Eyüphan KAYA Dilipak Hakkında Verdiğiniz Dilekçeyi Geri Alın!
SON DAKİKA
Sol Ok
Sağ Ok
Yazarlar - Köşe Yazıları
Akasyam Haber - dünyanın haberi bu sitede
Advert
ANASAYFA Genel Güncel Gündem Siyaset Samsun Haber Kent Kültürü Türkiye Dünya Ekonomi Kültür Tarih
Dilipak Hakkında Verdiğiniz Dilekçeyi Geri Alın!
Eyüphan KAYA

Dilipak Hakkında Verdiğiniz Dilekçeyi Geri Alın!

Dünyada makam, mevki, para pul gelip geçicidir. Bazen aniden de gelebilir, heleki devlettin bir arpalığını yakalayabilirseniz. Hatta Diyarbakırlı iş adamı siyasetçi Mahmut Şimşek’nin ifadesiyle “Adamın varsa, adam olmanıza gerek yok” sana bir şeyler ayarlar.

Ama bir rütbe var ki, orada torpil para etmek, hatta çalışmak çaba göstermek dahi yetmez; yüce Allah size kabiliyet verecek, siz de gece gündüz onu geliştireceksiniz ki o değeri kazabilesiniz. İşte o rütbe düşünce adamı olabilmektir.

Düşünce adamı olmanız için dini, dünyevi ilim sahibi olmanız lazım, o bildiklerinizle amel edip ona göre analiz ve sentez yapmanız lazım, o zaman dünya sizi takip edip, sizi okur, sizden faydalanmaya çalışıyor.

10 yıl önceki bilgimle Abdurrahman Dilipak’ın bazı kitapları 16 yabancı dile çevrildiğini duymuştum. Dolayısıyla o bir dünya insanı, ama ülkemizde dünyaya gelmesi, burada yaşaması, vatandaş olarak bilgi ve kabiliyetini birinci elden bizimle paylaşması da bizim için bir avantajdır.

Yahudi bir kız vatandaşa Dilipak soruyor “Dara düşseniz kime müracaat edeceksiniz?” Kız diyor ki “Sizi ararım” işte o böyle güvenilir bir adam.

Yazar çizerlerimizin çoğunun idolü olan bu beyefendi, galiba bir kısım Ak Partili kadınlar onu benimsemiyorlar.

Tabi ki,

Sabahları daracık elbiselerle, rujla, makyajla partiye gelen,

Odasında laka luka edip aynı zamanda odasında sigara içen,

Arada bir teneffüse çıkar gibi kutu köşelerde namahrem erkeklerle muhabbet eden Ak Partinin kimi kızları/kadınları Dilipak’tan ne anlar? Dilipak bir muhafazakar ama neyi muhafaza ediyor, iman, edep ve ilmi muhafaza ediyor, tarih ve kültürünü muhafaza ediyor, yetmiyor günümüz gelişmelerini alanının mahirinden daha iyi biliyor. Bir gün bir konferansını sadece akıllı telefon üzerinde aldatmıştı. Ama sosyal ve siyasi meseleleri öyle güzel anlatmıştı ki hayran kalmıştık.

Ak partinin kadın kollarlının çoğu muhafazakarlıkta sınıfta kaldığını söyleyebilirim.

Ne o temiz hallerini muhafaza edebildiler,

Ne inanç ve ibadetini koruyabildiler,

Ne de Ak partiye bir katkıları var,

Son birkaç yıldır Cumhurbaşkanımız tek başına maşallah oy oranını koruyarak partiyi ayakta tutuyor, kadın kollarının başarısızlığı da cabası.

Ak partinin Ak kadınları bir araya gelip “biz nerede yanlış yaptık ki Ağabeyimiz durumunda olan Abdıurrahman Dilipak’ın diline düştük?” deyip Öz eleştiri yapıp eksiklerini, kusurlarını düzelteceklerine kalkıp Dilipak’ı dava ediyorlar.

Hele ki genel merkez kadın kolları başkanı konuşurken giydiği yeleğiyle, yakalı gömleğiyle erkek kıyafetiyle “ben buradayım ve Toplumsal Cinsiyet eğitliğinin bir örneğiyim” dercesine. Halbuki dinimizde erkeğin kadın, kadının erkek elbisesi giymesi caiz değildir.

Ey Ak partililer ben Ak parti kurulduğundan beri  destekliyor kalbi, kavli, fiili gücümle savunuyordum. Tabi zaman zaman yanlışlarını da dile getirmek kaydıyla.

Öğretmenlikten emekli olduktan sonra;

İki yıl il başkan danışmanlığını meccanen yaptım,

Siyaset Akademisi koordinatörlüğünü yaptım,

Üç defa Siyaset Akademisine gittim, Parti hatipliğini yaptım.

İl Başkanlığına,

İlçe Başkalığına,

İlçe Belediye başkanlığına,

Milletvekilliği adaylığına birer defa müracaat ettim.

Söz ve yazılarımla destek vermeye devam ediyorum.

Ama şuna inanıyorum ki İstanbul Sözleşmesinin arkasında duran bu kadın zihniyeti ile Anadolu’nun gariban kadınının kapısını çalamazsınız.

Kadını iş/aş alanına davet edip, bekarlık yaşını uzatırsanız, aile kurmasını engellerseniz, mutluluğunu elinden almış olursunuz, gençlere model olmazsınız.

Dolayısıyla bir daha söylüyorum Abdurrahman Dilipak gibi hakiki Ak partili bir büyüğümüz hakkında savcılığa verdiğiniz dava dilekçesini geri çekin. Bir küçük abi olarak, bir eğitimci olarak bu hatırlatma da benden olsun.

Dilipak Ak Partili kadınlara fahişe dememiş “biz fahişeyiz” diyenlere fahişe onları alkışlayanlara da türevleri demiş. Unutmayın “rızayı kabahat aynı kabahattir” diyen atalarımız boşuna konuşmamışlar.

Siz siz olun ihlaslı Ak Partili büyüklerinizi küstürmeyin benden söylemesi.

Şayet geri çekmezseniz de dünyanın sonu değil, 312 general ile mahkemelik olan Dilipak varsın 81 il kadın kolları ile mahkemelik olsun, Dilipak’ın bir kaybı olmaz, olan partimize oluyor, nerdeyse Ak parti üyelerini yarısı üzülür, Ak partili olmayanlar ya da AKP’liler de sevinir.

Selam ve selametle.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Advert
GALERİLER