya kullanılan malzemeler veya imalat yapan mühendisin hatası olabilir.

 

Yaratmada malzeme yoktur, proje yoktur, mukavemet hesabı yoktur, zaman yoktur, yaratılacak şey için makina, alet ve yardımcı gereçler yoktur.

Bir şeyden her şey ve her şeyden de bir şey yaratılıyor.

Bilimin hayal edemeyeceği mukavemet hesapları göz önünde bulundurulmuş.

Yaratma anında tezgah ve makina da kullanılmıyor.

Bir yaratılan mahluk diğerine benzemiyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER