Cahit KURBANOĞLU Ayasofya Camiini ibadete açmak!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Ayasofya Camiini ibadete açmak!
Cahit KURBANOĞLU

Ayasofya Camiini ibadete açmak!

Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, sınırları üç kıtada yeri olan büyük bir imparatorluğun ilk Padişahlarındandır.

Fatih sultan Mehmed öyle sıradan bir padişah değildir İslam’ın peygamberi Hazreti Muhammed Aleyhissalat-u Vesselamın müjdelerine de mazhar olmuş bir padişahtır. Dolayısıyla Fatih Sultan Mehmed’i sıradan bir insan olarak kabul etmek gaflet ve dalaletin en büyüğüdür.

“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 335; Buharî, et-Tarihu’l-Kebir, I, 81; et-Tarihu’s-Sağîr, I, 306; el-Bezzâr, el-Müsned, el-Müsned, c. II, s. 308; Taberani, el-Mu’cemu’l-Kebir, II, 38; Hakim, Müstedrek, IV, 422; Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, VI, 219.)

1453 yılına kadar İstanbul Müslümanların ikamet ettiği şehir olmadığı gibi orada yaşayanların da kâhir ekseriyeti gayrimüslimler olduğu için, o zaman İsanbul’da bulunan Ayasofya onların dini geleneklerine göre kullanılmakta idi.

1453 yılı sadece İstanbul’un fethi değil, İstanbul fethedilirken kullanılan teknoloji, bir yeni çağı açıp, eski bir çağı kapatmaya sebep olmuştur. Dolayısıyla Ayasofya Yeni Çağın başlangıcı bir camiidir.

Ayasofya Camiinin mülkiyetini Fatih Sultan Mehmed Hazretleri, bizzat parasını vererek satın almıştır.

1453 yılından 1934 yılına kadar Ayasofya Camii, sadece şu andaki içinde bulunduğumuz sınırlar içerisindeki Türkiye’mizdeki Müslümanların cami değildi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun, bir taraftan Asya, diğer taraftan Afrika, öbür taraftan Avrupa kıtalarında, himayesinde olduğu ve donanması bulunduğu yaklaşık 90 ülkenin de temsilcisi, kalben, ruhen bağlı oldukları istisna bir temsiliyeti olan camiidir.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Cumhuriyet hükümetlerinden istediği ve vasiyet ettiği en önemli taleplerinden birisi de Ayasofya’nın cami olarak tekrar ibadete kavuşturulmasıdır.

Bakınız buna çok önem veriyor. Risale-i Nur külliyatında bir çok yerde bunu dile getiriyor.

“... Âlem-i İslâm’ı, hattâ bir kısım Hıristiyan devletlerini de memnun etmek için Ayasofya’yı muzahrefattan temizleyip ibadet mahalli yapmaktır.” (Emirdağ Lâhikası 2 - 245)

Dolayısıyla koca bir İslâm Âleminin abidesi, Hıristiyanların da memnun kalacağı, iman ve inancın mümessili, temsilcisi bir Ayasofya Camiini tekrar eski haline çevirmek; Hindistan‘daki, Suudi Arabistan’daki, Asya’daki, Avrupa’daki, Amerika’daki Müslümanları da, açıkçası bütün dünya Müslümanlarını da memnun edecektir.

Böyle bir mabedin bu kadar müslümanların rızasını almadan, görüşünü sormadan, aslına uygun vazifesinin dışında bir şeyde kullanılması mümkün müdür? Bunu yapan bütün dünya Müslümalarının nefretini üzerine almış olmaz mı?

Bırakınız böyle bir görüş alma yoluna gitmek, ihtişamlı bir imparatorluğun şu an bulunduğumuz sınırlar içerisine sıkışmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içerisinde yaşayan müslümanların bile oylarına müracaat edip, Ayasofya’nın camiden müzeye çevrilmesi için muvafakat alınmamıştır.

Ayasofya Camii alemi İslam’ın ortak kültür mirasıdır. İstanbul fethedildikten sonra Mimar Sinan tarafından Ayasofya Camii yeniden imal edilmiştir. Dolayısıyla Ayasofya Vamiinin 1453 yılından önceki tarihlerle bir bağı bağlantısı kalmadığı gibi, artık İstanbul’da İslam âleminin adeta merkezi halinde bulunmaktadır.

Ayasofya Camiini İslâmiyet’e ve Osmanlı İmparatorluğu’na maleden Fatih Sultan Mehmet Hazretleri vakıfnamesinde ne diyor bakınız:

FATİH SULTAN MEHMED HÂN’IN AYASOFYA VAKFİYESİ

“Allâh’ın yarattıklarından Allâh’a ve O’nun rü’yetine iman eden, âhirete ve onun heybetine inanan hiçbir kimse için, sultan olsun melik olsun, vezir olsun bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun, ... bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyîr ve tebdîl eylemek, vakfı ihmal edip kendi haline bırakmak ve işlevlerini ortadan kaldırmak asla helâl değildir!”

...

 “Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâ’neti üzerlerine olsun. Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebeddiyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.”

(Fatih Sultan Mehmed Han, Ayasofya Vakfiyesi, 1 Haziran 1453)

AYASOFYAYI ESKİ HALİNE KAVUŞTURAN BAHTİYAR BİR YÖNETİCİDİR

Şimdi Ayasofya Camii’inin bulunmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin başında bulunan idarecilere burada şahsi görüşü mü arz etmek istiyorum.

Ayasofya, İstanbul fethedilirken Osmanlı’yı törenlerle ve memnuniyetle karşılayan ve o zaman İstanbul’da ikamet eden Hıristiyanlığın İslâmiyete devir ve tesliminin bir abidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilmelidir.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri de bunu İslam alemi adına tekrar tekrar dile getirmiştir.

“Ayasofya’yı, beş yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmek ve hâlen İslâm’da çok hüsn-ü tesir yapan ve bu vatan ahalisine âlem-i İslâm'ın hüsn-ü teveccühünü kazandıran...” diyerek önemini ortaya koymaktadır. (Tarihçe-i Hayat - 609)

Ben şu anda ülkemizin başındaki idarecilerimizde, özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızda bunu yerine getirebilecek irade, istek, şevk, yetenek ve kararlılığın var olduğunu görüyorum.

Bu kıyamete kadar İslam âleminin hüsn-ü zannına, dualarına ve muhabbetine sebep olacak bir olaydır.

2 Temmuz 2020 tarihinde bir Danıştay kararını beklemekte olan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, netice itibari ile icraatın başıdır ve karar verme yetkisine haizdir. Verilecek kararları da şu anda bozacak bir irade göremiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımız da bu fırsatı çok iyi değerlendirecek, 2 Temmuz’dan sonraki ilk Cuma namazını Ayasofya’da kılmaları noktasında, Rabbime duacı olduğumuzu bildirmek istiyorum.

Allah yâr ve yardımcınız olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
GALERİLER