Zuhal GÜNDÜZ 2M Artı 2T
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
2M Artı 2T
Zuhal GÜNDÜZ

2M Artı 2T

Ülkemiz uzun süredir birçok ülke gibi Corona Virüs (Covid 19) olarak bilinen çok ciddi salgın solunum yolu hastalığıyla uğraşmakta. Bununla ilgili Dünya Sağlık Örgütü tarafından uluslararası kamu sağlığı acil durumu ilan edilmiştir. Her ne kadar son günlerde yasaklar azaltılmış olsa da (mecburen kontrollü hayata geçiş gerekmekte) durum şuan için de ciddiyetini korumaktadır.(Buradan vefat eden tüm vatandaşlarımıza rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.)

 

Çalışmaktan uykuyu unutan Sayın Sağlık Bakanımız’ın devamlı belirttiği Corona Virüs den korunma üçlüsüne;

 

‘Maske+Mesafe+Temizlik’

 

Yani ‘Tedbir’ üçlüsüne ben ‘Tevekkülü’de ekleyeceğim. 

 

Olacak size “2M Artı 2T”

 

Tevekkül dedim de nedir bu tevekkül ve neden durduk yere onu da ekleme gereği duydum müsaadenizle izah edeyim.

 

İmam-ı Gazali Tevekkül için; “Bütün dünya bir araya gelip engellemeye çalışsa bile Allah’ın senin için takdir ettiği şeyin sana ulaşacağına, tüm dünya bir araya gelip yardıma çalışsa bile Allah’ın senin için takdir etmediği şeyin sana ulaşmayacağına inanmandır.”der.

 

Bu salgın hastalık da bize düşen; ‘Tedbir +Tevekkül’

 

Ama öyle diyorsun ama öyle olmuyor ama…

 

Evet, maalesef öyle olmuyor.

 

Korku, kaygı tetikleyicileri her an peşimizde...

 

Ailemize kendimize adeta işkence çektiriyoruz, elimizi yıkadığımız sabunluğu bile yüz kere yıkıyoruz, kolonya kullanmaktan ellerimiz yara oldu, ne zaman bitecek bu hastalık, hastalık bizi değil biz kendimizi ondan korumaya çalışırken bu korku panikle öldüreceğiz vs. diye veryansın edenler esasen çok da yalnız değilsiniz.

 

Ne yapacağınızın cevabı aslında veryansınınız da gizli. Kaygı yerine ‘Tedbiri’ korku yerine ‘Tevekkülü’ koyarak…Koymazsak neler olur peki?Bundan sonrası için dilerseniz konuya bir öykü ile devam edeyim.

 

Nerden geldi kim yazdı yaşadı bilinmez özellikle ‘Yaşam Koçluğu’ eğitimlerinde sıklıkla anlatılan bir öykü vardır.

 

Bizimde o anlatılandan aklımızda kalan bu öykü tamda bu yaşadığımız zamana uymakta. O nedenle sizlerle paylaşayım dedim.

 

Zamanın birinde bir adam varmış. Bu adam çok sevdiği eşi ve çocuklarından oluşan ailesiyle mutlu mesut yaşarmış. O zamanlar teknoloji gelişmediğinden bu şekilde arabalar, uçaklar yokmuş. İnsanlar gidecekleri yerlere binek araçların vasıtasıyla gidermiş. Tabii bu da çok zamanlarını alırmış.

 

Bir gün adamın yapması gereken işleri için evinden uzaklaşması gerekmiş.Çok sevdiği ailesiyle vedalaşıp yola koyulmuş. Tam şehirden çıkarken arkasında dönüp özlemle geride bıraktığı ailesine bakmış ki ne görsün şehrinin üzerinde kocaman bir karartı. Ne olduğunu anlamak için merakla ve heyecanla atını o karartıya doğru sürmüş.

 

Karartıya; “Sen kimsin”, demiş.

 

Karartı ona; “Sen kimsin”, demiş.

 

Adam karartıya; “Ben bu şehirde yaşıyorum iş için ailemi bırakıp yola çıkmam gerekti. Sevdiklerimi bıraktığım şehrin üzerinde seni görünce korktum endişelendim ne olduğunu anlamak için geri döndüm. Lütfen ailemin yaşadığı bu şehri hemen terk et! demiş.

 

Karartı gayet rahat bir şekilde adama dönmüş;“Endişelenme gerek yok. Ben veba salgınıyım. Bu şehirde bir miktar kalıp başka bir şehre gideceğim. (Veba ağır çok can alan bir salgın.) Adam panik içinde;“Ne söylediğin farkında mısın sen! Hayır hayır sevdiklerimin ailemin olduğu bu şehre giremezsin buna izin vermem çabuk git bu şehirden demiş.”

 

Karartı; “ Sakin ol çoluğuna çocuğuna zarar vermeyeceğim. Sadece şehrin içinden kırk kişiyi alıp gideceğim. Onların içinde de senin ailen yok endişelenmene gerek yok demiş.” Adam bunu duyunca kırk kişiymiş içlerinde ailem de yokmuş diyerek rahatlamış bir şekilde geri dönüp yoluna devam etmiş.

 

Aylar sonra adam işlerini halledip evine dönüş yolunu tutmuş.Adam şehre yaklaştıkça garip bir kaygıya kapılmaya başlamış. Kaygısının sebebi şehrin garip sessizliğiymiş. Şehir de yaşam belirtisi olan hiçbir gürültü yokmuş. Acaba bu sessizliğin nedeni veba olabilir mi diye düşünürken şehre vardığında tüm şehrin boş olduğunu, herkesin öldüğünü görmüş. Koşarak ailesini görmek için evine vardığında şehirdeki diğer insanlar gibi ailesinden de herkesin öldüğünü görmüş. Çok üzülmüş, öfkelenmiş. O hain Veba bana yalan söyledi ona sorarım ben şimdi diye vebanın peşinden var gücüyle koşmaya başlamış.

 

Adam için vebayı bulmak çok zor olmamış çünkü Veba gittiği her yerde insanları öldürerek iz bırakıyormuş. Vebanın yanına vardığında; “Dur bu şehre giremezsin! Başka insanları öldürmene izin veremem!” demiş. Veba arkasına dönüp bakmış ve; “Sen de kimsin benim işime ne karışıyorsun demiş.”

 

Adam acı ve öfke içinde aylar önce şehrimin girişinde seni gördüğümde gelip sadece kırk kişiyi alacağın yalanını söylediğin kişiyim. Sen yalancının tekisin! Şehirde insan bırakmamışsın herkesi öldürmüşsün!” demiş.

 

Veba gayet rahat bir şekilde; “Ben asla yalan söylemem. Ben o şehre girdiğimde sana söylediğim gibi sadece kırk kişinin canını alacaktım. Öyle de yaptım. Diğerlerine gelince evet öldüler ama onları ben öldürmedim. Benim şehre gelişimi duyar duymaz onların kalplerine tarifi imkansız bir korku girdi. Onları ben değil, kendi kalplerinde ki o korku öldürdü” deyip umursuz şekilde arkasını dönüp gitmiş.

 

Öykü de olduğu gibi maalesef kaygı ve korku öyle etkili duygulardır ki bizi tamamen ele geçip hiç bir şey yapamaz hale getirir.Bu nokta da bize düşen Sağlık görevlilerin ve Devlet büyüklerimizin belirttiği;Maske, +Temizlik+Sosyal Mesafe vs. Tedbirlerini aldıktan sonra (+)Yaratana Tevekkül etmekten gayrısı değildir.

 

Tedbir bizden hüküm Allah’tan. Geçmiş olsun Ülkeme gelmiş geçmiş bitmiş olsun bu salgın hayırlısıyla tez zamanda inşAllah.

 

“2M Artı 2T” ile Sağlıklı kalın…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER